Yasemin Koç'un mahallede gezdirdiği, alışverişe gittiği kuzuya vatandaşlar ilgi gösteriyor, fotoğraf çektiriyor.
Yasemin Koç, kuzuları çok sevdiğini, geçmişte de beslediğini söyledi.
Halasını ziyareti sırasında koyunun ikiz doğurduğunu öğrendiğini anlatan Koç, "Bunu emzirmiyordu, diğerini emziriyordu. 'Ben o zaman bunu 10-15 gün bakayım, kendine gelsin' dedim. Hoşuma gitti, aldım. Eşime söyledim, o da 'Bakabilirsen al' dedi. 10 günden beri evimizde, bize bir eğlence oldu." diye konuştu.
Koç, kuzuyu gittiği her yere götürdüğünü ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eve alıştı, yanımda yatıyor, bir yere gitmiyor. Otlamaya başladığı zaman karnını doyurunca köye götüreceğim. Evde ne kadar bakacağım? Bu hayvan evde bakılmaz. Annesinin, koyunların yanına götüreceğim. Ben birkaç gün büyüsün, kendine gelsin diye evde biberonla bakmak istedim."
Kuzuyu eve getirdiğinde ilk olarak yıkadığını ifade eden Koç, sonra bezlediğini ve biberonla süt verdiğini dile getirdi.
Koç, kuzuyu yıkadıktan sonra saç kurutma makinesiyle kuruttuğunu belirterek, "Onu çok seviyor, rahat ediyor. Aynı bebek gibi sürekli peşimde geziyor. Annesiz durmuyor. Beni annesi gibi sanıyor." dedi.
Kuzunun ayakları parkede yürürken kaydığı için çorap giydirdiğini aktaran Koç, "Üzerine giysi giydiriyorum. Boncuk yaptım, süsledim. Böyle şeyleri seviyorum." ifadesini kullandı.
Koç, odanın bir köşesine kuzunun uyuması için koli koyduğunu ancak hayvanın onun içerisinde durmadığını belirterek, "Bizden ayrılmadı ve sürekli yanımıza geldi. Yanımızda yer yapıyorum, orada yatıyor, yalnız yatmıyor." şeklinde konuştu.
Evde geçirdikleri zamanın haricinde dışarıya da beraber çıktıklarına işaret eden Koç, "Evde canımız sıkılınca alıp markete götürüyorum. Markette herkes, 'Fotoğraf çekebilir miyiz abla?, 'Kucağımıza alabilir miyiz?' diye soruyor. Çok seviyorlar. Yolda giderken karşıdan karşıya geçemiyorum, 'Abla az sevebilir miyiz, bakabilir miyiz, nereden aldın, nasıl aldın, nasıl bakıyorsun?' diye soruyorlar. Ben de anlatıyorum." dedi.