Son araştırmada tanımlanan türün ise yüz milyonlarca kat daha büyük kütleli kara deliklerden kaynaklandığı ve bunlar birbirlerine yaklaştıkça birbirlerinin içine girdikleri düşünülüyor. Bunların yarattığı yerçekimsel etki o kadar güçlüdür ki zaman ve uzayın bükülmesine neden olur ve bu süreç süper kütleli kara delikler nihayet birleşene kadar milyarlarca yıl devam edebilir.
Bilim insanlarının daha önce keşfettikleri yerçekimsel dalgalar kısa süreli sarsıntılar olarak düşünülürse, yenileri sürekli etrafımızda olan bir arka plan uğultusuna benzetilebilir. Bu konuda daha fazla araştırma yapmak ve gözlemleri birleştirmek gerekiyor. Bir sonraki adım da, eğer kaynak bunlarsa, süper kütleli kara delik çiftlerini tespit etmek olabilir. Yerçekimi dalgalarının, şimdiye kadar yaratılmış ilk kara delikler ya da kozmik sicimler olarak adlandırılan ve her ikisi de evrenin geliştiği tohumlar olarak düşünülebilecek egzotik yapılar gibi başka heyecan verici fenomenlerden kaynaklanması da mümkün.
KÜTLEÇEKİMSEL DALGA NEDİR?
Yerçekimi günlük yaşamımızda sabit bir kuvvet. Bir bardağı elinizden bıraktığınızda her seferinde yere düşer ve parçalanır. Ancak uzayda yerçekimi aynı kalmaz. Kara deliklerin çarpışması gibi ani ve yıkıcı bir olay olduğunda değişebilir. Bu olay o kadar sarsıcıdır ki uzay ve zamanın kendisi bükülür ve tıpkı bir çakıl taşının göle düşmesi gibi evren boyunca dalgalanmalara yol açar.
Yerçekimi dalgaları söz konusu olduğunda, evrendeki her şey göldeki su gibidir. Dalgalar geçerken her şey sıkışır, gerilir ve sonra biraz daha ezilir ve düzleşir. Yine göldeki gibi, dalgalar hızla küçülür ve kaybolur. Yıldız büyüklüğündeki kara deliklerin birleşmesinden kaynaklanan yerçekimi dalgaları ilk kez 2015'te tespit edildi. Çok hassas lazer sistemleri çarpışmadan önceki son anlarda oluşan dalgaları ölçtü. Spiral şeklinde hareket eden süper kütleli kara deliklerden gelen dalgalar söz konusu olduğunda pulsar yaklaşımı, nihai birleşmeden önceki milyarlarca yılda üretilen dalgaları tespit etmiş oluyor.