Gazete Duvar
Gündem Politika Dünya Ekonomi Video Spor Tatil Arşiv Resmi İlanlar Yazarlar Duvar English
Gazete Duvar
Çinli 12 otomobil markası Türkiye pazarında: İlave vergiler bindirildi - Sayfa 9

ÇİN OTOMOBİLLERİNİ DURDURMAK ANCAK İLAVE VERGİYLE MÜMKÜN

ABD ve Avrupa ülkelerindeki otomotiv devleri bile Çin otomotiv endüstrisinin rekabetine karşı koyamazken Türkiye’nin direnebilmesi hiç mümkün değildi. Hele ki konu elektrikli otomobiller olunca, Çin ile rekabet etmek imkansızdı. ‘Milli otomobil’ TOGG’un satışlarını, Çin menşeli elektrikli araçların baltalayacağı anlaşılınca, Türkiye, Çin’den ithal edilen binek araçlara ilave vergi bindirme kararı aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, mevcutta elektrikli otomobiller için uygulanan yüzde 40’lık vergi tüm yakıt tiplerindeki araçlar için de uygulanacak. Bununla birlikte, düzenlemeyle en düşük gümrük vergisi de 7,000 dolar olarak belirlendi. Türkiye otomotiv pazarında Skywell, MG, Chery, Leapmotor, Seres, Maxus, Hongqi, DFSK, BYD ve NETA ile on Çin menşeli marka bulunuyor. Bu listeye yakın zamanda SWM ve Jaecoo markalarının da eklenmesiyle, Çin menşeli marka sayısı onikiye çıkacak. Çin otomotiv firmalarının otomobil ve hafif ticari araç olmak üzere Türkiye’deki toplam satışları yılın ilk dört ayında 29 bin 539’a, otomotiv pazarından aldıkları pay da yüzde 7.95’e ulaşmış bulunuyor. Çin markaları arasında DFSK ve Maxus’un ticari araç satışı da var. Bu iki markanın hafif ticari satışları hariç tutularak sadece otomobil özelinde bakıldığında, Çin markalarının satış sayısı 29 bin 241’e, pazar payı ise yüzde 9.91’e yükselmişti.

9 15
Çinli 12 otomobil markası Türkiye pazarında: İlave vergiler bindirildi - Sayfa 10

CEPTE PARA YOKSA TASARRUF NASIL OLSUN?

Zaten tasarruf etmeyi pek seven bir millet değildik. En azından finansal enstrümanları pek tercih etmezdik. Gelişmiş ekonomilerle kıyaslandığımızda hala bu eğilim sürüyor. Ancak, şu anda milletin büyük bir bölümü, tasarruf etmek istese bile, cebindeki parayla temel gereksinimlerini bile karşılayamıyor, ayın sonunu kredi kartına yüklenerek tamamlıyor. Areda Piar araştırma şirketinin Türkiye genelinde bin 534 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, halkın yüzde 73.1’i para biriktiremiyor. Para biriktiremediğini söyleyen katılımcıların yüzde 49.8’i, tasarruf edecek bir gelirinin olmadığını belirtmiş. Bu grubun yüzde 23.3’ü aylık harcamasının yüksek olduğunu, yüzde 12.6’sı borçlarının bulunduğunu, yüzde 5.5’i beklenmedik masraflardan dolayı para biriktiremediğini açıklamış. Yüzde 5’i ise para biriktirme konusunda planlamaya sahip olmadığını, yüzde 1.4'ü alışveriş bağımlısı olduğunu ve yüzde 0.2’si birikim amacı olmadığı için para biriktiremediğini belirtmiş. Katılımcıların yüzde 70.4’ü Türkiye’de tasarruf yapmayı ‘çok zor’, yüzde 13.9’u ‘zor’ olarak tanımlamış. Yüzde 11.5’i ‘orta’ düzeyde olduğunu belirtirken soruya ‘kolay’ ve ‘çok kolay’ yanıtı verenlerin oranı sırasıyla yüzde 2.2 ve yüzde 2... “Tasarruf imkânınız olsa hangi aracı tercih edersiniz?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 47.7’si fiziki altın, yüzde 25.3’ü döviz, yüzde 22.5’i altın, yüzde 21.8’i TL mevduat, yüzde 8’i hisse senetleri, yüzde 6.6’sı katılım hesapları, yüzde 4.5’i döviz mevduat, yüzde 3.7’si bireysel emeklilik hesapları ve yüzde 1.8’i kripto para piyasası yanıtını vermiş. Peki ya tasarruf yapanlar nelerden kısıyor?.. Araştırmaya katılanların yüzde 22.3’ü giyim ve ayakkabıdan, yüzde 16.1’i eğlence ve sosyalleşme masraflarından kısarak tasarruf yaptığını belirtmiş. Yüzde 14.6’sı elektrik kullanımı, yüzde 12.3’ü su kullanımı, yüzde 9.8’i gıdadan ve yüzde 8.8’i ‘her alanda’ tasarruf yaptığını söylemiş.

10 15
Çinli 12 otomobil markası Türkiye pazarında: İlave vergiler bindirildi - Sayfa 11

MOSKOVA’DAN ANKARA’YA ‘DOSTANE’ UYARILAR

Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanı olduğu günden bu yana, ekonomik krizden çıkış tedbirlerinin tümüyle neoliberal politikalar çerçevesinde gerçekleşeceğini biliyorduk. Bunun dış politikadaki yansımaları da başta ABD ve AB ülkeleriyle mecburi bir yakınlaşma olacaktı. Dikkat ederseniz, o günden bu yana başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, yetkililer batıya yönelik üsluplarını çok yumuşattı. Ancak, bir yıl öncesine kadar zorlu bir denge politikası yürüten hükümet için Rusya Federasyonu ile arayı hoş tutmak da bir zorunluluk. Bu o kadar kolay değil, hele ki küresel gerilimlerin tırmandığı dönemlerde... Ve uzun süredir bu gelişmelerden rahatsızlık duyan Moskova, sonunda tepkisini dile getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu'nda düzenlediği toplantıda, Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilere yönelik açıklamalar yaparken Türkiye’ye biraz sitemkardı. Putin, Türkiye ile ticari ilişkilerin ve iki ülke ticaret hacminin geliştiğine işaret ederek, “Bana öyle geliyor ki, Türkiye’de hükümetin ekonomik bloku son zamanlarda kredi almaya, yatırım yapmaya, Batılı finans kuruluşlarından hibe almaya ağırlık veriyor. Bu muhtemelen kötü bir şey değil, ama eğer Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilerin kısıtlanmasıyla bağlantılı olursa, o zaman Türk ekonomisinin kazancından çok kaybı olur. Bana göre böyle bir tehdit var” değerlendirmesinde bulundu. Akkuyu Nükleer Santrali başta olmak üzere ortak projeleri hatırlatan Putin, bir yandan da Türkiye’nin en büyük doğalgaz tedarikçisinin Rusya olduğunu da sözlerine eklemeyi ihmal etmedi.

11 15
Çinli 12 otomobil markası Türkiye pazarında: İlave vergiler bindirildi - Sayfa 12

BRICS’E ÜYELİK ÇIKIŞI GÜNÜ KURTARMAK İÇİN Mİ YOKSA STRATEJİK BİR HAMLE Mİ OLACAK?

Rusya Devlet Başkanı’nın bu çıkışından mıdır bilinmez, ama aynı günler içinde Ankara’dan iki önemli adım geldi. Öncelikle Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin başını çektiği BRICS’e, Türkiye’nin de üye olmasının gündemde bir seçenek olduğu açıklamaları yapıldı. Hemen ardından da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 10-11 Haziran tarihlerinde Rusya’yı ziyaret edeceği haberleri gündeme düştü. Moskova, AK Parti hükümetine bugüne kadar, özellikle de seçim dönemleri öncesi destek veriyordu. Doğalgaz fiyatlarını düşük tutmanın ötesinde, BOTAŞ’ın milyarlarca dolarlık borcu ötelenmişti. Bölgede iki ülke arasında ortak çıkarlar çerçevesinde birlikte hareket ediliyordu. Bunun yanı sıra, nükleer santral gibi stratejik yatırımlarda Rusya ile Türkiye arasında bir ortaklık var. İlişkiler her iki taraf için de öyle kolay kolay kopartılacak cinsten değil. Ancak, bir yanda Ukrayna savaşı sürer, öte yanda Çin ile ABD arasındaki gerilim tırmanır, Ankara ise batıdan doğrudan yabancı yatırım ve sıcak para çekmek için çabalarken BRICS’e üyelik girişimi, özellikle ABD ile onarılmaya çalışılan ilişkilerin yeniden bir krize dönüşmesine sebep olabilir. Şunu belirtelim, her koşulda Türkiye’nin Küresel Güney’in temsilcisi BRICS içinde yer alması gerek ekonomik gerekse siyasi açıdan elini güçlendirmesi açısından önemli. Türkiye gibi bir üyenin de BRICS'i çok güçlendireceği açık. Ancak, Ankara'nın ABD ve AB’yi kızdıracak böyle cesaretli bir adımı atması hiç de kolay görünmüyor. Hele ki bu ekonomik kriz koşullarında!..

12 15
Gazete Duvar

Bu site deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca çerez(cookie) kullanmaktadır. Bu konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın.
Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.

Gazete Duvar
  • Anasayfa
  • Tatil
  • Galeri
  • Video
  • Kitap
  • Dergi
  • Podcast
  • Yazarlar
  • Yeni Çıkan Kitaplar
  • Arşiv
Kategoriler
  • Resmi İlanlar
  • Bilim
  • Dünya
  • Dünya forum
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Günün karikatürü
  • Hayat
  • İnsan hakları
  • Kadın
  • Konuk yazar
  • Kültür-sanat
  • Kurdî
  • Otomotiv
  • Politika
  • Reklam
  • Sağlık
  • Seri ilanlar
  • Sinema
  • Şirket haberleri
  • Spor
  • Teknoloji
  • Yerel haber
Kurumsal
  • Çerez politikası
  • Gizlilik ilkeleri
  • İletişim
  • Kullanım şartları
  • Künye
  • Yayın ilkeleri
© 2016 - 2025 gazeteduvar.com.tr - Tüm hakları saklıdır.