KKM’DEN ÇIKIŞLAR UMUT VERİYOR
KKM ile ilgili stok bakiyesi verisi TCMB tarafından yayımlandı. Aylık bazda yayımlanan verilere göre, nisan ayı itibarıyla dövizden dönüşümlü KKM stoku 72.8 milyar dolar oldu. Veriler dövizden dönüşümlü KKM’nin 2023 Temmuz ayında 97 milyar dolarla zirve seviyeye yükselmiş olduğunu gösterdi. Ekonomi yönetiminin aldığı önlemlerin etkisiyle, bu tarihten itibaren dövizden dönüşümlü KKM stokunda düzenli düşüş izlendi. Nisan ayındaki stokun 51.4 milyar doları gerçek kişilerin hesaplarından oluştu. Yani, dövizden dönüşümlü KKM stokunda gerçek kişilerin payı yüzde 71 düzeyinde oldu. Nisan ayında tüzel kişilerin dövizden dönüşümlü KKM stoku ise 21.3 milyar dolar seviyesine geriledi. TL KKM ise nisan ayı itibarıyla bu hesapların yenilenemeyeceğine ilişkin düzenlemelerin etkisiyle 65.1 milyar TL'ye kadar çekildi. TL KKM’de 2023 Ağustos ayında 1.06 trilyon TL hacimle zirve seviye görülmüştü. Şu süreçte olası bir döviz şoku beklenmiyor, KKM hacmi ne kadar azalırsa Türkiye ekonomisinin üzerinde potansiyel bir tehdit oluşturan bu sorun da ortadan kalkmış olacak. Hala TCMB ve Hazine açısından ciddi bir yük oluşturmasına karşın, KKM artık eskisi kadar can sıkıcı bir sorun değil.
ÇİN OTOMOBİLLERİNİ DURDURMAK ANCAK İLAVE VERGİYLE MÜMKÜN
ABD ve Avrupa ülkelerindeki otomotiv devleri bile Çin otomotiv endüstrisinin rekabetine karşı koyamazken Türkiye’nin direnebilmesi hiç mümkün değildi. Hele ki konu elektrikli otomobiller olunca, Çin ile rekabet etmek imkansızdı. ‘Milli otomobil’ TOGG’un satışlarını, Çin menşeli elektrikli araçların baltalayacağı anlaşılınca, Türkiye, Çin’den ithal edilen binek araçlara ilave vergi bindirme kararı aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, mevcutta elektrikli otomobiller için uygulanan yüzde 40’lık vergi tüm yakıt tiplerindeki araçlar için de uygulanacak. Bununla birlikte, düzenlemeyle en düşük gümrük vergisi de 7,000 dolar olarak belirlendi. Türkiye otomotiv pazarında Skywell, MG, Chery, Leapmotor, Seres, Maxus, Hongqi, DFSK, BYD ve NETA ile on Çin menşeli marka bulunuyor. Bu listeye yakın zamanda SWM ve Jaecoo markalarının da eklenmesiyle, Çin menşeli marka sayısı onikiye çıkacak. Çin otomotiv firmalarının otomobil ve hafif ticari araç olmak üzere Türkiye’deki toplam satışları yılın ilk dört ayında 29 bin 539’a, otomotiv pazarından aldıkları pay da yüzde 7.95’e ulaşmış bulunuyor. Çin markaları arasında DFSK ve Maxus’un ticari araç satışı da var. Bu iki markanın hafif ticari satışları hariç tutularak sadece otomobil özelinde bakıldığında, Çin markalarının satış sayısı 29 bin 241’e, pazar payı ise yüzde 9.91’e yükselmişti.
CEPTE PARA YOKSA TASARRUF NASIL OLSUN?
Zaten tasarruf etmeyi pek seven bir millet değildik. En azından finansal enstrümanları pek tercih etmezdik. Gelişmiş ekonomilerle kıyaslandığımızda hala bu eğilim sürüyor. Ancak, şu anda milletin büyük bir bölümü, tasarruf etmek istese bile, cebindeki parayla temel gereksinimlerini bile karşılayamıyor, ayın sonunu kredi kartına yüklenerek tamamlıyor. Areda Piar araştırma şirketinin Türkiye genelinde bin 534 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmaya göre, halkın yüzde 73.1’i para biriktiremiyor. Para biriktiremediğini söyleyen katılımcıların yüzde 49.8’i, tasarruf edecek bir gelirinin olmadığını belirtmiş. Bu grubun yüzde 23.3’ü aylık harcamasının yüksek olduğunu, yüzde 12.6’sı borçlarının bulunduğunu, yüzde 5.5’i beklenmedik masraflardan dolayı para biriktiremediğini açıklamış. Yüzde 5’i ise para biriktirme konusunda planlamaya sahip olmadığını, yüzde 1.4'ü alışveriş bağımlısı olduğunu ve yüzde 0.2’si birikim amacı olmadığı için para biriktiremediğini belirtmiş. Katılımcıların yüzde 70.4’ü Türkiye’de tasarruf yapmayı ‘çok zor’, yüzde 13.9’u ‘zor’ olarak tanımlamış. Yüzde 11.5’i ‘orta’ düzeyde olduğunu belirtirken soruya ‘kolay’ ve ‘çok kolay’ yanıtı verenlerin oranı sırasıyla yüzde 2.2 ve yüzde 2... “Tasarruf imkânınız olsa hangi aracı tercih edersiniz?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 47.7’si fiziki altın, yüzde 25.3’ü döviz, yüzde 22.5’i altın, yüzde 21.8’i TL mevduat, yüzde 8’i hisse senetleri, yüzde 6.6’sı katılım hesapları, yüzde 4.5’i döviz mevduat, yüzde 3.7’si bireysel emeklilik hesapları ve yüzde 1.8’i kripto para piyasası yanıtını vermiş. Peki ya tasarruf yapanlar nelerden kısıyor?.. Araştırmaya katılanların yüzde 22.3’ü giyim ve ayakkabıdan, yüzde 16.1’i eğlence ve sosyalleşme masraflarından kısarak tasarruf yaptığını belirtmiş. Yüzde 14.6’sı elektrik kullanımı, yüzde 12.3’ü su kullanımı, yüzde 9.8’i gıdadan ve yüzde 8.8’i ‘her alanda’ tasarruf yaptığını söylemiş.
MOSKOVA’DAN ANKARA’YA ‘DOSTANE’ UYARILAR
Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanı olduğu günden bu yana, ekonomik krizden çıkış tedbirlerinin tümüyle neoliberal politikalar çerçevesinde gerçekleşeceğini biliyorduk. Bunun dış politikadaki yansımaları da başta ABD ve AB ülkeleriyle mecburi bir yakınlaşma olacaktı. Dikkat ederseniz, o günden bu yana başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, yetkililer batıya yönelik üsluplarını çok yumuşattı. Ancak, bir yıl öncesine kadar zorlu bir denge politikası yürüten hükümet için Rusya Federasyonu ile arayı hoş tutmak da bir zorunluluk. Bu o kadar kolay değil, hele ki küresel gerilimlerin tırmandığı dönemlerde... Ve uzun süredir bu gelişmelerden rahatsızlık duyan Moskova, sonunda tepkisini dile getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu'nda düzenlediği toplantıda, Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkilere yönelik açıklamalar yaparken Türkiye’ye biraz sitemkardı. Putin, Türkiye ile ticari ilişkilerin ve iki ülke ticaret hacminin geliştiğine işaret ederek, “Bana öyle geliyor ki, Türkiye’de hükümetin ekonomik bloku son zamanlarda kredi almaya, yatırım yapmaya, Batılı finans kuruluşlarından hibe almaya ağırlık veriyor. Bu muhtemelen kötü bir şey değil, ama eğer Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilerin kısıtlanmasıyla bağlantılı olursa, o zaman Türk ekonomisinin kazancından çok kaybı olur. Bana göre böyle bir tehdit var” değerlendirmesinde bulundu. Akkuyu Nükleer Santrali başta olmak üzere ortak projeleri hatırlatan Putin, bir yandan da Türkiye’nin en büyük doğalgaz tedarikçisinin Rusya olduğunu da sözlerine eklemeyi ihmal etmedi.