Bilal Erdoğan: İlim Yayma Ödülleri, Türkiye’nin Nobel’i

Bilal Erdoğan, 'İlim Yayma Ödülleri'yle ilgili, “Elbette Türkiye’nin Nobeli’yiz belki ama uluslararası boyut kazandığı zaman dünyanın bilimsel gelişimine katkı sağlıyor olacağız” dedi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - İlim Yayma Cemiyeti’nin ilki 2019’da verilen İlim Yayma Ödülleri, bu yıl 2'nci kez verilecek. “Büyük Ödül”, “Sosyal Bilimler” ile “Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimler” olmak üzere 3 kategoride gerçekleştirilecek ödüller için başvurular açıldı.

Yaklaşık 4 aylık sürede 6 farklı kurul tarafından 8 farklı aşamada değerlendirilecek çalışmalar içerisinden “Sosyal Bilimler” ve “Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri” kategorilerinde ödüle layık bulunana 200'er bin TL, “Büyük Ödül” için de 600 bin TL verilecek. Böylece toplamda 1 milyon TL ödül dağıtılacak.

'ŞEFFAFLIĞIMIZ NOBEL'DEN DAHA YÜKSEK'

İlim Yayma Ödülleri öncesinde, programa dahil olan holdinglerin yöneticileri ile basın buluşması gerçekleştirildi. Ataşehir Sheraton Grand Hotel’de gerçekleştirilen basın toplantısına İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi M. Nazif Çelebi, Vakıf Genel Müdürü Adem Yavuz, Akademik Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İdris Sarısoy, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aksu, Tosyalı Holding Başkan Vekili Şerif Tosyalı ve Hayat Holding Genel Sekreteri Osman Aksoy katıldı.

Toplantıda konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, İlim Yayma Ödülleri’nin “Türkiye’nin Nobel’i” olduğunu savunarak şunları söyledi:

“İnsanlar bu tarz çalışmalara tenezzül etsinler diye, İlim Yayma Ödülleri Türkiye’deki bir boşluğu doldurmak için başlattığımız bir çaba. ‘Nobel ödüllerinin nasıl verildiğini biliyor musunuz?’ dedim, kimse bilmiyor. Bizim o konuda şeffaflığımız daha yüksek. Büyük ödül, 600 bin lira, diğer iki ödülümüz de 200’er bin lira olacak. Hâlâ Nobel’in ödül büyüklüğünün çok gerisindeyiz elbette ama Nobel’in 100 yıla yakın geçmişi var, biz bu anlamda sabırlı olunması gerektiğini düşünüyoruz. Elbette Türkiye’nin Nobeli’yiz belki ama uluslararası boyut kazandığı zaman dünyanın bilimsel gelişimine katkı sağlıyor olacağız. Kamuoyunda bilinmesi istememizin amacı özellikle ortaokul, lise düzeyindeki çocuklarımız, akademisyen olmaya alim olmaya özensinler. Türkiye’de akademisyen olan gençler, ilk yüzden ilk beşyüzden, ilk binden gelmiyor. Hala akademisyen olanların biraz daha alt sıralardan geldiğine şahit oluyoruz bu da bir gerçeğimiz.” (DHA)