Astronotların boyları ile birlikte dertleri de uzuyor

Dünyanın dışına çıkma şansına nail olan insanlar bu mucizevi deneyimle birlikte bazı yan etkiler de edinerek dönüyorlar. Uzayda altı ay ve üstü zaman geçiren astronotların boyları yaklaşık 5 cm'ye kadar uzayabiliyor.

DUVAR – Kelimenin tam anlamı ile başları göğe değme şansına nail olan ender insanlar olan astronotlar, kendi fizikleri itibari ile de göğe yaklaşma ‘şans’ına sahipler. Yeni bir araştırma altı aydan uzun süre uzayda kalan insanların geçici olarak 5 cm’ye kadar boylarında uzama kaydedilebileceğini ortaya koyarken, bu uzamanın omurgayı destekleyen kas gruplarının zayıflamasından oluşabileceğini ortaya koyuyor.

Uzay görevlerinin uzamaya başladığı seksenlerin ilk yıllarından beri, astronotlar sırt ağrısından daha çok şikayet eder oldular. Kayıtlı görev sağlık verilerine göre astronotların yarısından fazlası özellikle alt kısımlarda sırt ağrısı çektiklerinden şikayet ederken, yüzde 28’i bunun şiddetli bir ağrıya dönüştüğünü ve tüm görev süresince devam ettiğini belirtmişler. Yani boy uzaması ya da sırt ağrıları yeni ortaya çıkan bir durum değil. Araştırmalar, gezegenin yer çekimiyle yoğrulmuş toprağını öpmenin de astronotların sırt ağrılarına çözüm getirmediğini gösteriyor: Astronotlarda disklerde görülen fıtık riski normale göre 4,3 kat daha fazla.

astronot-boy

Astronot Mark Linenger, astronot arkadaşı Mark Lee’nin boyunu ölçüyor. (1995)

Araştırmanın baş yazarı Dr. Douglas Chang (Kaliforniya San Diego Tıp Üniversitesi), yaptıklarının uzun yıllardır bilinen bu endişe verici problemi ilk defa epidemiyolojik bir bakış açısı ile ele alan ve sorunun arkasındaki mekanizmaya odaklanan ilk çalışma olduğunu belirtiyor. Bu araştırmadan önceki yaygın kanı disklere ve aralarındaki süngerimsi yapılara suç bulurken, NASA tarafından finanse edilen araştırma, uzun uzay görevleri esnasında disklerin yapısı ve yüksekliği ile ilgili neredeyse hiçbir değişiklik kaydedilmediğini ortaya koyuyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda dört ile yedi ay arası vakit geçiren altı astronot üzerinde yapılan tetkik ve incelemeler gösteriyor ki suçlu; özellikle alt omurga kısmında bulunan, destekleyici kas gruplarında yaşanan muazzam bozulma ve körelme. Bu kaslar dünya şartlarında yürümemize, dik durmamıza ve üst uzuvlarımızı kullanmamıza yardımcı olurken, diskleri ve bağları yıpranma ve yaralanmalara karşı koruyorlar.

Mikro yer çekimli ortamda omurganın üstündeki yükün yok olması sonucu, omurga düzleşiyor ve bu da üst gövde de uzamaya neden oluyor. Chang, eğilmek ve hareket etmek için sırtın alt kısmındaki kasları kullanamayan astronotların bu yaşadıklarını, altı ay süreyle tüm vücudun alçıda kalmasına benzer bir durum olarak açıklıyor.

MRI sonuçları astronotların bu sürede ilgili kasların %19’unu kaybettiklerini gösterirken, özel hazırlanmış altı haftalık antrenman ve yeniden şekillendirme çalışmaları, bu kayıp kasların sadece %68’ini geri kazandırabiliyor. İnsanlı bir Mars görevinde, sadece gezegene ulaşmanın 8, 9 ay alacağı ve kızıl gezegenin yer çekiminin dünyanınkinin üçte birinden biraz fazla olduğu düşünülürse, sorunun ciddiyeti artıyor. Uzayda insan varlığının önünde devasa roketler üretmek, Mars yüzeyinde insanların yaşayabileceği teknolojiyi geliştirmek gibi insan fizyolojisi de aşılması gereken en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor.