Salman, sabahın ilk ışıklarıyla uyanarak odunlarını kırıyor, çeşmeden su çekiyor, sobasını yakıp çayını demliyor.
Kış mevsiminde yayla köyüne yağan yoğun kardan yollar kapandığı için ekmeğini bile kendisi yaparak yaşamını sürdürüyor.
Salman, 30 yıl önce köylülerin göç etmeye başladığını ve kendisinin maddi durumu olmadığı için burada kaldığını belirterek, “Çocuklarım köyde yaşamak istemeyip şehre taşındılar. Eskiden köyümüz 180-200 hanelikti. Her şeyimiz vardı, kahvemiz, bakkalımız, camimizle cıvıl cıvıl bir köydü. Çocukluğumun geçtiği köy şimdi harabe gibi" diye konuştu.
Salman, yiyeceklerini yakın köylere veya ilçeye giderek temin ettiğini belirterek, "Eski günlerimiz çok güzeldi. İmece usulüyle çalışırdık. Kömbe, yufka ve mayalı ekmekler yapılırdı. Kışın hiç ekmek sıkıntısı çekmezdik. Şu an da her şey sıkıntılı” dedi.