Bir kişi nehirde kayboldu, Bingöl'de dalgıç olmaması tepki yarattı

Murat Nehri’ne düşen çocuğu kurtardıktan sonra akıntıya kapılarak kaybolan Aydın Tutkal’ı arama çalışmaları üçüncü gününde devam ederken ilde dalgıç olmaması eleştirilere neden oldu.

Murat Nehri'nde arama çalışmaları devam ediyor.
Google Haberlere Abone ol

Fırat Bulut

BİNGÖL - Bingöl’ün Genç ilçesinde 24 Temmuz’da Murat Nehri’ne düşen 13 yaşındaki çocuğu kurtaran Aydın Tutkal akıntıya kapılarak kayboldu. Çevre illerden gelen dalgıçlar arama çalışmalarına devam ederken, ilde dalgıç olmaması sosyal medya kullanıcıların tepkisini çekti.

ÇEVRE İLLERDEN DALGIÇLAR GETİRİLDİ

Tutkal’ın akıntıya kapılması sonrası Bingöl AFAD, bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Suya girerek çocuğu kurtarmak isteyen Aydın Tutkal suda kaybolmuş olup arama çalışmaları ekiplerce devam ediyor. Ayrıca vatandaşın bulunması için Diyarbakır İl AFAD Müdürlüğü’nden üç, Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nden ise dört dalgıç adam ilimizde görevlendirilmiş olup, suda kaybolan vatandaşın arama çalışmaları dalgıçlarca devam etmektedir. Arama operasyonuna Bingöl İl AFAD Müdürlüğü’nden beş, Bingöl SAR Arama ve Kurtarma Derneği’nden altı, İl Jandarma Komutanlığı’ndan 40, İl Emniyet Müdürlüğü'nden 20 kişi katıldı” ifadelerine yer verildi.

63 KİŞİLİK EKİP İLE ARAMA ÇALIŞMASI DEVAM EDİYOR

Bingöl AFAD Şube Müdürü Sedat Doğan, olayı duyar duymaz bölgeye gittiklerini ve ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Doğan, “Dalgıçları Elazığ, Diyarbakır, Van gibi çevre illerden istiyoruz. Buraya ulaşmaları iki buçuk, üç saati buluyor. Ben oraya gider gitmez suya girdim. Botla arama başlattık. Konuya görev kapsamında değil, vicdani olarak bakıyorum. AFAD Başkanlığı ‘Sen suya giremezsin, dalgıç girer’ diyor ama gider gitmez suya girdik. Belli birkaç yere baktık, elimizden geleni yaptık. Bizim dalgıç ekibimiz yok” dedi.

Pazar günü saat 21.00’e kadar çalışmalarını sürdüklerini belirten Doğan, ekiplerin sayısına ilişkin de bilgi verdi: “Yedi dalgıcımız mevcut. Pazartesi günü sekiz dalgıç daha ilave edilecek. Dernekler, AFAD, STK’ler ile birlikte 63 kişilik ekibimiz sahada. Dün sabah bir buçuk kilometreye kadar çalışmalarımızı yürüttük. Köprünün aşağısına üç bot gönderdik, kıyı araması yaptık. Yarın da çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.

‘İLİMİZDE DALGIÇ OLMAMASI BİZLE ALAKALI BİR KONU DEĞİL’

İlde dalgıç olmamasının tepkilere yol açması üzerine Bingöl Valiliği’ni aradık. Valilik ise AFAD İl Müdürü’ne yönlendirdi. AFAD İl Müdürü Kerem Oruk, ilde dalgıç olmamasıyla ilgili eleştirilerin muhatabı olmadıklarını söyledi. Oruk şöyle konuştu: “En çok sitem edilen nokta, ‘ilde dalgıç olsa belki kişi boğulmaz kurtarılır’ oluyor. Ancak dalgıç boğulmayı önleyecek kişi değil. Dalgıç boğulma ve kaybolma sonrası mevtayı çıkaracak kişidir. Bu iki saat sonra da gelse aynıdır, bir saat sonra da gelse… Kaldı ki, ilimizde dalgıç olmaması bizimle alakalı bir durum değil. Belli bir eğitimden geçtikten sonra bu yetkinliğe ulaşacak kişiler, sınav sonrası dalgıç olarak belirlenir. Bunu emniyet de yetiştirebilir, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü de yetiştirebilir. AFAD, arama kurtarmadır ama sualtı arama kurtarma değildir. Burada yanlış bir bilgi var.”

‘DALGIÇ İLE CANKURTARAN KARIŞTIRILIYOR’

Kurumlarının günah keçisi seçildiğini belirten Oruk, “Çevre illerdeki AFAD’da kaç dalgıç olduğunu bilen var mı? Mesela Urfa Emniyeti’nden gelen ekipte dalgıç var, bir de Diyarbakır’dan gelen AFAD ekibinde dalgıç var. Bugün de Batman İtfaiyesi ekipleri gelecek, dalgıçları var. Çevre illerde AFAD’ın kaç tane dalgıcı var ki, Bingöl’de olmaması eleştiriliyor. Neden kimse Bingöl İtfaiye ekibinde dalgıç olmadığını sormuyor? Dalgıç ile cankurtaran farklı. Dalgıç son evrede, boğulma vakası sonrası devreye girer. Kamu eliyle olmak zorunda da değildir. Dalgıçlık belli bir ihtisas, belli bir yaş isteyen konudur. Ben kendi kurumumu eleştireyim en genç arama kurtarma personelim 45 yaşında. 45 yaşında birine zaten dalgıçlık lisansı verilmez.”

Alınması gereken tedbirlerle ilgili Oruk, Murat Nehri’nin çevresinde siren, uyarı levhaları konulması ve nehre girmenin yasaklanması gerektiğini belirtti.