İklim krizi gençlerin sağlığını yaşamları boyunca etkileyecek

Bilim insanları, iklim değişikliğinin yarattığı krizden en çok çocukların etkileneceğini, oluşan sağlık sorunlarının ömür boyu süreciğini söylüyor. Araştırmacılar "Tüm ülkeler acilen eyleme geçmezse, iklim değişikliği bütün bir neslin sağlığı üzerinde belirleyici etken olacak” diyor.

Google Haberlere Abone ol

Damian Carrington

İklim krizinin günümüz çocuklarının sağlığını yaşamları boyunca etkileyeceği hususunda uyarıda bulunan doktorlar, küresel ısınmanın zaten bir süredir zarar vermekte olduğuna dikkat çektiler.

Özellikle de çocuklar savunmasız durumda. Küresel bir araştırma ekibi, yükselen sıcaklıkların ölümcül ishale yol açan bakterilerin gelişmesi anlamına geldiğini, tarımsal faaliyetlerin daha az mahsul vermesinin ise daha fazla yetersiz beslenmeye yol açabileceğini ifade ediyor.

‘Lancet Countdown' (Lancet geri sayımı), küresel ısınmanın sağlık üzerindeki etkilerini takip eden bir çalışma. Çocukların yanı sıra, özellikle yaşlılar ısı ve sıvı dengesini daha az düzenleyebildikleri için ısı dalgalarına karşı savunmasız durumdalar.

YAŞLILAR DAHA FAZLA ISI DALGASINA MARUZ KALIYORLAR

Araştırma yazarları, 2000 yılına kıyasla, 2018 yılında 65 yaş üstü 220 milyondan fazla insanın sıcaklık dalgalarına maruz kaldığını saptadılar. Yayımladıkları raporda, büyük ve sıcak Avrupa şehirlerinde yaşayan yaşlı nüfusun sayısının yüksek olması yüzünden özellikle risk altında olduğunu belirtiyorlar.

Avustralya’da çıkan orman yangınlarıyla aynı zamana denk gelen 2019 raporunda, insanların, 2000 yılından bu yana yangınlara iki kat daha fazla maruz kaldığı yangınlara maruz kaldığı da ortaya kondu. Orman yangınları yalnızca ölümlere ve sağlık sorunlarına yol açmıyor, aynı zamanda ekonomik ve sosyal etkileri de mevcut.

Lancet Countdown’ın eş başkanı ve University College London’da profesör olan Hugh Montgomery şunları söylüyor: “Çocuklarımız iklimle ilgili acil durumdan haberdar ve kendilerini korumak için harekete geçmemizi talep ediyorlar. Onları dinlemeli ve taleplerine yanıt vermeliyiz. Bu yıl iklim değişikliğinin hızlanan etkileri her zamankinden daha açık bir hale geldi. Batı Avrupa’da kaydedilen en yüksek sıcaklıklar ve Sibirya, Queensland ve Kaliforniya’daki orman yangınları astım, solunum yolu enfeksiyonları ve sıcak çarpması sorunlarını tetikledi.”

Lancet Countdown'dam Nick Watts şunları ekliyor: “Çocukların bedenleri ve bağışıklık sistemleri hâlâ gelişim aşamasında ve bu durum onları hastalığa ve çevresel kirleticilere karşı daha savunmasız hale getiriyor. Erken çocukluk döneminde yaşanan bir sağlık sorunu ömür boyu sürer. Tüm ülkeler acilen eyleme geçmezse, iklim değişikliği bütün bir neslin sağlığı üzerinde belirleyici etken olacak.”

Rapor, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası ve Yale ile Tsinghua üniversiteleri dahil olmak üzere, 35 kurumdan katılan 120 uzman tarafından hazırlandı.

BULAŞICI HASTALIKLAR ÇOĞALIYOR

Çalışma, bulaşıcı hastalıkların yayılması da dahil olmak üzere 41 göstergeyi takip ediyor. 2017 yılında, küresel ısınma nedeniyle artış gözlemlenen dang hummasının sivrisinekler aracılığıyla yayılmasının ve bulaşmasının 1950’den bu yana kaydedilen ikinci en yüksek seviyeye ulaştığı, bulaşma için en elverişli on yıldan dokuzunun 2000 yılından bu yana gerçekleştiği tespit edildi. Watts, “Dang humması, dünya çapında en hızlı yayılan enfeksiyon” diyor. “Ona ‘kemik kıran ateşi’ de denir; çünkü inanılmaz derecede acı vericidir.”

Raporda ayrıca, 2018’in tüm dünyada ishal ve yara iltihaplanmalarına neden olan kolera bakterilerinin yayılması için kayıtlara geçen en uygun ikinci yıl olduğu da vurgulanıyor. Watts, İngiltere’de ilk yerli kene kaynaklı ‘ensefalit’* vakalarının Ekim ayında kaydedildiğini söylüyor. “Bu, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak hareket ettiğini bildiğimiz bir hastalık” diyor. Raporda, kötü beslenmeden en fazla bebeklerin etkilendiğini ve sıcaklıkların artmasıyla birlikte, son 30 yılda birçok tahıl ürününün tam verim sağlama kabiliyetinin azaldığı belirtiliyor.

Raporda, insanların ilk kez orman yangınlarına maruz kaldığı olaylar da incelendi.  Araştırmanın ortak yazarı ve Reading Üniversitesi’nde profesör olan Elizabeth Robinson, “Küresel düzeyde, artan oranda bir mağduriyet durumu var,” diyor (Diğer araştırmalar, orman yangınlarının sayısında bir büyüme kaydetmemişti).

DAHA FAZLA İNSAN ORMAN YANGININDAN ETKİLENİYOR

Raporda, dünya çapındaki kömür yakıtlı enerji santrallerinin aşamalı biçimde devre dışı bırakılması ve seyahatlerin toplu taşıma ve bisiklet gibi araçlara kaydırılması gerektiğinin de altı çiziliyor. Robinson, tarımsal emisyonları (salımları) azaltmak için mevsimlik bitki bazlı beslenme tarzına sahip olan insanlar tarafından acilen eyleme geçilmesi gerektiğini söylüyor. Raporda, İngiltere’de hayvancılıktan kaynaklanan sera gazı salımının enerji sektöründen kaynaklanan salımların yüzde 40’ına eşit olduğu da belirtiliyor.

Robinson, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için gereken teknolojinin var olduğunu ve özellikle de fosil yakıt kullanmaktan kaynaklanan hava kirliliği trilyonlarca dolara mal olurken, sadece sağlık gerekçesiyle bile bu eylemin ekonomik anlamda mantıklı olacağını söylüyor. Günümüzdeki tercihlerin 'tamamen politik' olduğunu ifade ediyor.

Peru’daki Cayetano Heredia Üniversitesi’nde görevli ve bir Lancet Countdown yazarı olan Stella Hartinger şunları söylüyor: “Dünyanın bugün seçtiği yol, çocuklarımızın geleceğini geri dönülmez bir şekilde tayin edecek. Acil eylem talebiyle düzenlenen okul grevlerine öncülük eden milyonlarca gence kulak vermeliyiz.”

*Ensefalit; beynin virüsler nedeniyle iltihaplandığı duruma verilen addır.

Yazının aslı The Guardian sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)