Bowler, şu ifadeleri kullanıyor: "Süper kütleli kara deliklerin olduğunu biliyoruz, sadece oraya nasıl geldiklerini bilmiyoruz. Daha küçük kara deliklerin birleşmesi bir olasılık, ama bu konuda fazla gözlemsel bulgu yok. Bu yeni gözlemlerle böyle bir birleşmeyi ilk kez görebiliriz. Bu da bize en büyük kütleli kara deliklerin nasıl oluştuğunu doğrudan gösterecektir."
Gözlemler pulsar (atarca) adı verilen ölü yıldızlardan gelen sinyaller incelenerek yapıldı. Bunlar dönerek düzenli aralıklarla radyo sinyali gönderir. Ancak İngiltere'deki Birmingham Üniversitesi'nden ve Manchester yakınlarındaki Lovell Teleskobu'ndan gökbilimcilerin de aralarında bulunduğu araştırmacılar, bu sinyallerin Dünya'ya olması gerekenden biraz daha hızlı ya da yavaş ulaştığını tespit ettiler.
Zaman bükülmesinin de evrendeki süper kütleli kara deliklerin birleşmesiyle oluşan yerçekimsel dalgalarla tutarlı olduğunu belirtiyorlar. Fransa'daki Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS) Astropartikül ve Kozmoloji Laboratuvarından Dr. Stanislav Babak, yerçekimi dalgalarının "Evrenin en iyi korunan sırlarından bazıları" hakkında bilgi içerdiğini belirtiyor. Yeni bulunan yerçekimsel dalgalar bugüne kadar tespit edilenlerden farklı. Daha önceki dalgalar çok daha küçük, yıldız büyüklüğündeki kara deliklerin birbirlerine çarpmasından kaynaklanıyordu.
Son araştırmada tanımlanan türün ise yüz milyonlarca kat daha büyük kütleli kara deliklerden kaynaklandığı ve bunlar birbirlerine yaklaştıkça birbirlerinin içine girdikleri düşünülüyor. Bunların yarattığı yerçekimsel etki o kadar güçlüdür ki zaman ve uzayın bükülmesine neden olur ve bu süreç süper kütleli kara delikler nihayet birleşene kadar milyarlarca yıl devam edebilir.