Duvar Kitap Dergi sayı 97: Ezra Pound'un Kantolar'ı

Bu sayımızda dünyanın en tartışmalı isimlerinden Ezra Pound'u kapağımıza taşıdık. İtalya tarihine kanlı harflerle geçen faşist diktatör Mussollini'ye dizdiği methiyelerle, döneminde birçok insan tarafından ağır bir şekilde eleştirilen ve Mussollini'nin yıkılmasının ardından İtalya'ya dönüşünde verdiği faşist selamla çok kimse tarafından şairliği de sorgulanan Pound'un en önemli eseri sayılabilecek olan Kantolar Efe Murad tarafından Türkçeye çevrildi. Soner Sert, şair ve çevirmen Murad ile çeviri sürecini ve Pound'un Türkçe şiirdeki yerini konuştu. Tartışmalı bir isim demiştik Ezra Pound için... Pound gerek şiire bakışındaki yenilik arayışı gerekse kelimelerle kurduğu ilişkiyle modern şiirin önemli isimlerinden oldu. Peki şiirin büyüsüyle bunca hemhal olmuş bir şairi faşizmin bataklığına iten koşullar neydi? N’oldu da ateşli bir Mussolini taraftarı hâline gelip dünyayı dinamitlemeye kalkıştı? Okan Çil yazdı. Eğer Ezra Pound faşist değil de ilerici bir sanatçı olsaydı, bu denli tartışma yaratacak mıydı? Örneğin, Kantolar’ın dünya şiirinin en özgün klasiklerinden biri olduğuna şüphe yok; ancak, bu epik dört dörtlük bir faşistin kaleminden çıkmamış olsaydı, bizi bu denli şaşırtacak, hatta sarsacak mıydı? Kantolar’a verdiğimiz önem, biraz da ters köşeye yatırılmamızdan, şaşkınlık içine düşmemizden mi kaynaklanıyor? Altay Öktem tüm bu soruların etrafından 'yaşlı Ez'in şiirini ele aldı.  Ezra Pound, şiirde imgeyi temel birim gören ve bunu savunan, uygulayan, yerleştiren, yayan şiir anlayışıyla gösterir modern şairlerle arasındaki farkı. İmgeyi, bir zaman birimi içerisinde sunulan düşünsel ve duygusal karışım olarak görür. Ona göre çağın şiiri, dramatik, doğrudan, yalın ve coşku seline kapılmadan yazılmalıdır. Enver Topaloğlu'nun kaleminden...  Kantolar'ı okumaya nereden başlamalı? Emek Erez bu temel soru etrafında Kantolar'ı ele aldı.  Marifet iltifata tabidir. İyi okumalar...