Yazar/yönetmen Anthony Lucero Suşi Serüvenim filmini çekmeye yönelten düşüncenin, yaşantısında hiç kadın ‘suşi şefi’ne rastlamadığı gerçeği olduğunu söyler. Yine de dikkat, Lucero’nun başka bir amacı daha vardır…
Sinemanın acı kaybı:Erden Kral
sinemamızda Kanal, Bereketli TopraklarÜzerinde, Hakkâri'de Bir Mevsim, Mavi
Sürgün…gibi filmleriyle hatırlanacak. Birlikte olduğumuz bir ay
önce-İzmir’de ‘artık film yapmayacağım Oğuz’ demişti. Ben de ‘hani
setlerde ölmek istiyordun?’ yanıtını vermiştim. Kafasındaki ve
kalbindeki sette vefat etti. Unutmayacağız…”
‘Yüzyılın şefi' olarak gösterilen Joël Robuchon -yaşamını
kaybetmeden önce- dünyaya suşinin bir sanat olduğunu Jiro Ono’nun
öğrettiğinden söz etmişti. Suşi zaman içinde Japonya’daki gerçeği
“çiğ balıkla yapılan yiyecek” anlamına mesafe koydu. Üzerine
düzinelerce kitap yazıldı, az sayıda da olsa suşiyi merkeze alan
filmler yapıldı. Üstelik birinin yazar/yönetmeni Japon asıllı da
değil, Oakland-California doğumlu Anthony Lucero…
Lucero, bir restoranda bulaşıkçı olarak çalışan Fransız-genç bir
kadının önüne çıkan engelleri aşarak ünlü bir şef olmasının
hikayesini yazmak istemiş önce… Böyle bir kadının başarısına ilgi
duyulacağını düşünmüş.
Senaryo yazarken yapılması gereken nedir? Kahramanın yaşamının
bağlarını kırarak, saklı yönlerini açığa çıkaracak yolculuğu (bkz.
Joseph Campbell-Kahramanın Sonsuz Yolculuğu) başlatmak… Belki
bulaşıkçılık yapmamıştır ama Le Cordon Bleu Paris Institute’den
mezun olduktan sonra Paris'teki Welwitsch restoranının şefi ve
sahibi olan Patricia Martins ya da yemek
yazarı-şef Rachel Khoo, iki Michelin yıldızlı
Hélène
Darroze örneğindeki gibi kadınların başarıya giden
yolculuğu neden senaryolaşmasın ki?
Ama Anthony Lucero hızla düşüncesini değiştirir, Meksika asıllı,
eşinden ayrılmış, küçük kızı ve hasta babasıyla yaşayan Juana’yı
Suşi
Serüvenim/East Side
Sushi (2014) filminin kahramanı yapar. Paralarını soygunda
kaptıran işsiz Juana, önüne çıkan ilk fırsat, bir Japon
restorandaki bulaşıkta yıkayacak hizmetli işinin üzerine atlar.
Arzu ederseniz bakın…
Suşi Serüvenim: East Side Sushi (2014)
Yazar/yönetmen Anthony Lucero ‘Suşi Serüvenim’ filmini çekmeye
yönelten düşüncenin, yaşantısında hiç kadın ‘suşi şefi’ne
rastlamadığı gerçeği olduğunu söyler. Yine de dikkat, Lucero’nun
başka bir amacı daha vardır. Latin Juana ile birçok toplumda ve
tabii ki hala ‘beyazların imparatorluğu’ ABD’de şiddetle sarmal
süregitmekte olan ‘ulusal köken ve cinsiyet ayrımcılığı’ üzerine
düşünülmesini sağlamak.
Zorluklarla sınanırken Juana’nın karşısına iki insan çıkar. Biri
‘dost’ Japon şef Aki, diğeri ‘düşmanca
tutumuyla’ ve salt kadın olduğu için önüne yasaklar koyan
patronu Mr. Yoshide… Yin ile Yang
gibi yan yana duran bu iki insan Lucero’nun anlatımına fazlasıyla
yardımcı olacaktır.
Yazar/yönetmen Anthony Lucero Suşi Serüvenim filminin
çekiminde.
Kurmaca yaşamın kahramanı Juana’nın hikayesini şimdilik bir yana
bırakalım.
Gerçek yaşamda Jiro Ono tam 97 yaşında ve hala ıtamae (kesme
tahtası) önündedir, ama aynı zamanda ‘ıtamae’ dir… Çünkü ‘ıtamae’
aynı zamanda yaşamını suşi sanatına adamış, usta şefe verilen
ünvandır. (Yoksa Jiro Ono’ya ‘ıtamae’lerin ‘ıtamae’si mi demek
gerekir?..) Jiro’nun sahip olduğu mütevazi ama
Micheline yıldızlı suşi lokantası Sukiyabashi Jiro’dan geçen hafta
yazımda söz etmiştim. Bir gerçek ise, Jiro Ono’nun hiç de Micheline
yıldız beklentisi ya da düşü olmadan üç yıldıza sahip olması. Yemek
yazarı Masuhiro Yamamoto, “Jiroüç yıldız
aldığında herkes çokşaşırdı, lokantada sadece on
oturma yeni vardı… Lavabo lokantanın dışındaydı,
dünyada burası gibi üç yıldızlı lokanta yok.” diyecektir.
Ve Michelin denetçileri, “kaç defa ziyaret edip
yediğimizönemli değil.
Jiro’da suşi her zaman inanılmaz lezzet ve tadda,
üç yıldız lokantanın hakettiği seviyeye en uygunu…”
açıklamasını yapar.
Jiro Dreams of Sushi (2012) belgesel filminde her gün
aynı rutini yaşayan, suşi hazırlıklarını kontrol eden ve servisten
önce mutlaka tadan Jiro Ono’nun işle bütünleşen dünyasını, çalışma
disiplinini, Tsukiji balık marketi gibi alışveriş yaptığı yerleri,
uzun yıllar sürecek çıraklarla ilişkisini öğrenmek
mümkün.
Jiro Ono küçük yaşta ailesiyle (sağda annesinin
kucağında)
Meksikalı Juana’nın ise önünde yılları ve sabrı da yoktur.
Tam zamanlı, yeni bir işin peşine düşer. Semtindeki suşi
restoranı Osaka’nın camında gördüğü ‘yardımcı eleman aranıyor’
ilanı imdadına yetişir. Görüştüğü Mrs. Yoshide
karşılaşacağı ön yargıların, önüne hep çıkacak duvarların ilk
habercisi olacaktır. 25 kiloluk pirinç torbalarını
kaldıramayacağı için asla kadın çalışan almak istemediğini söylese
de Juana ısrar eder:
“Kızım 26 kilo ve onu
saatlerce taşıyabilirim…Çöpçıkarmak, mutfak temizliği, bulaşık dahil her işi
yaparım, yapamazsam, beni hemen kovun inanın
kırılmam.”
Suşi Serüvenim: East Side Sushi'de Juana, küçük kızı ve
babası ile yaşam zorluklarına direniyor.
Frida Kahlo’yu çağrıştıran Latin kadın kararlılığıyla girdiği bu
yerde Japon, Koreli şeflerle tanıştığı gün sadece tempura,
teriyaki, miso çorbasının vb.’nin yapıldığı mutfağın değil, halde
balık seçiminden suşilerin hazırlanışına bir başka kültürün
kapısını aralayıp içine girdiğini fark edecektir. Birkaç gün sonra
mutfakta yaptığı yardımla şef Aki’nin gözüne girecek, tabak-bardak
yıkama işini başkasına bırakacaktır.
Jiro Ono üzerine çekilen belgesel hayal ettiklerini gerçek
yapmış, hayatı doğru yaşamaya, mükemmelliğe kendini adamış bir
insanın canlı portresidir.
Latin yemek kültürüyle büyüyen Juana kendine yabancı da olsa
chopstick kullanmayı, pirinç sirkesi ve şeker ile tatlandırılarak
haşlanmış pirinç (şari) üstüne veya içine balık, deniz
ürünleri ya da sebze gibi malzemeleri (neta) kullanarak yapılan
suşiyi biraz wasabi ve soya sosunun karışımına batırarak - kendi
mutfaklarındaki Jalapeno sos yerine- lezzetlendirmeyi öğrenir.
Juana'nın (Diana Elizabeth Torres )suşi sanatını
öğrenmesinde en büyük yardımı gerçek dostu şef Aki (Yutaka
Takeuchi) yapacaktır
Juana’nın babasına gelince, kızının evde denediği suşilerde
yılan balığı, yengeç vb’nin kullanıldığını görünce ağzına
koymayacaktır. Onun iştahını kabartan yiyecek ‘taco’dur.
Juana’nın yapacağı tek şey, patronunun onu hapsettiği mutfaktan
gizlice de olsa suşi bara adım atmak, şef Aki’den suşi yapmanın
sırlarını öğrenmektir. Suşi bilgisini ilerleten ve hatta kendi
tarifi suşi yapmayı bile beceren (Mayan Sun Roll) Juana,
restorandan ayrılan bir şefin yerine aday olduğunda etnik/cinsiyet
ayırımı duvarına bir kez daha çarpar. * Ve öfke dolu, kalbi kırık
restorandan ayrılır.
Sonraki günlerdeki işi araba yıkayıcılığıdır; televizyon
ekranında rastladığı ve naklen yayınlanacak para ödüllü ‘şuşi
şampiyonları’ yarışması da usta suşi şeflerle karşı karşıya
geleceği için umut verici değildir. Ama babasının öğüdünü
dinler:
“Onları kendi oyununda yenemiyorsan sen
de kendi oyununda yenersin.”
Kendi tarifi olan Latin yemek kültüründen esin suşi “The Green
Diablo Roll/Yeşil Şeytan Rulosu” jüri üyelerince çok beğenilse de,
ancak ikinciliğe layık görülecektir.
Hem Latin kökenli, hem kadın olmasının duvarı zaten yarışma
başlangıcında örülmüştür. Sevgili dostum Ömer Tecimer’i anımsadım:
“Ödül…bilgiye ulaşma olabileceği gibi iç huzuru, gerçek
aşkı bulmak gibi zihinsel-duygusal biçimde de
gerçekleşebilir.” **
Juana'nın (Diana Elizabeth Torres) tek çıkış yolu TV'de
naklen yayınlanacak suşi şampiyonları yarışmasını Latin esini
suşisini yaparak kazanmaktır.
Çeşitli festivallerde en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi
senaryo gibi yirmiyi aşkın ödül alan, eleştirmenlerce Hollywood
klişesi olmadığı için kutlanan filmin yönetmeni Anthony Lucero
‘kahramanının yolculuğu’nu hemen bitirmeyecektir. İzleyici için
‘erginlenen’ Juana’nın patronu Mr. Yoshide’nin de isteğiyle
restorana dönmesi ve üstelik suşi barda şef olarak yerini
almasından daha büyük ödül ne olabilir?
Jiro Ono ödülünü çoktan almıştır, kendi mekanını açma iznini
verdiği oğlu Takashi Michelin 2 yıldızı ile ödüllenmiştir. Ve
ilerleyen yaşına dek balık pazarına bizzat giden Jiro, bu işi uzun
zaman önce oğullarından Yoshikazu’ya bırakacaktır… Dilerim en
önemli nedeni mavi yüzgeçli orkinosların aşırı avlanmasından
duyduğu -bazı toplantılarda dile getirdiği- rahatsızlıktır.
WWF ne diyordu tüm dünyaya sık sık yaptığı çağrıda: “Mavi
Yüzgeçli Atlantik Orkinoslarını Kurtarın!”
WWF çağırıyor, "Mavi Yüzgeçli Atlantik
Orkinoslarını Kurtarın!"
Anthony Lucero sonuçta yukarıda belirttiklerimden daha farklı
bir iş daha yapmıştır. Belki de tükenmekte olan bu özel balığın
şansı Juana’nın yaptığı gibi, her ülkedeki, her kentteki şefin
sunumu ‘çiğ ton balıksız’ suşileri olacaktır…
Lucero’nun filminin ilk gösteriminden günümüze Juana’nın adını
verdiği California Roll (avokado, yengeç eti, balık, salatalık),
bir türevi Philadelphia Roll (kızarmış somon ile),
Rock-N-Roll (somon tartar, salatalık, balık, avokado vb.) yanı ara
Mango Roll (dışı mango-tobiko), Samurai Roll (kızarmış
karidesli) ya da gittikçe çeşitlenen vegan suşiler (avokado,
havuç, salatalık, kuşkonmaz), tabii ki bizden bile eklenen çiğ
balıksız, asma/lahana yapraklı/patlıcan kabuklu/yufkalı
suşiler (Refika kutu ton balığı, kavun, kaju fıstığı vs. koyuyordu)
damak tadı kültürünü bir başka yere taşıyor. Eric K.
Arnold-Oakulture’de ‘Suşi Serüvenim’ filmini
izledikten sonraki yazısında şunu söylüyordu,
hoşuma gitmişti:
"Yemek meraklıları,özellikle suşi
meraklıları, yapışkan pirinç ile yapılan bu yeni lezzeti elbet
keşfedecekler. Yine de belirtmeli ki, bu filmi izlemenin
zorluğu güçlü bir bir suşi yeme isteği
yaratması... Önceden belirtmeliyim film sonrası da
favoriniz bir suşi restorana hemen koşma isteği
uyandırması…”***
Bırakalım yüz düşünce yarışsın, yüzlerce çeşit suşi yapılsın!
(Ünlü slogandan esin.) Yeter ki, mavi yüzgeçli ton
balıkları denizlerde özgürce yaşasın!
Hiroshige'nin suşi çizimi, Edo dönemi (MS 1603 -
1868)
Pirinçleri bol suyla yıkayıp nişastasını
akıtın, bir tencereye alıp pişirin, dinlendirin.
Pirinç sirkesi, şeker ve tuzu ılık suda
karıştırıpüzerine ekleyin. Suşi
matının üzerine Nori yaprağı/yosun parlak kısmı alta
yerleştirin.Pirinci yosunun üzerine yayın, üzerineönceden soya sosu ile terbiye edilmiş mantarları,
ardından avocado ve Jalapone biber dilimlerini yerleştirin.
Suşi matıyla sardıktan sonra açarak üzerine bu
kez somon dilimlerini yerleştirin ve son kez
közlenmiş, soyulmuş temizlenmiş Poblano biber ile
rulo yapın. Suşinizi dilimleyin. Wasabi ve zencefil turşusu ile
servis yapabilirsiniz. (Pablano yerine ülkemizde satılan
İri Marconi Biberya da yine
közlenmeye uygun iri biber
kullanabilirsiniz.)
*TokyoSushi Academy'de öğretmen olan
Fumimasa Murakami, suşi şeflerinin yüzde 10'undan daha azını
kadınların oluşturduğuna inanıyor. Kadınların aşçı
olabileceği düşüncesine karşı hala çok fazla
tepki olduğunu söylüyor.(…)
Suşi şefi Yuki Noguchi,"Suşi şefleri akşam
çalışıyor, bu yüzden kadınlar için zor.” gerekçesini ileri
sürüyor.
**Tecimer, Ömer (2005). Sinema
Modern Mitoloji, İstanbul: Plan B
Yayıncılık
Filmler:Jiro Dreams of Sushi
(2011), (Belgesel film), Yönetmen: David Gelb
SuşiSerüvenim/East
Side Sushi (2014), (Kurmaca), Yönetmen:
Anthony Lucero, Yazar: Anthony Lucero, Oyuncular: Diana Elizabeth
Torres, Yutaka Takeuchi, Rodrigo Duarte Clark