Atanmış Rektör İnci, Boğaziçi davasında ‘gizli’ duruşmada ifade verdi: Şikâyetçiyim, görevimi dahi icra edemiyorum

14 Boğaziçilinin yargılandığı davada mahkeme, atanmış Rektör İnci için öğrencilerin avukatlarına haber vermeden 'gizli' duruşma yaptı. İnci “şikayetini aynen tekrar ettiğini" söyledi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR- 14 Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin 'kayyum rektör' protestoları nedeniyle yargılandığı davada 'gizli' duruşma yapıldı.  

T24'ten Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre Boğaziçi'nin Cumhurbaşkanı imzasıyla atanan Rektörü Naci İnci'nin şikayetiyle 6 Ekim 2021 günü tutuklanarak cezaevine konan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen’in de aralarında olduğu 14 öğrencinin yargılandığı davanın ilk duruşması 7 Ocak’ta yapıldı. Gök ve Özen’in tahliye edildiği duruşmaya, öğrencilerin avukatlarının “sorularımız var, duruşmaya gelsinler” talebine rağmen adlarına davetiye çıkarılan İnci, şoförü ve iki güvenlik görevlisi katılmadı.

DURUŞMA TEBLİGATSIZ YAPILDI

İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi, duruşmadan üç gün sonra 10 Ocak’ta İnci, şoförü ve iki güvenlik görevlisi için öğrencilerin avukatlarına haber vermeden duruşma yaptı. Kimin talebiyle açıldığı anlaşılmayan duruşmada, İnci ve diğer üç kişi ifade verdi. Öğrencilerin avukatları ise duruşmaya çağrılmadıklarından müşteki ve tanık sıfatıyla dinlenen bu isimlere soru yöneltemedi.

ŞİKAYETİNİ 'AYNEN' TEKRAR ETTİ

Prof. Dr. Naci İnci duruşmada verdiği ifadede şunları söyledi: “Ben hem kendim hem de rektörü olduğum kurum adına 05/10/2021 havale tarihli dilekçe ile yargılama dosyası olay hakkında şikâyetimi sunmuştum. Aynen tekrar ederim. Olay günü ben rektörü bulunduğum üniversite makam odamdan saat 15:30 sıralarında her zamanki gibi  rektörlük binası protokol kapısında bekleyen makam arabama binmek için hareket ettim. Aracıma bindiğim sırada söz konusu şüphelilerin aracın etrafında toplaştığını ve süregelen ve devam eden olaylarda olduğu gibi şahsıma ve makamıma karşı rencide edici sloganlar atmaya başladılar, ben bu sırada aracıma bindim. Aracıma bindiğimde bir kişinin üstü çıplak  vaziyette  bindiğim otomobilin ön taraftan üstüne tırmandığını gördüm. Daha sonra bu kişinin otomobilin tavan kısmında yürüdüğünü içerden fark ettim. Bu kişi otomobilin üstünde bulunduğu sırada diğer kişiler de otomobilin etrafını sarmış, camlara vurarak aynı şekilde bağırmaya devam ediyorlardı. Bir süre bu devam etti. Araç hareket etmeye çalıştı ancak etrafı bu kişiler tarafından sarılı olduğu için hareket edemedi. Araç bulunduğu yerde durmak zorunda kaldı. Gideceğim yere gidemediğimizi fark ettim. Daha sonra üniversite içerisinde görevli özel güvenlik aracın etrafındaki kişilere ve tepesindeki kişiye müdahale ederek aracın etrafını açtı. Bu suretle bulunduğumuz yerden hareket edebildik...

'DAVAYA KATILMA TALEBİM VARDIR'

Bu eylemler üniversite öğrencileri kışkırtılarak önceden düzenli ve planlı bir şekilde icra edilmektedir. Bu izinsiz protesto ve gösterilerden dolayı üniversitedeki görevimi dahi icra edememekteyim. Yaşanan bu olay sırasında görevim gereği beni bulunmuş olduğum aracın içerisinde hareket etmekten engelleyen, görevini yapmak isteyen üniversite personeli ve güvenlik görevlilerinin görevini yapmasını engelleyen onlara karşı direnen yargılamaya konu edilen sanıklardan şikâyetçiyim davaya katılma talebim vardır."

İfadesi alınan diğer üç isim de öğrencileri suçladı, öğrencilerin İnci’nin aracına tırmandığını ve kendilerine saldırdıklarını iddia etti.

'KİMSE TARAFSIZ YARGILAMADAN SÖZ ETMESİN'

Öğrencilerin avukatlarından Burçin Şahan, gizli yapılan duruşmaya ilişkin şunları söyledi: “Bu durum İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin 6. maddesindeki adil yargılanma hakkının doğrudan açıkça ihlali anlamına gelir. Üstü kapalı değil alenen hukuka aykırı işlem yapılıyor, hiçbir çekinceleri yok. Kimse bağımsız tarafsız yargıdan söz edemez, varmış gibi de davranmayı bırakmamız gerekiyor.” (HABER MERKEZİ)