Sciencealert'in haberine göre; yaşlanma süreci karmaşık bir biyolojik değişim sürecine dayanıyor ve birçok hastalığın riskini artırıyor.
Snyder ve ekibi, bu süreci daha iyi anlamak ve yaşa bağlı hastalıklarla mücadelede etkili yollar geliştirmek amacıyla insan vücudundaki biyolojik değişimleri takip ediyor.
Araştırmacılar, 108 yetişkinin birkaç yıl boyunca belirli aralıklarla biyolojik örneklerini inceledi. Toplamda 135 binden fazla biyolojik faktör analiz edilerek, yaşlanma sürecinde belirgin değişimler gösteren moleküller tespit edildi.
Çalışmaya göre, vücuttaki moleküllerin yaklaşık yüzde 81’i 44 ve 60 yaşlarında belirgin değişimler gösteriyor.
40’lı yaşların ortalarında lipid, kafein ve alkol metabolizması, kalp-damar hastalıkları, deri ve kas fonksiyonlarıyla ilgili moleküllerde önemli değişiklikler yaşanırken, 60’lı yaşların başında karbonhidrat metabolizması, bağışıklık sistemi ve böbrek fonksiyonlarında değişimler gözlemlendi.
Yaşlanma süreci sadece kadınlarla sınırlı değil
Bu yaş aralıklarının kadınlarda menopoz veya perimenopoz dönemiyle kesişmesi nedeniyle bilim insanları, bunun temel etken olup olmadığını da araştırdı. Ancak bulgular, erkeklerin de aynı yaş aralığında benzer biyolojik değişimler yaşadığını gösterdi.