ENERJİ FİYATLARI HESAPLARI BOZACAK GİBİ
İsrail-Filistin savaşı, zaten yükselme eğiliminde olan enerji fiyatlarına doping etkisi yaptı. Yıl sonunda 1 varil Brent petrolün 100 doları bulacağı tahmin edilirken, savaşın ardından son çeyreğin başında petrol fiyatları 92.51 dolar seviyesine gelmiş bulunuyor. Burada kilit mesele bu savaşın İran’a sıçrayıp sıçramayacağı… Eğer ki Basra Körfezi’nden sevkiyat durur ve OPEC ülkeleri üretim kotalarını artırmazsa hampetrolün varil fiyatının 150 dolara kadar tırmanması oldukça mümkün görünüyor. Bu fiyat artışının küresel ekonomiye etkisi başta enflasyonist baskı, ardından büyüme beklentilerinin negatif revizyonu olacaktır.
ÜÇ SENARYOYLA SAVAŞ SÜRECİ
Şimdi ekonomistler farklı senaryolar üretiyor. Küresel ekonomi açısından mutlu sonla biten bir senaryo da görünmüyor. Altın ve bazı emtia yatırımcıları savaş sürecinden karlı çıkacak, ekonominin kuralı bu... İlk senaryoya göre savaşın Gazze ile sınırlı kalması durumunda, hampetrol fiyatlarına etkisi 4 dolar olacak. Eğer ki savaş Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’ye yayılırsa hampetrol fiyatlarında 8 dolarlık bir artış bekleniyor. İsrail-İran savaşının çıkmasının durumunda, hampetrol fiyatlarının 64 dolarlık bir artış olacağı tahmin ediliyor. Bu durumda ‘korku endeksi’ olarak bilinen VIX’te 16 puanlık bir artış beklentisi söz konusu. Yani küresel ölçekte tam anlamıyla bir karamsarlık ve yatırım ikliminin karakışa girmesi…
TAHMİNLER VE GERÇEKLER ARASINDAKİ MAKAS AÇILIYOR
Beklentiler böyleyken bizim Orta Vadeli Program’ın (OVP) zaten çok fazla iyimser hedeflerinin gerçeklikle bağı iyiden iyiye kopabilir. Başta enerji fiyatlarındaki artış sebebiyle, zaten gerçek fiyat artışların yansıtmayan rakamlar üzerinden hesaplanmış enflasyon tahminlerinin tutma ihtimali hiç kalmayacak. Bunun yanı sıra, aşağı revize edilmiş büyüme rakamlarının da pek tutma ihtimali yok. En büyük darbeyi yiyecek olan gösterge büyük olasılıkla dış denge olacaktır. Zaten en önemli üç pazardan Avrupa resesyonda, Rusya savaştayken bir de Ortadoğu ülkelerinin savaş nedeniyle ithalatlarını kısması durumunda bu hesap da fena şekilde bozulabilir. Özetle, OVP’de baştan sona bir revizyon şart görünüyor. Savaş bitse bile, en azından o beklentileri biraz daha gerçekçi kılmak fena mı olur?
KREDİ HACMİNDE DALGALI SEYİR
Sıkılaştırma önlemlerinin etkisiyle tüketici kredilerindeki düşüş devam ediyor, ticari kredilerde ise belirsizlik ortamının bir ölçüde azalması nedeniyle eylül ayından bu yana ciddi bir artış gözlemleniyordu. Ekim ayında bu artışın biraz azaldığı dikkat çekiyor. Ağustos ayında yüzde 1.7’lik bir artış yaşanmışken, şimdi bu oran yüzde 17… Bundan sonra artışın daha sakin bir şekilde seyredeceği beklenebilir. Tabii yine savaşın etkisini de unutmamak gerek, bu bir süreliğine ticari kredilerdeki artışın durgunlaşmasına sebep olabilir.