Yılmaz Güney davası yeniden görülebilir mi?

Farah Zeynep Abdullah'ın başlattığı ve aylardır süren Yılmaz Güney tartışmasının ardından ailesi Hakim Sefa Mutlu'nun mezarının açılması için başvuru yaptı. İsmail Saymaz mahkeme kararını hatırlattı.

Abone ol

DUVAR - Yılmaz Güney'in 38. ölüm yıl dönümünde başlayan Hakim Sefa Mutlu'yu öldürmesinin üzerine başlayan tartışmalar etkisini sürdürürken ailesi, Mutlu'nun mezarının açılması için başvuru yaptı. 

Güney’in eşi Fatma, kızı Güney ve oğlu Yılmaz Pütün geçen hafta avukatları mahkemeye başvurarak davanın yeniden görülmesini ve Mutlu’nun mezarının açılıp otopsi yapılması istedi.

Sözcü yazarı İsmail Saymaz, köşesinde Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 1976 tarihli kararını hatırlatarak ailenin davanın yeniden görülme isteğinin nedenlerini ifade etti. 

Saymaz'ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

"Dilekçeye göre Mutlu, o gece alkolün etkisi altındaydı. Mutlu ve Yumurtalık Savcı Yardımcısı Tuncer Aslan’ın yakınları Güney’e dört kez hücum etti. Silah, dördüncü saldırıda ateşlendi. Güney, olay anında hem 20 santimetrelik boy farkından hem de 60 santimetrelik merdivenden ötürü 80 santimetre yükseklikteydi. Kurşun yukarıdan aşağıya inmiş olmalıydı. Ancak Adli Tıp raporunda, “Atışın aşağıdan yukarıya veya en fazla yere paralel seviyeden yapıldığı balistik ve geometrik tespitlerden anlaşılmaktadır. Kafatasının giriş deliğinin geometrik şekli tespit edilerek, atış meyli ve istikametinin tespiti mümkün olabilir” dendi.

Mahkemenin ilk önce Mutlu’nun nerede gömülü olduğunu sorsa da daha sonra mezarın açılmasından vazgeçtiğini kaydeden Saymaz, ailenin dilekçesinde olayın Güney kendini savunurken meydana geldiği ileri sürüldüğü, Mutlu sandalyeyle hücum edince Güney’in kolundan yaralandığı, dengesi bozulduğu için silahın istek dışı ateşlendiği savunulduğunu yazdı.

'TÜRKİYE ADINA BÜYÜK BİR SINAVDIR'

“Güney’in sandalyeyle saldıran maktule karşı savunmadayken darbe alması sonucunda elindeki silahın patladığını, hedef gözeterek ateş etmiş olmasının kurşunun giriş yönü bakımından mümkün olmadığını, dolayısıyla kasten öldürme suçunu işlemediğini ortaya koyacak bir karar, katil addedilmesinin, hatta maktulü yargıç olduğu için öldürdüğüne dek varan çirkin iftiraların önüne geçecektir. Bu iftiralar, Güney’in ailesi ve avukatlarına dahi katil iması yapılmasına dayanak edilmektedir.”

“49 yıl önce oluşturulan ‘Yılmaz Güney Katildir Mahkemesi’ Güney’in yaşamını ve sinemaya vereceği nice eserleri bizlerden çaldı. Yaşamının son bulmasının müsebbibi olan bu karar ile yüzleşmek Türkiye adına büyük bir sınavdır.” (YAZININ TAMAMI)