YENİ MAKRO İHTİYATİ TEDBİRLER NE GETİRECEK?
Mevduat faizlerinde son günlerde yaşanan düşüşe tepki olarak PPK metninde, ‘TL mevduatının payını artırmak üzere bankalara yönelik dönüşüm hedefleri’ doğrultusunda mevduat faizlerinde bir artış beklenmeli… Kredilerdeki mevduat yükümlülüklerinin kaldırılması da, kredi hacmini artıracak bir gelişme olacak. Bu adım, piyasadaki nakit sıkışıklığının çözülmesine yönelik bir adım olarak da görülebilir. Ancak bu gelişmenin olumsuz etkilerinin de olacağını belirtmek gerek. Söz gelimi devlet tahvillerine olan talebin azalması gibi! Bu Hazine’nin borçlanma maliyetini de artıracak bir gelişme olur. Bankalar açısından ise ellerindeki sabit faizli devlet tahvili stokunun değerlemesini olumsuz etkiler.
BİR DEMEÇLE BORSA TEPETAKLAK OLUYORSA…
Türkiye’de borsa faaliyete geçtiğinden bu yana, hep bir ‘derinlik’ meselesiyle karşı karşıya kaldı. Uzun vadeli pozisyon almak Türkiye’de bireysel yatırımcı açısından hala uzak bir hayal. Daha çok hızlı ve yüksek kazanç saikiyle hareket eden bireysel yatırımcı, her zaman manipülasyon ve spekülasyonlara karşı korumasız. Bu arada ‘borsa uzmanları’nın yanıltıcı yorumlarıyla da kayıplar yaşayabiliyor. Bir tek demeçle yüzde 7’nin üzerinde düşüş yaşayan bir borsanın ne kadar sağlıklı olduğunu ciddi ciddi tartışmak gerek! İsrail-Filistin savaşı sürdüğü müddetçe, borsanın riskli olduğunu belirtelim. Bu düşüşe hazırlıksız yakalananlar eğer dayanabiliyorlarsa satmak yerine beklemeyi tercih etmeli.
SAVAŞ SONA ERMEDİKÇE ALTINDA KALMAK EN MAKULÜ
Ons altındaki artış trendi savaşa paralel olarak inişli çıkışlı olsa da devam ediyor. Gram altında da Hamas’ın baskınından bu yana ciddi bir artış kaydedildi. Cuma günü gram altın 1.817 TL’den işlem görüyordu. Kara harekatının olmaması ve İsrail’in hava operasyonlarının sürmesi durumunda, altına hücum bir ölçüde yavaşlayabilir. Bunun dışındaki her senaryoda, yani kara harekatı ve savaşın bölgeye yayılması durumunda, altında ciddi artışlar gözlemleneceğini belirtmekte yarar var. Peki bu seviyeden altına yatırım yapılmalı mı? Bu biraz da dış politikayı ve Ortadoğu’daki gelişmeleri yakından izleyerek verilecek bir karar…
HER KRİZDE CAZİBE MERKEZİ DEĞERLİ METALLER OLUYOR
Bugüne kadar hemen hemen her krizde, başta altın olmak üzere değerli metallere talep ciddi biçimde artarken, küresel ölçekte borsalarda ciddi kayıplar yaşandığı gözlemleniyor. Savaş başta olmak üzere, küresel ölçekli finansal ve ekonomik krizler, salgınlar, deprem ve benzeri doğal afetlerde yatırımcı içgüdüsel olarak, ‘güvenilir liman’ olarak gördüğü altın başta olmak üzere değerli metallere akın ediyor. Bu durum İsrail-Filistin savaşı için de geçerli, üstelik bu savaş altının düşüş trendine girdiği bir sürece denk gelmesine rağmen…