Yepyeni bir yıldız türü keşfedildi

Yeni keşfedilen yıldızlar bildiklerimizden çok daha hızlı, parlak ve titreşimliler. İlk dört örneği üzerinde yapılan incelemeler, bilim insanlarını şaşırtan sonuçlar ortaya koydu.
ESO’ya (Avrupa Güney Gözlemevi) ait Çok Büyük Teleskop’tan (VLT) elde edilen, ölen bir küçük cüce ‘O’ yıldızının uzaya saçılan kalıntıları. (Görsel: © ESO)

Passant Rabie

Gökbilimciler, bugüne dek gözlemlenen diğer değişken yıldızlardan çok daha hızlı ve değişken olan, parlama düzeyinde yaklaşık yüzde 10’luk bir değişim aralığına sahip yeni bir tür titreşimli yıldız sınıfı keşfettiler.

EN YÜKSEK DEĞİŞİM ARALIĞINA SAHİPLER

Yıldızların büyük kısmı titreşir, dış katmanları genişler ve büzülürken parlaklıklarında hafif dalgalanmalar gözlemlenir. Buna karşın, bilim insanları, dört sıcak ve titreşimli küçük cüce yıldızda görülen parlaklık değişim oranı ve aralığı karşısında şaşkına döndüler. Küçük cüceler, daha düşük parlaklığa ve kütleye sahip olan yıldızlardır.

ABD-Santa Barbara’da bulunan Kaliforniya Üniversitesi’nden doktora sonrası araştırmacı ve araştırmanın başyazarı olan Thomas Kupfer, verdiği demeçte, “Onları daha önce gördüğümüz diğer şeylerden ayırt etmek gerçekten zor oldu,” diyor.

“Parlaklık değişimi aşırı derecede büyüktü; benzer yıldız türlerinde görülmeyen oranda, yüzde 10’dan daha fazlaydı. Kendi güneşimiz de dahil olmak üzere, yıldızların parlaklığı genellikle yüzde 1 ilâ 2 oranında değişir,” diye ekliyor.

YÜZEY SICAKLIKLARI 50 BİN DERECE

Dört küçük cüce yıldız, Güneş’in onda biri kadar ve aynı anda hem çok küçük hem de çok sıcaklar. Sıcaklıkları 50 bin santigrat dereceye ulaşırken, Güneş’in yüzey sıcaklığı yaklaşık olarak 5.538 santigrat derecedir.

Büyüme aşamasındaki bir yıldız, kırmızı dev bir yıldız veya evriminin son aşamalarında ölmekte olan bir yıldıza dönüşmeden önce “şişmeye” başlar. Buna karşın Kupfer, yeni keşfettikleri küçük cücelerin hidrojen katmanlarını yitirmiş gibi göründüğünü, bu yüzden sıcaklıklarının yüksek ama yine de boyutlarının küçük olduğunu ifade ediyor.

Bilim insanları, yıldızların her birinin iki yıldızın birbirini yörüngede tuttuğu ikili bir sisteminin parçası olabileceğine ve eşlikçi yıldızlarının büyük olasılıkla bu yıldızların hidrojen katmanlarını sıyırdığına inanıyorlar.

Yüksek sıcaklıklarından dolayı, bu yıldızlarda, demir gibi ağır elementleri yüzeylerine dek iten aşırı düzeyde bir radyasyon basıncı mevcut.

DEMİR KATMANI TİTREŞİMLER YARATIYOR

Kupfer, “Göremememize karşın, yüzeye yakın bir demir katmanı var, bu katman titreşimlere neden oluyor,” diyor.

Radyasyon basıncı ağır elementleri yukarı doğru iterken, yıldızın iç ısısı yükselir ve sonrasında demir katman yüzeye ulaştığında soğur ve ısı yeniden düşer. Bu olaylar döngüsü, titreşime yol açacak biçimde, yıldızların büzülmesine ve genişlemesine neden olur.

Kupfer, “Bunlardan daha fazlasını bulmaya çalışıyoruz; şimdilik yalnızca dört tane bulduk,” diyor. “Bu dörtlü sistem gerçekten güzel bir keşif; ancak bize nüfuslarının tamamına ilişkin çok fazla şey anlatmıyor.”

Daha fazla sayıda titreşen yıldız bulmak için araştırmalar yürüten bilim insanları grubu, yeni keşfedilen bu türün, hayatlarının sonuna doğru içerdikleri materyallerden sıyrıldıktan sonra Güneş gibi yıldızlara ne olduğu hakkında bir takım bilgiler sağlayabileceğini umut ediyor.

Araştırma, ‘Astrophysical Journal Letters’ dergisinde yayınlandı.

* Yazının aslı Space sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)