Selim Temo

stemo@gazeteduvar.com.tr
TÜM YAZILARI
Mehmed Uzun: Benim Yazarım Selim Temo’nun 14 yıl önce vefat eden Mehmed Uzun hakkında 13 yıl önce kaleme aldığı yazıyı, küçük değişiklik ve eklemelerle yeniden yayımlıyoruz.
Galata’nın fethi Türk-İslamcı ideolojinin Ayasofya’da namaz gibi Taksim’e cami hülyası da gerçekleşmiş oldu. Kalata’daki “Frengî şiveli Tersâ”, yerini şarkî şiveli Müselmana terk etti. Kıyyım estetiğine giriş Re-colonisation, kitschli kurabiye kıvamındaki ideolojisinden neşet eden bir peyzaj terörüne dayanır ve dört malzeme ile uygulanır: Beton, demir, ışık ve ses.
Hem sürgün, hem parasız, hem yatılı Cemal Süreya’nın şiirlerine yansıyan kodlar, çok daha görünmez kılınmıştır. Dêrsîm katliamını yaşamış bir nüfusun içinden gelmiştir o, bu yüzden onun, deyim yerindeyse, takkıyesi, çok daha derinlerdedir. Burada okuyabildiğimiz ilk kod, “Göç” sözcüğü ve türevleridir. Kürtçe ezan, Kürtçe salâ, Kürtçe mevlit Cumhuriyet Türkçesine çevrilen ezan sonra Arapçaya döndü. Pek bahsedilmeyen salâ da aynı Türkçeye çevrilmişti ve öyle kaldı. Yani bir Kürt öldüğünde salâsı Türkçe okunuyor. Kürtçe bölümde Kürtçe yasağı Açıklama yapan Dicle Üniversitesi, “Bütün Kürtçe birimlerimizin öğretim dili, Türkçedir” demiş. Eh biz ne deduk! Bir düşülke olarak Şirinler Bu distopik günlerde ütopyadan bahsetmek giderek zorlaşıyor. Üstelik her şeyin beteri geleceğe yerleşmiş gibi görünüyor. Ama ütopya da geleceğe yerleşmiş bir şeydir ve gerçekleşmiş ütopyalar da vardır, “Şirinler” gibi. Aşağıda, onlarla ilgili 1999 tarihli yazımı paylaşıyorum. Eğer haylaz yetişkinler olursak belki Şirinler gibi bir ütopyayı bile gerçekleştirebiliriz! Xêro’dan Hayri’ye Geçmişinden soyunacak, o kıvırcık gülüşü arkasında bırakacak, “ben”inden kurtulacak, ulusalcı estetikle türkü okuyacak, Anadolu Rockçı şalvarı giyecek ve artık beyaz olduğunu sanacak. Gerçeğin yarısı Özgür Ülke yerinde değildi! Bombayla darmadağın edilmişti. Özgür Ülke’nin külleri İstanbul’un üstüne yağıyordu. Tercih kılavuzu Üstümdeki camı açıp aşağıya sarkarak o Êzdîlere “ben de sizdenim” diye bağırmak istiyordum, “ben de sizdenim, ben de sizdenim...” Önce birer enstitü alır mıyız? Devlet aklı, Kürtlerin baki olan ulusal-demokratik hak taleplerinin bir iki yansımasını birkaç taşralı işgüzârın insafına terk edemez. Aksi takdirde yarın öbür gün bir “normalleşme” olduğunda kimseyi vaat ettiği hiçbir şeye ikna edemez! İmza serüvenim Zaten Barış İçin Akademisyenler’e (BAK) en çok saldıran okulların idareleriyle Gülenciler arasındaki güçlü bağ dikkat çekici! Yıkımın mimarı Ona iyi diyor, buna mükemmel diyor, şuna âlâ diyor, ona yahşi diyor, dünyayı magnetosfere kadar iyimserlikle dolduruyor. Veda: Kalemin iştahı Kalemin bir iştahı var. Kalemin iştahı, birilerinin canını yakma sınırına varamaz. Kalem kaderi yazar, yazı ise alında parlar. Antalya’nın 'kuyruklu Kürtleri' Bazı kaymakamlar tarihçi ve dilbilimcidir! İki akademisyendeki bilimsel kafanın aynısından kaymakamda da var tabii. Ankara’nın fethinde Kürtler Bugün Seloları rehin alan Ankara’nın Müslümanların eline geçmesinde Seloların atalarının önemli bir rolü vardır. Birkaç değini Yine sormalı o zaman: Xanî Araplardan Gürcülere mi demek istemişti yoksa Arap ülkesinden Gurgan’a mı? Aydın: Her şeyi çocukluktan öğrenebilirim Mehmet Said Aydın’la, edebiyat hayatı ve yeni kitabı Dedemin Definesi hakkında konuştuk. Aydın, "Çocukluğu, “çocukluk etmek”teki haliyle de çok seviyorum. O yaşlarda her şey daha büyük görünüyor insanın gözüne" dedi. Derkenara yazılsın Ne kadar sündürülürse sündürülsün diyecek az şey var artık. İktidar ayıklananlarda çünkü. Bir kitap, bir tarih Sosyal bilimcilerin II. Mahmut dönemine irca edip vurgulamaya pek bayıldıkları merkezîleştirme siyasetini söz konusu döneme taşımak mümkündür. Yaygın anlatı Kemalizm, Marksizm, İslamcılık ya da Tahirizm ile gerçeklik uyuşmuyordu, en az nispeten karşı olunan anlayış kadar. Kasım tezleri Siyah rujun iyi bir fikir olmadığını düşünürüm. Zaten “rouge” Fransızcada kırmızı demek. En iyisi kırmızı. Ahmed Arif ve 34. kurşun Roboskî’de hemen ve yine aklımıza geldi. Bu tür şiirler sadece geçmişi değil, geleceği de tanımlar çünkü; değişmeyen, değişmek bilmeyen geleceği. Rüstem ile Rüstemo Antropoloji yüzeyde, arkeoloji derinde, politika her yerde, poetika ise şiirin içindedir. Dağ ve dili 2006’da bir bahar sabahı o dağa karşı uyandım. Dağın kendini nadiren gösterdiği sabahlardan biriydi. Mardin’de bir sahaf Bir yaşanmışlık var, her bir sayfanın hayata değdiği bir yer, dünyaya dediği bir söz olmuş çünkü. O zaman her eski kitap bize geçmişten gönderilen bir mektuptur. 11 yıl sonra Günler günlere ulanırken erimeye başladın, yorgun bir çiçek gibi önce taç yaprakların soldu, boynun büküldü, renklerin kenarlarına döküldü. Ekim tezleri Zenginler Ramazan ayında Ramazan menüsü yiyip yoksullara Ramazan paketi alırlar. Mem’in Guernica’sı Mem Ararat’ın müziği, insanın tarihe mahcup olmamak için kulak vermesi gereken hafızanın şiiridir. O müziğin içinde bir güvercinin kanat sesi yankılanır. Tarihin iktidarı, iktidarın tarihi Bir noktadan sonra anlattıkları, daha doğrusu örttükleri şeye değil, üslûba bakıyor insan. Akademik dil, etik ve yaklaşımı filan geçelim, soru çok doğrudan: İnsan nasıl bu kadar kolay yalan söyler?