Evrim, şizofreniyi nasıl etkiledi?

İngilitere'de yapılan bir araştırmada şizofreni, insan beyni ve evrim süreci arasındaki bağlantı incelendi. Bu kapsamda, şempanze ve insan beyinlerinin nörogörüntüleme verileri karşılaştırıldı.

DUVAR – İngiltere’de yapılan bir araştırmada evrim sürecinin, şizofreninin gelişmesi üzerindeki etkileri ve şizofreninin evrimsel süreçteki yeri incelendi. Araştırmada, şempanzeler ile insanların beyinleri karşılaştırıldı.

Sanrılar, inisiyatif kaybı ve genel bilişsel işlev bozukluğu ile karakterize edilmiş nöropsikiyatrik bir hastalık olan şizofreninin insana özgü karakteri ve farklı toplumlar ile ülkelerdeki iklim, kentleşme, sanayileşme gibi etkenlerin değişkenliğinin hastalık üzerinde etkisinin olmaması, ‘insan beyninin evrimsel sürecinin şizofreni üzerinde rol oynamış olabileceği’ hipotezine yol açtı.

Psikozun evrimsel kökenine dair ilk teorilerde, şizofreninin, bilişsel fonksiyonların ve karmaşık sosyal bilişselliğin gelişimiyle ilgili olabileceği varsayılmıştı.

Bu araştırmada da, insanların yaşayan en yakın evrimsel akrabası olan ve ortak atayı paylaştığı şempanzeler ile çalışıldı. Şempanze ve insan beyninin konektom* düzenleri karşılaştırıldı ve şizofren bir kişinin beyninde gözlemlenen değişiklikler ile kıyaslandı.

İnsan beyninin bağlantısallığındaki (connectivity) evrimsel değişimlerin, şizofreni ile ilintili kopukluk (dysconnectivity)** ile örtüştüğü gözlemlendi ve insan türünde evrimleşen bağlantısallığın, şizofreni ile en güçlü ilişkiyi gösterdiği sonucuna varıldı. Araştırmacılara göre, aynı atayı paylaşan iki tür arasındaki bu farklılığın sebebi, şizofreniyle ilintili olarak beyinde oluşan kopukluğun, şempanzelerle insanların soy devamında koptuğu noktada ortaya çıkması.

İnsan beyninin ağ yapısı (konektom) üzerinde yapılan çalışmalar, şizofreninin, beynin büyük ölçekli bağlantısal mimarisinin bozulmasını kapsadığını savunuyor. Bu da, insan konektomundaki evrimsel değişikliklerin, şizofreni ile ilintili serebral kopukluğun (dysconnection) ortaya çıkmasında rol oynayıp oynamadığı sorusuna yol açıyor.

Çalışma bulgularında, insanlardaki beyin bağlantısallığındaki evrimsel değişimlerin, şizofreninin gelişiminde rol oynadığı sonucu çıktı. Ancak araştırmada bu sonucun, beyinde şizofreni ile bağlantılı olarak oluşan her değişimin evrimsel süreçlere dayandırılabileceği anlamına gelmediği de vurgulandı. Araştırmacılar, şizofreninin gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin de rolü olduğuna dikkat çekti. (DIŞ HABERLER)

*Connectome: Beynin içerdiği tüm nöronları ve sinir yollarını gösteren diyagram.

**Dysconnectivity: Şizofreni literatüründe, gözlemlenen beyin bağlantılarını tanımlamak için kullanılan iki terim var: Biri ‘disconnectivity’ diğeri ise ‘dysconnectivity’. Çoğu zaman bu iki terim, anlam bakımından birbirinin yerine geçiyormuş gibi kullanılır. Ancak etimolojik olarak farklılar. ‘Disconnectivity’ derken burada kullanılan ‘dis’ Latince’de ‘ayrı’ anlamına gelir. ‘Dysconnectivity’de kullanılan ‘dys’ ise Yunanca’da ‘kötü’ veya ‘biçimsiz/düzensiz’ anlamına gelir.