NASA'da çalışan Umut Yıldız: Uzaydan altın değil taş getirsek de değerli

NASA'da çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Psyche 16 adlı asteroide 2022'de yapılacak yolculuğu değerlendirdi: Altın gümüş bulmamıza gerek yok. Herhangi bir asteroitten getireceğimiz birkaç gramlık şey bile paha biçilmez olur.

DUVAR – Son yıllarda birçok ülke uzay araştırmalarını hızlandırırken, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin altın ve değerli metal yüklü dev asteroidi keşfetme misyonu en çok merak uyandıran projelerden biri.

Uzay bilimcilerin ilk tahminlerine göre ‘Psyche 16’ adlı bu asteroitteki altın ve değerli metallerin toplam değeri 700 kentilyon dolar. Buna göre, eğer bütün bu kaynaklar eşit bir şekilde paylaşılsa, dünyada her kişi 93 trilyon dolar elde eder. Fakat uzmanlar, ekonomi kuralları gereğince bunun mümkün olamayacağına dikkat çekiyor. Tedarik artınca fiyat azalır, yani teknik olarak altın dünyaya getirilse ve piyasaya sürülürse, artık altının hiçbir değeri kalmaz.

ALTIN VARSA ÇIKARILABİLECEK Mİ?

2022’de NASA, “Psyche: Metal dünyasına yolculuk” adlı misyonu kapsamında inceleme çalışmalarına başlayacak, Florida’daki Kennedy uzay merkezinden insansız uzay roketi fırlatmayı hedefliyor. Daha sonra söz konusu aracın 21 ay boyunca asteroid etrafında dönerek haritalama yapması ve gökcisminin inceliklerini belirlemesi bekleniyor. Eğer tahmin edildiği gibi Psyche 16’da bu kadar altın ve değerli metalin varlığı kesinleşirse, bu durum yeni bir soruya kapı açacak: Uzay madenciliği mümkün mü?

Dr. Umut Yıldız

NASA’da çalışan astrofizikçi Dr. Umut Yıldız konuya ilişkin değerlendirmede bulunarak uzay madenciliğinin günümüzde mümkün görünmediğini, gelecek nesiller için bir ihtimal olduğunu ancak varolan nesil için hâlâ bilim kurgu olmaya devam ettiğini belirterek şunları söyledi:

“İlk aşamada illa altın gümüş bulmamıza gerek yok. Herhangi bir asteroitten getireceğimiz birkaç gramlık şey bile paha biçilmez olur. Herhangi bir kaya parçası bile getirsek bunun alıcısı olur. Bilimsel açıdan alıcısı olur, mücevher yapmak isteyen olur, müzesine koymak isteyen olur yani mutlaka zaten altından elmastan daha kıymetli olur. Mars’tan kaya parçasını getirsen adı ‘Mars taşı’ olacağı için her şekilde aşırı kıymetli olur.”

Uzay madenciliğinin fizibil olabilmesi için birçok alanda yeni icatlar ve inovasyonlar gerçekleşmesi gerektiğini aktaran Yıldız, “Yeniden kullanılabilir roketleri icat edeli şurada ne kadar oldu? Dün bir bugün iki. Uzaya birşey çıkarmak hâlâ çok masraflı Bir kilo bile hala 30 bin dolara mal oluyor” diyerek teknik olarak da meselenin henüz gerçekçi olmadığına vurgu yaptı. Yıldız, basit bir matkabı bile çalıştıracak enerjiyi üretmek için güneşe bağımlı olduğumuzu ve bu şekilde üretilecek enerjinin de madencilik için gerekli türde bir matkabın yeterli olmayacağını ifade ederek günümüzdeki en iddialı uzay misyonlarının bile geri getirmeyi hedeflediği miktarların gramla ölçüldüğünü hatırlattı.

‘ASTEROİDE VARILMASI 1-2 SENE, DÖNMESİ YİNE ÖYLE’

“Bu hayaller olsun elbette ama gerçekçi olmak lazım” diyen Yıldız’a göre bu konuda yeterli rekabetin de henüz oluşmadığını, bu sebeple devletlerin devasa bütçeler ayırmaya yanaşmadığını anlatıyor. Özel girişimcilerin finansmanı ile olması beklenirse daha uzun bir süre bekleneceğini aktaran Yıldız sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Madenciliği biz göremeyeceğiz. Belki bugün doğan çocuklar görebilir ama bizim neslimiz görmez. Bugün hadi yapıyoruz deseniz o misyonun planlanması en az 3 sene. Aracın yapımı ve geliştirilmesi en az 3 sene. Asteroide varılması en az 1-2 sene, operasyonu yapması dönmesi yine öyle. Hemen ilk seferde başarılı olunacak diye bir şey de yok üstelik.”

NASA’da benzeri çok sayıda fikir olduğunu ancak henüz madencilik yapma anlamında somut aşamaya geçmiş proje olmadığını belirten Yıldız çıkan haberlere temkinli yaklaşmak gerektiğine inanıyor. (Kaynak: Euronews)