Bir mahkeme arıyorum

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs, tutuklu bulunduğu Tokat Cezaevi’nden Gazete Duvar için yazdığı mektubunda, Tokat, Bitlis ve Ankara Mahkemeleri’nin yetkisizlik kararı verdiği dosyasının Yargıtay’da beklediğini hatırlatarak “Belli ki ağır siyasi baskı altındaki yargı, biz HDP’lileri referanduma kadar içeride tutma talimatı almış” diye yazdı.

Alp Altınörs *

Tutsaklığımın 6 ayı geride kaldı. Yatıyorum Tokat Kalesi’nde. Cumhuriyet gazetesinin editörleri, yazarları, muhabirleri iddianame bekliyor. Benimse bir iddianamem var. Bilmem kendimi şanslı mı saymalıyım! Eski bir Anadolu deyişidir, “Üç şahit bul adam astırırsın” derler. Benim iddianamem de tehdit ve şantaj altındaki üç talebeye hakkımda söyletilmiş yalanlardan ibaret. Ben de bu yalanları çürütebileceğim bir mahkeme arıyorum. Dosyam önce Tokat’tan yetkisizlik kararı ile Bitlis’e gönderildi. Bitlis Mahkemesi ise iddialar tümüyle Bitlis ile ilgili olduğu halde yine yetkisizlik kararıyla dosyamı Ankara’ya yolladı. Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi de 10 Mart’ta bir yetkisizlik kararı daha vererek dosyamı Yargıtay’a yolladı. Böylece ‘olağanüstü hal’in olağanüstü yargısı beni mahkemeye çıkarmaksızın hapiste tutmanın bir yolunu icat etmiş oldu. Belli ki ağır siyasi baskı altındaki yargı, biz HDP’lileri referanduma kadar içeride tutma talimatı almış. İdris Baluken’in mahkemeden tahliye olduğu halde pek görülmeyen bir uygulama ile tekrar tutuklanması bunu herkese hissettirmiş olmalı.

Hapishaneler umut fabrikaları gibi. Siyasi tutsaklar ise umut işçisi. Bu umut işçileri referanduma kadar toplumla buluşturulmamalı. Baskılara göğüs germişliğin, başı dik girip başı dik çıkmışlığın manevi gücü halk kitlelerine sirayet etmemeli. İşte eş genel başkanlarından MYK üyelerine, milletvekillerinden il-ilçe eş başkanlarına kadar boylu boyunca bir parti hapiste.

“Seni başkan yaptırmayacağız” diyen parti hapisteyken başkanlık referandumu yapılıyor. Eş Genel Başkanımız Sayın Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği, yetmedi parti üyeliği düşürülüyor. Onun şahsında kadınlara, emekçilere, Türk halkının demokratik ve sosyalist kesimlerine “muhtar bile olamaz” mesajı veriliyor. İnanıyorum ki halklarımız bu fermanları 16 Nisan’da yırtıp atacaktır. O güne değin bizler umut fabrikalarında umut işçiliğine devam edeceğiz. “Büyük insanlık” için üretmeye, unvana sığmayan sözleri biriktirmeye devam ediyoruz; kapılarımıza vurulan kilitleri er geçen kıracak olan halklarımıza armağan etmek üzere.

Sokaklardaki insanlarımıza, referandum mücadelesinde başarılar diliyorum. Unutmayın, tarih yapıyoruz. İçeride, dışarıda, derste, sırada, mahallede, köyde, fabrikada… Ve tarih biz nasıl yaparsak öyle olacak.


*HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı, 8 Eylül 2016’da gözaltına alındı, 16 Eylül 2016’da tutuklandı. 7 aydır cezaevinde. Tokat T Tipi Cezaevi A-1-4 Çamlıbel / Tokat


* Bu metinde yer alan fikirler yazarına aittir. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.