Titan'da 'yaz'ın kanıtları bulundu!

Titan’da mevsimsel fırtına belirtileri arayan bilim insanları en sonunda somut kanıtlara ulaştılar. Satürn’ün uydusunun kuzey kutbunda bulunan pürüzsüz bir ışıltı, bu yarıküredeki yağışlara ilişkin eldeki ilk kanıtı oluşturuyor; bulgu, kuzeydeki yaz mevsimi başlangıcına işaret ediyor.

Michelle Starr

Son bulgu, gökbilimcilerin, Cassini’nin 2004 yılında Satürn’ün yörüngesine ulaşmasından bu yana yıllar boyunca beklediği bir kanıt niteliğinde.

Araştırma uydusu Satürn’e ulaştığında, Titan’ın güney yarıküresinde mevsim yazdı ve bilim insanları mevsimsel değişikliklere ilişkin belirtileri görebilmek için heyecanla gözlem yapıyorlardı. Zira Titan, Dünya’dan epey farklı olsa bile, birçok açıdan iklimi bizimkine benziyor.

Titan’ın bir günü, 15.9 Dünya gününe denk; Satürn etrafındaki yörüngesiyle aynı uzunluğa sahip ve tıpkı gezegenimizle Ay’ımız gibi gelgit etkisiyle birbirlerine kenetlenmiş durumdalar. Bir yılı 29.5 Dünya yılına denk. Titan’ın eksen eğimi, Dünya’nın 23.5 derecelik eğimine kıyasla daha eğik, yaklaşık 27 derece.

AKTİF BİR MEVSİM DÖNGÜSÜNE SAHİP

Bu sebeple, Titan’da bir mevsim yaklaşık olarak 7.5 Dünya yılı sürüyor (Satürn’ün yörüngesel tuhaflığı nedeniyle değişiklikler gösterse de, kuzey yazlarını ve güney kışlarını karşılıklı olarak daha uzun hale getiriyor).

Bahar ekinoksları 2009 ve 2011 yıllarında düşüş gösterdi ve atmosferik değişiklikler güneydeki kışın başlangıcı olarak yorumlandı. Ancak anlaşılmaz bir biçimde, kuzeyde gerçekleşmesi beklenen yağışlar saptanamadı.

Idaho Üniversitesi’nden fizikçi Rajani Dhingra, “Titan araştırma topluluğundaki herkes büyük bir hevesle kuzeyde yaz başlangıcının belirtisi olarak Titan’ın kuzey kutbundaki bulut ve yağmurları görmeyi bekliyordu; buna karşın, iklim modellerinin ön gördüğü hususlara rağmen, herhangi bir bulut bile göremedik,” diyor.
“İnsanlar bunu ‘kayıp bulutların merak uyandırıcı durumu’ biçiminde adlandırdı.”

Cassini’nin sağladığı verileri dikkatle incelemesinin ardından, araştırma grubu, aradıklarını nihayet 7 Haziran 2016’da çekilen bir görüntüde buldu. Fotoğraf, araştırma uydusunun Titan’ın kalın ve puslu atmosferi üzerinden aşağıdaki yüzeye bakabilen Görsel ve Kızılötesi Haritalama Spektrometresi (VIMS) cihazı sayesinde elde edildi.

Görsel: NASA.

METAN YAĞIŞININ YANSIMASI TESPİT EDİLDİ

120 bin kilometrekarelik bir alanı kaplayan yer, eski ya da daha yeni fotoğraflarda görünmeyen ve garip biçimde parlayan bir bölgeydi.

Araştırmacılar, yayınladıkları çalışmada “Genel parlaklık, tayf özellikleri ve jeolojik içerikten yola çıkıldığında, bu yeni özelliği, güneşli havada ıslak bir kaldırımdan yansıyanlara benzer, yağmurla ıslanmış katı bir yüzeyden çarparak dönen yansımalar biçiminde nitelendiriyoruz,” diye yazdılar.

Yaptıkları incelemelere göre, bölge büyük ihtimalle sıvı metanın sert, çakıl benzeri bir yüzeye yağışının ve buharlaşma sürecinin ardından oluşmuş. Bu, Titan’ın kuzey yarıküresindeki yaz yağmuruna ilişkin eldeki ilk kanıt.

Daha önce böylesi bir yağmur öngörülmüştü; fakat bilim insanları, teorik modellere dayanarak, yağışı özellikle de uydunun göl ve okyanuslarının büyük kısmının bulunduğu yer olan kuzey yarıküredeki yaz mevsiminin başlarında görmeyi bekliyorlardı.

BEKLENENDEN GEÇ GÖZLEMLENDİ

Ayrıca, daha önce güney yarıkürenin yaz aylarında yağışlar görülmüştü; bu nedenle bilim insanları, 2017 gündönümünden önceki yıllarda kuzeyde yağmur görmeyi bekliyorlardı.

Bu yüzden, gerçekleşmeyen yağmur, bir bilmece haline gelmişti. Titan araştırmacıları, şimdi, aydaki ikliminin nasıl işlediğini anlamaya yardım edecek başka bir veri parçasına daha ulaştılar; ancak gecikmenin kendisi hâlâ açıklanamayan bir durum.

Dhingra, “Model öngörülerimizin yaptığımız gözlemlerle eşleşmesini istiyoruz. Bu yağış tespiti, Cassini’nin, bildiğimiz kuramsal iklim modellerini gözlemlediğinin de ispatı,” diyor.

“Yaz geliyor. Gecikmesine rağmen geliyor. Yine de bu gecikmeye neyin yol açtığını bulmamız gerekecek.”

Bu arada, Dhingra, yıllar içinde gözden kaçmış olması muhtemel daha fazla yağmur belirtisi bulabilmek için ıslak kaldırım etkisini kullanmaya devam ediyor.

Araştırmanın tamamı, Geophysical Research Letters dergisinde yayınlandı.

* Yazının aslı Science Alert sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)