Danıştay’ın 5 üyesi: Cumhurbaşkanı yetkisi sınırsız değildir

İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline ilişkin davada, Danıştay kararına yapılan itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca değerlendirilerek reddedildi. 15 üyeli kurulun 5 üyesi ise karşı oy kullandı.

Google Haberlere Abone ol

Seçkin Sağlam

ÇANAKKALE - İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanı kararnamesi ile iptal edilmesine karşı Çanakkale’den açılan davada Danıştay’ın iki üyesinin karşı oyu ile iptal istemi reddedilmişti. Danıştay Onuncu Dairesi’nin, CHP Çanakkale İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Erol, Çanakkale Tabip Odası Başkanı Güleda Erensoy, Çanakkale Halkevi Başkanı Deniz Öztürk ile bir grup kadının açtığı davadaki kararına ilişkin 15 üyeli Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na yaptığı itiraz da ret edildi. Avukat İnci İncesağır’ın vekalet ettiği davada, İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 5 üyesi ret kararına karşı oy kullandı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 27 Aralık 2021 tarihli toplantısında Tetkik Hâkimi Mehmet Celal Uzunkaya'nın itirazın reddinin gerektiğini belirtmesinin ardından kurul üyelerinin kararlarına yer verildi. 5 üyenin karşı oy kullandığı kararda, 9 üye ve Tetkik Hakimi, oy çokluğu ile başvuruya ret kararı verdi.

'CUMHURBAŞKANI YETKİSİ SINIRSIZ DEĞİLDİR'

Kurul üyeleri, Ziya Özcan, Hasan Odabaşı, Muhsin Yıldız, Hasan Önal ve Bilge Apaydın imzalı karşı oyda, cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisinin sınırsız olmadığına vurgu yapılarak, “Dava konusu kararın, uluslararası hukuka uygun olmasının, kararın iç hukukumuza da uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı açıktır. Cumhurbaşkanı Kararının iç hukukumuza uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Anayasa’da Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi verilmekle birlikte bu yetki sınırsız değildir. Yasalardan farklı olarak Anayasa’da kararnameyle düzenlenecek konular sınırlandırılmıştır” denildi. Kurul üyeleri yetki yönünden getirilen bu sınırlamaların Anayasa’nın 104. Maddesinde belirtildiğine dikkat çektiler.

'KAMU HUKUKU' VURGUSU…

5 kurul üyesi, kamu hukukunun genel ilkelerinden olan “yetkide ve usulde paralellik ilkesi”ne atıfta bulunarak, “Bir işlem hangi usule uyularak tesis edilmişse aynı usule uyularak geri alınması, kaldırılması veya feshedilmesi gerekmektedir” dedi. “Yetkide ve usulde paralellik ilkesi” gereğince de TBMM'nin onayladığı bir uluslararası anlaşmanın yine TBMM'nin kararı ile yürürlükten kaldırılması veya sona erdirilmesi ya da yeni bir yasa çıkarması sonrasında alınacak bir Cumhurbaşkanı kararı ile mümkün olabileceği ifade edildi. 5 kurul üyesi, “Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında yetkide ve usulde paralellik ilkesi uyarınca hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır” dedi.

'HİÇBİR KİŞİYE, AİLEYE, ZÜMREYE VEYA SINIFA İMTİYAZ TANINAMAZ'

Karşı oy veren kurul üyeleri, Anayasanın "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10. Maddesine atıfta bulunarak, “Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” ilkesini ifade ettiler. Anayasada, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğunun açıkça belirtildiğine işaret eden kurul üyelerinden Ziya Özcan ve Muhsin Yıldız, “Devlet, eşitlik ilkesini yaşama geçirme konusunda yükümlü kılınmıştır. Anayasa hükmü,
Devletin bu eşitlik ilkesine saygılı davranması ya da bozucu etkilerden kaçınmasının ötesinde, yasama geçirilmesi için eyleme geçmesini, tedbir almasını, gerekirse pozitif ayrımcılık yapmasını emretmektedir” dediler.

'KEYFİLİK İHLALE NEDEN OLUR'

Danıştay Kararı’nda İstanbul Sözleşmesi'nden neden çekinildiği konusunda hukuken geçerli bir gerekçeye yer verilmediğinin altını çizen kurul üyeleri, Özcan ve Yıldız ayrıca, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu ifade ettiler. Yetki, şekil ve konu ögeleri yanında takdire dayanan işlemlerin de yargı denetimine tabi bulunduğunun kuşkusuz olduğunu belirtiler. Özcan ve Yıldız, “Bu anlamda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı ‘keyfilik ’ten ziyade kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmak zorundadır. Aksi bir düşünce Hukuk Devletinin ihlali sonucunu doğurur” değerlendirmesine yer verdiler.

9 ÜYE: CUMHURBAŞKANI YETKİYE SAHİP

Kararı oy çokluğu ile reddeden 9 üye ise, Cumhurbaşkanının milletlerarası antlaşmayı onaylayıp onaylamama konusunda takdir yetkisine sahip bulunduğunu ifade ettiler. Üyeler, “Milletlerarası antlaşmaların iç hukuka aktarılması konusunda asıl yetkinin Cumhurbaşkanına tevdi edilmiş olması karşısında, Cumhurbaşkanının milletlerarası antlaşmaları sona erdirme veya bu antlaşmalardan çıkma yetkisine de sahip olacağı sonucuna ulaşılmaktadır” dediler.
Kasım ayında da benzer bir dava açılmış, CHP ve İyi Parti başta olmak üzere, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının açtığı davada da aynı kurul üyeleri alınan karara karşı oy kullanmışlardı. İkinci karar ise 27 Aralık 2021 tarihinde alınarak, geçtiğimiz günlerde tebliğ edildi.