Antik Yunan piramitinde ilk kent yapıları

Kiklades bölgesindeki Keros adasında yapılan son keşif, gelişmiş bir metal işçiliğine dair ilginç bulgular barındırıyor. Arkeologlar bu yeni keşiflerinin  “kent” yapılaşmasının başlangıç adımı olduğunu düşünüyorlar.

Google Haberlere Abone ol

Maev Kennedy *

Antik Yunan’da, 4 bin yılı aşkın bir süre önce işçiler Keros adasında doğal olarak piramit şeklinde olan bir burnun tüm yüzeyini oymaya başladı. Bu yükseltiye dev bir teraslı piramit görünümü vermek için özel olarak ithal edilen bin ton parlak beyaz taşla kapladılar: Oluşum, tüm Kiklades adalarındaki en heybetli yapı haline dönüştürüldü.

Ancak teraslanmış yüzeyin altında, yapının etkileyici dış görünümüyle boy ölçüşecek derecede muazzam ve keşfedilmemiş bir mühendislik ve işçilik bulunuyordu. Üç farklı ülkeden gelen ve sürmekte olan kazı çalışmasına katılan arkeologlar, Girit’in Knossos kentindeki meşhur Minos Sarayının ünlü iç dekorasyonundan bin yıl önce inşa edilmiş drenaj tünelleri ve özgün metal işçiliği kalıntılarına rastladılar.

Dhaskalio burnu, yükselen deniz seviyesinin bir sonucu olarak ortaya çıkan küçük bir yarımada; 4 bin 500 yıl önce, şimdiye kadar insan yerleşimi bulunmayan ve korunmuş bir alan olan Keros’a dar bir geçit yoluyla bağlanmış. MÖ üçüncü bin yılda Keros, karmaşık ayinlerin gerçekleştirildiği önemli bir sığınak durumundaydı.

Yerleşimlerin korunmasının yanı sıra, muhafaza edilmesi için de büyük çaplı bir çaba sarf edildi. Dhaskalio’nun günümüzde ıssız olan yamaçları, bir zamanlar çeşitli yapılar ve binalarla kaplıydı; 4 bin 500 yıl önce burası, adaların en yoğun nüfuslu bölgelerinden biriydi; öte yandan, kendi kendine yeterli olamamış bir bölge olsa da çoğu gıda maddeleri, metal hammaddeler ve taş gibi malzemeler ithal edilmek durumundaydı.

10 YIL ÖNCE KEŞFEDİLDİ

Metal işçiliğinin bulunduğu alan ilk kez 10 yıl önceki kazılarda keşfedildi. Yeni bulgular, metal işleri kalıntılarıyla dolu iki atölye ve bir kurşun balta, bakır hançerler için bir kalıp ve bir körüğün ağzı da dahil olmak üzere, metal işleme ekipmanlarından oluşan düzinelerce seramik nesneyi içeriyor. Arkeologlar, geçen sezonun sonlarında keşfedilen sağlam bir kil fırınının bulunduğu kazı alanında tekrar çalışmaya başlayacaklar.

Kazı başkanı Cambridge Üniversitesi’nden Michael Boyd, Dhaskalio’da rastlanan metal işçiliğinin hem becerilere hem de hammaddeye erişimin çok sınırlı olduğu bir dönemde yoğunlaştığını belirtiyor.

“Burada metal işleme ve diğer hususlarda fark ettiğimiz şey, ilk kentleşme sürecinin başlangıcı olması,” diyor.

Kazılan topraktan bakliyat, üzüm, zeytin, incir ve badem, tahıl, buğday ve arpa da dahil olmak üzere gıda kalıntılarını ortaya koyuyor. Kıbrıs Enstitüsü’nden Evi Margaritis “Bu yiyeceklerin çoğu ithal edilmiş: Bu kanıtlar ışığında, mevcut ticaret ağları hakkında bildiklerimizi, gıda alışverişini de içerecek şekilde yeniden gözden geçiriyoruz,” diyor.

Teraslı piramit, 10 km uzaklıktaki Naxos’tan ithal edilen beyaz taşlarla kaplıydı ve Yunan güneşinin altında parıldıyordu. Drenaj tünellerinin oluşturduğu kompleks, arkeologlar alt terastaki görkemli bir merdiveni kazarken keşfedilmiş: Araştırmalar, tatlı su veya kanalizasyon için olup olmadığını bulmaya odaklanmış.

* Yazının aslı The Guardian sitesinde yayınlanmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)