Ünsal Ban'ın ifadesi ortaya çıktı: Videoyu Peker'e göndermedim, tweeti kaldırması için görüştüm

Eşi AK Partili vekil Zehra Taşkesenlioğlu'yla tartıştığı videoyu Sedat Peker'e gönderdiği suçlamasını reddeden Ünsal Ban, "Peker'den tweeti kaldırmasını istedim, bir netice elde edemedim" dedi.

Abone ol

DUVAR - Organize suç örgütü liderliğinden aranan Sedat Peker'in yolsuzluk iddialarında adı geçen ve eşi AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu'yla tartıştığı videoyu Peker'e gönderdiği suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan eski Türk Hava Kurumu (THK) Üniversitesi Rektörü Ünsal Ban'ın ifadesi ortaya çıktı.

'ÖLÜMLE TEHDİT ETTİ, BIÇAKLA SALDIRDI'

T24'ten Asuman Aranca'nın haberine göre, Ünsal Ban, boşanmak aşamasında olduğu Zehra Taşkesenlioğlu'nun kendisini ölümle tehdit ettiğini, karnına bıçak dayayıp odaya kilitlediğini iddia etti.

Suçlamaları reddeden Ban, ifadesinde şunları söyledi:

"Sedat Peker ile herhangi bir tanışıklığım yoktur. Sedat Peker (Deli Çavuş) isimli Twitter sayfasından beni, eşimi ve Ali Fuat’ı eleştiren bir tweet vardı. Bu tweetten sonra aile huzurumuz bozuldu. Bu tweetten 2 gün sonra eşim bana bıçakla saldırdı. Aile birliği ve huzuru için bir suç duyurusunda bulunmamıştım. Eşim bıçak ile yatak odasına girdi. 'Seni öldüreceğim' dedi. Telefonumu aldı. Balkondan telefonumu aşağıya attı. Ben bu sırada aşağıya koştum o da koştu ve telefonu aldı. Tekrar mutfağa koştu 2. bıçağı da eline aldı. 2 bıçağı da benim karnıma dayayarak 'Seni öldüreceğim' dedi. Ben de 'Öldür o zaman' dedim. Sağ ve sol kolumda hafif çizikler meydana geldi. Ben de bu esnada eşime sakinleş seni çekiyorum dedim. Kendisini çektiğimden haberdardı. Nedeni 'Artık seni ve kendimi öldüreceğim' demesiydi. Yatak odasının kapısı hala kırıktır. Çünkü yatak odasının kapısını 3-4 saat kilitlemiştir. Beni 3-4 gün daha ölümle tehdit etti."

'PEKER TWEETİN KALDIRILMASI İSTEĞİMİ REDDETTİ'

Tweeti kaldırması için Sedat Peker'e ulaştığını belirten Ban, "Ben aile huzurumuzun biraz toparlanabilmesi amacıyla sürekli Deli Çavuş isimli hesaba ulaşmaya çalışarak tweetin kaldırılmasını istedim. Belli bir süre sonra Face Time üzerinden +1 ile başlayan tanımadığım bir numara tarafından sesli Facetime ile arandım. Telefondaki kişi kendisinin Sedat Peker olduğunu söyledi. Durumu anlattım" dedi.

Peker'in tweeti silmeyeceğini söylediğini aktaran Ban, şöyle devam etti:

"Kendisi 'Bu bilgilerin doğru olduğuna inanıyorum, o yüzden bu tweeti kaldırmayacağım' dedi. Ama ben kaldırması için DM’den yazmaya iletişim kurmaya çalıştım. Ancak bir 10-15 gün süre geçtikten sonra beni görüntülü olarak Facetime'den aradı. Kendisine durumu tekrar anlattım. Kendisi de olayların Zehra hanımın benimle evlenmediği dönemdeki olaylar olduğunu anlattı. Aralarında Whatsapp yazışmaları olduğunu ve yine bir şey yapmayacağını ifade etti. Son görüşmede 'Büyük bir vebal alıyorsunuz, bu birçok insanı üzen bir durum' dedim yine zorladım. Fakat yine bir netice elde edemedim. Benim tek amacım o tweetin silinmesiydi. Ben videoyu da kaydederken eşime söyledim. Videoyu kaydettiğimi kabul ediyorum. Ancak bu videoyu kesinlikle ben yaymadım."

'YURT DIŞINA KAÇMAYA ÇALIŞMADIM, BOTLA GEZECEKTİK'

"Eşim bana maddi ve manevi toplam 70 milyon TL’lik boşanma davası açtı. Ben bu bilgiyi sadece telefonuma gelen bilgilendirme mesajı ile öğrendim" diyen Ban, "Tarafıma atılan iftiralara tepki olarak hesabımdan söz konusu tweetleri attım. Ben bunları yaymadım, hiç kimseye vermedim. Deli Çavuş ya da herhangi bir hesap ile de bu bilgileri ve videoyu kesinlikle paylaşmadım. Ben hiçbir örgüte üye değilim. Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme veya üye olma suçunu da kabul etmiyorum. Benim ne örgütle ne Sedat Peker ile bir alakam yoktur" ifadelerini kullandı.

Yurt dışına kaçmaya çalışmadığını savunan Ünsal Ban, "Basında kaçmaya çalışırken yakalandığım servis edilmiştir. Kaçacak olsam elimde yeşil pasaportum ve diplomatik pasaportum vardır. Ben öyle bir şey yapacak olsam Ankara’da veya İstanbul’da uçağa biner ve dünyanın her yerine gidebilirdim. Birçok ülkeye vizem vardır. Kaçmak gibi bir niyetim asla olmadı. Kaçacak olsam yanımda bu kadar az para bulunmazdı. Kaptan ile yaptığımız yol güzergahı planına göre Turgutreis ve Bodrum’da botla gezecektik. Oradan da araba ile İzmir’e gidecektim. Kaçacak olsam pasaport müdürlüğünden izin başvurusu yapmazdım" dedi.