Cumhurbaşkanlığı raportörlüğüne 'paralel yapılanma', 'saray vakanüvisi' eleştirisi

AK Parti’nin performans esaslı program bütçe ve hükümetin borçlanma yetkisini iki katına çıkaran teklifiyle, cumhurbaşkanlığı raportör kadrosu da kariyer meslek sınıfı olarak düzenlenecek. CHP, Cumhurbaşkanlığı bürokrasisi ile onun dışında kalan yapılar arasında bir ayrışma ortaya çıkabileceğini belirterek, paralel örgütlenme uyarısı yaptı. HDP ise “Belli ki saray inşa eden rejim, şimdi de o saraya 'saray vakanüvisi' kadrosu ihdas ederek kendi tarihini yazdıracak” dedi.

Cumhurbaşkanlığının hâkim, savcı ve yasama uzmanı kadroları için raportörlüğün önünü açması eleştirilere neden oldu.
Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Performans esaslı bütçeden performans esaslı program bütçe sistemine geçiş, hastanesi olmayan vakıf üniversitelerine tıp fakültesi kurma izni verilmemesi, cumhurbaşkanlığında raportör kadrosunun kariyer meslek sınıfı olarak düzenlenmesi, baz istasyonlarının kurulumunun kolaylaştırılması ve hükümetin borçlanma yetkisinin iki katına çıkartılması gibi düzenlemeler içeren Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu Teklifi, Meclis Genel Kurulu gündemine alınarak bugün görüşülmeye başlanacak.

Birinden farklı 19 ayrı konuda toplam 8 ayrı kanunda değişiklik yapan torba teklif, Meclis açıldıktan sonra sunulmasına karşın görüşülmekte olan Tarım Kanunu teklifi durdurularak öne alındı. AK Partili yetkililer bu ayın ortasında Meclis’e sunulması gereken bütçe tasarısının yapılan değişikliklere uygun hazırlanması için bu teklifin öne çekildiğini açıkladı. CHP ve HDP teklifin bütününe karşı olduklarını içeren muhalefet şerhi verdi.

PERFORMANS ESASLI BÜTÇE SİSTEMİNE GEÇİŞ

Teklife göre “performans esaslı bütçeden performans esaslı program bütçe sistemi”ne geçiş yapılacak. Bunun gerekçesi de “kamu hizmetlerine ayrılan kaynağın daha detaylı bir şekilde görülmesi” olarak açıklandı ve şöyle denildi: “Bütçe kanun teklifi çıktı ve sonuç odaklı bir yaklaşımla sade, anlaşılır ve değerlendirilebilir bir şekilde hazırlanacaktır. Üst politika belgeleri ile bütçe arasındaki hedef, amaç ilişkisi ile dil ve kavram birliği güçlenecektir. Kamu harcamalarında şeffaflığa ve hesap verilebilirliğe katkı sağlayacak olup harcama önceliği geliştirmek suretiyle mali disiplini de destekleyecektir.”

CHP: KOİ PROJELERİNİN MALİYETLERİ AÇIKLANMAZKEN SAMİMİ DEĞİL

CHP mevcut uygulamaları örnek göstererek bu düzenlemeye şerh düştü. Şerhte KOİ projelerinin gerçek maliyetlerinin açıklanmadığı, Kamu İhale Kanunu'nun muafiyet ve istisnalar maddesinin yüzlerce kez değiştirildiği, büyük hacimli inşaat ve yapım projelerinin 5 büyük müteahhit arasında paylaştırıldığı, Milli Gelir hesapları, tüketici fiyat endeksi ve tüketici güven endeksinin ihtiyaca göre değiştirildiği bir konjonktürde kamu mali yönetim ve denetiminde şeffaflık ve hesap verilebilirlikten bahsedilmesinin samimi olmadığı ifade edildi.

HDP: BÜYÜK MALİYETLİ PROJELERDEKİ HARCAMALAR GİZLENEBİLİR

HDP şerhinde de düzenlemeye mesafeli yaklaşıldı, “Her ne kadar bugün bütün dünyada da kabul görmekte olan performans esaslı bütçelemeye geçmeye ilişkin haklı sebepler olsa bile gerek böyle bir bütçe tekniğinin ima ettiği yetişmiş insan gücü eksikliği ve gerekse de bu değişiklik ile harcama faaliyetlerinin özellikle büyük maliyetli projelerde gizlenmesine neden olma olasılığı, bu sistem değişikliğinin sorunlu olacağını göstermektedir” denildi.

CHP: BORÇLANMA YETKİSİNDE ARTIŞ MECLİS’İN BÜTÇE HAKKININ ALINMASIDIR

Söz konusu teklife komisyondaki görüşmeler sırasında AK Partili milletvekillerince pandemi gerekçe gösterilerek, hükümetin borçlanma yetkisini iki katına çıkaran önergeyle bir madde eklendi. CHP şerhinde son dakika önergesiyle yapılan bu eklemenin AK Parti’nin samimiyet testini geçemediğini ortaya koyduğu ifade edildi, “Konunun ek bütçe yasası ile çözümlenmemesi TBMM’nin elinden bütçe hakkının alınması anlamına gelmektedir” eleştirisi yapıldı.

CUMHURBAŞKANLIĞI RAPORTÖRLÜĞÜ: DEVLETTE AYRIŞMAYA NEDEN OLABİLİR

Teklif, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nda istisnai memurluk kadrosunda bulunan cumhurbaşkanlığı raportörlüğü ve cumhurbaşkanlığı raportör yardımcılığı kadrolarının kariyer personel kadrosu olarak düzenlenmesini de içeriyor. Ancak özel bir sınavla bu kadrolara alınacak hâkim, savcı, yasama uzmanlarının yeni birimdeki görev tanımları ve kaç kişi alınacağı teklifte belirtilmiyor. CHP şerhinde paralel örgütlenme uyarısı yapıldı, “Cumhurbaşkanlığında tasarlanan ve adım adım gerçekleştirilen böyle bir yapıyla sanki aynı devlet içerisinde, üniter bir devlette, merkezî yapıda, merkeziyet ağırlıklı bir devlette cumhurbaşkanlığı bürokrasisi idari yapısı ile onun dışında kalan yapılar arasında bir ayrışma da ortaya çıkmasına neden olabileceği düşünülmektedir” denildi.

CUMHURBAŞKANLIĞI RAPORTÖRLÜĞÜNE SARAY VAKANÜVİSİ BENZETMESİ

HDP şerhinde de Cumhurbaşkanlığı raportörlüğü ile ilgili düzenlemelere ilişkin şu uyarı yapıldı: “Cumhurbaşkanlığı’nın saray bünyesi içerisinde raportör kadrosu açması hususu adeta bir 'saray vakanüvisi' belirleme ve kendi eylem ve politikalarının istediği şekilde yasal kayıt altına alınması anlamını taşımaktadır. Belli ki saray inşa eden rejim, şimdi de o saraya 'saray vakanüvisi', 'saray kâtibi', 'saray kayıtçısı' gibi kadrolar da ihdas ederek kendi tarihini yazdıracaktır.”
Hâkim, savcı ve yasama uzmanı kadroları için raportörlüğün önünün açılmasının da ilgi çekici olduğu belirtilen HDP şerhinde, “Söz konusu kadroların hali hazırda bulundukları konumlarda bağımsız ve tarafsız olmaları bir meslek etiği gereğidir. Bu kanunla ise partili bir cumhurbaşkanı bünyesinde çalışabileceklerdir. Bu da kamusal görevler ifa etmiş ilgili kadroların geçmişe dair heybelerinde bulundurdukları deneyim ve bilgileri bir parti adına kullanacakları anlamına gelmektedir” uyarısında bulunuldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR