'Kürt kimliğinin tanınması ve Anayasal güvenceye kavuşturulması ile çözümün olabileceğini' söyleyen kadınların erkeklerden daha fazla olduğu dikkat çekerken 18-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 20,70’inin bağımsızlıkla çözümün mümkün olacağını söylemesi dikkat çekti.
Görüşmecilere akabinde 'Kürt sorununu sizce kimler ya da hangi kurum veya organlar çözer?' sorusu yöneltildi.. Açık uçlu olarak sorulan bu soruya gelen açık uçlu yanıtların beş sırası şu şekil sıralandı: Yüzde 27,1’i devlet ve Abdullah Öcalan, yüzde 13,6’sı TBMM, yüzde 11,7’si TBMM ve Kürtlerin temsilcileri, yüzde 9,8’i devlet ve Kürtlerin temsilcileriyle, yüzde 7,6’sı Kürtlerin belirlediği muhataplar.
Yaş karşılaştırmasına bakıldığında ise genç yaş grubu olarak tariflenen 18-24 yaş ile 25-34 yaş grubunu oluşturanların önemli bir kesiminin çözüm için Devlet ve Abdullah Öcalan’a işaret ettiği görülüyor. Ayrıca gelir durumu arttıkça öne çıkan söylem değişikliği de göze çarpmakta.
Örneğin 0-17002 TL gelir grubunun yüzde 32’si Devlet ve Abdullah Öcalan, yüzde 13’ü TBMM ve Kürtlerin temsilcileri, yüzde 10,9’u TBMM çözümü sağlar derken; 60001 TL ve üzeri gelir grubunun, yüzde 14,9’u devlet ve Kürtlerin temsilcileri, yüzde 14,9’u TBMM, yüzde 12,8’i ise Kürtlerin belirlediği muhataplar çözümü sağlar yanıtlarını verdikleri görülmekte.
Akabinde sorulan 'Kürt sorununun çözümü önündeki en büyük engel sizce nedir? sorusuna gelen açık uçlu yanıtların ilk üç sırasını şunlar oluşturmuştur: Yüzde 16,5’i mevcut hükümet, yüzde 14,4’ü tekçi inkârcı devlet anlayışı, yüzde 12,2’si tecrit politikaları.