Yunanistan'da gözaltında öldürülen Büyüksu'nun ailesinden adalet çağrısı

Türkiye’den Yunanistan’a düzensiz yollarla geçen ve Yunanistan'da gördüğü işkence sonucu hayatını kaybettiği iddia edilen Barış Büyüksu'nun ailesi, adalet talebinde bulundu.

Abone ol

İZMİR - Türkiye’den Yunanistan’a düzensiz yollarla geçen Barış Büyüksu’nun Yunanistan'da gördüğü işkence yüzünden yaşamını yitirdiği iddia edildi. Büyüksu'nun ailesi bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. İHD'li yöneticilerin de katıldığı toplantıda konuşan Barış Büyüksu'nun kardeşi Dilan Bıyık, eylül ayı sonlarında Yunanistan'a geçen ağabeyinin Kos Adası'ndan Atina'ya oradan da Fransa'ya gitmek isterken gözaltına alındığını belirtti.

21 Ekim günü Kos Limanı'nda yakalanan 16 Filistinli mültecinin Büyüksu'nun tutulduğu yere götürüldüğünü ve onların ifadesine göre Büyüksu'ya elektrikli işkence yapıldığını dile getiren Bıyık, işkencenin savcılık ifadelerine de yansıdığını ifade etti.

'TÜM AVRUPA VE İNSANLIK SORUMLU'

Muğla Adli Tıp Kurumu'ndan ön otopsi raporu çıktığını ancak kesin ölüm nedeninin belirlenemediğini söyleyen Bıyık, Türkiye devleti yetkililerinden kendileri ile görüşen kimse olmadığını söyledi. Yunanistan'ın tavrının insan haklarına aykırı olduğunu ifade eden Bıyık, davaya sahip çıkılması çağrısında bulundu. Baba Reyis Büyüksu da oğlu Barış Büyüksu'nun öldürülmesinden tüm Avrupa ve insanlığın sorumlu olduğunu vurgularken, anne Saime Büyüksu ise "Oğlumun kanı yerde kalmasın" diyerek adalet talebinde bulundu.

'TÜRKİYE VE YUNANİSTAN GEREKLİ YARGILAMALARI YAPMALIDIR'

İHD İzmir Şubesi Sekreteri Avukat Ali Aydın ise ön otopsi raporuna göre Büyüksu'nun vücudunda kesik çizgilerinin olduğuna ve göğsünde 20 santimetre çapında morlukların oluştuğuna dikkat çekerek, işkencenin boyutunun ağır olduğunu dile getirdi. Detaylı otopsi raporunun çıkmasının ardından Muğla'da bir yargılama sürecinin başlayacağını belirten Aydın, aynı sürecin Yunanistan'da da işlemesi için çabalayacaklarını dile getirdi. "Yunanistan ve Türkiye hükümetleri bu olayla ilgili tüm delilleri açığa çıkarmalı ve gerekli yargılamaları yapmalıdır" diyen Aydın, davayı İHD ve Yunanistan'da bulunan Midilli Göçmenler Dayanışması, Midilli Hukukçular Birliği'nin de sahipleneceğini vurguladı.