Cizre eylemine savcılıktan 'AİHM'li' beraat talebi

Cizre'de uygulanan sokağa çıkma yasakları döneminde sivil ölümlerine dikkat çekerek 2016'da İzmir'de bir araya gelen 21 kişi hakkında savcılık mütalaasını verdi. Savcılık, basın açıklaması ve protesto hakkının engellenmesi durumunda AİHM'nin Türkiye için birçok kez ihlal kararı verdiğini hatırlatarak Cizre eylemini 'Barışçıl toplanma özgürlüğü ve protesto hakkı' kapsamında değerlendirdi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - İzmir Emek ve Demokrasi Platformu'nda yer alan birçok siyasi parti temsilcisi, sendika yöneticisi ve sivil toplum kuruluşunun yöneticileri hakkında 2016 yılında Şırnak'ın Cizre ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasaklarına karşı çıktıkları için dava açıldı. 21 kişinin yargılandığı İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde savcılık mütalaasını verdi. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını değerlendiren savcılık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) bu nedenle birçok ihlal kararı verdiğini hatırlatarak 21 kişi hakkında beraat talebinde bulundu.

'SUÇ' UNSURLARI...

İzmir Emek ve Demokrasi Platformu'ndan birçok kişi Cizre'de yaşanan sivil ölümlere tepki göstererek 'katliam' ifadelerini kullanmıştı. Alsancak'ta yapılan eylemde devletin sorumlu davranmadığını belirten siyasi parti ve sendika temsilcileri hükümete çağrı yaparak Cizre için birçok slogan atmıştı. “Cizre halkı yalnız değildir”, “Cizre'de yaşanan katliamdır”, “Sessiz kalmayacağız”, “Cizre halkı yalnız değildir” gibi sloganlar için savcılık 'örgüt propagandası' suçundan iddianame hazırladı.

Eyleme katılanlar mahkemede verdikleri ifadede, “Herhangi bir terör örgütünün çağrısıyla eylem yapmadık” dedi. Basın açıklamasına katılanlar yaptıkları savunmada, “Devletin orantısız müdahalesini kastederek düşüncelerimizi özgürce açıklama ve barışçıl toplantı haklarımızı kullandık” diye konuştu.

İzmir 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada savcılık sanıkların örgüt çağrısıyla ve suç kastıyla hareket etmediklerini belirterek “Yasal bir parti olan HDP'nin de yer aldığı sivil toplum kuruluşlarınca oluşturulan barış blokunun organizesiyle hareket ederek barış çağrısında bulunduklarını” söyledi ve sanıkların herhangi bir örgüt talimatıyla hareket ettiklerinin kanıtlanmadığını belirtti. Savcılık ayrıca basın açıklamasının yapıldığı yerin çatışmalı bölgeye uzak olmasını, basın açıklamasına katılanların çevreye ve kolluk güçlerine zarar vermediğini göz önünde bulundurarak, “Terör örgütünün şiddet içerikli eylem ve söylemlerini açıkça överek meşru gösterme ve açık tehlikeye neden olma unsurları içermiyor” dedi.

SAVCILIK: BARIŞÇIL TOPLANMA VE PROTESTO HAKKI

Ayrıca savcılık verdiği mütalaada son dönemde sıkça tartışma konusu olan toplantı ve gösteri yürüyüş özgürlüğü hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde yapılan birçok basın açıklaması ve yürüyüşe kolluk güçlerinin müdahalesi artarak devam ederken savcılığın verdiği mütalaa hukukçular tarafından örnek gösterildi. Davanın avukatları protesto ve yürüyüş hakkının engellenemeyeceğini söylerken savcı da Savcılık mütalaasında gösteri ve yürüyüş hakkı için daha önce AİHM'in birçok ihlal kararı verdiğini hatırlatarak, bu hakkın ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alındığını hatırlattı. Savcılık son olarak, “Barışçıl toplanma özgürlüğü ve protesto hakkı” diyerek 21 kişinin beraatlerine karar verilmesini talep etti.