Türkiye obezleşiyor mu?

Obeziteden nasıl korunmalı, Türkiye'de obeziteli sayısı artıyor mu, kadın ve erkelerde obezite riski aynı mı? Bütün bu soruları yanıtlayan Dr. Murat Girginer, "vücudumuza bir şans verelim" diyor.

Abone ol

DUVAR - Türkiye'de her iki kişiden biri obezite riskiyle karşı karşıya. Türkiye Aile Hekimliği Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (ARGEV) bu yıl ikincisi düzenlenen Aile Hekimleri Kongresi’nde Türkiye’nin Obezite Riski’ni ortaya koydu. Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri de evliliğin obeziteyi artırdığı gerçeği. Evli olanlarda obezite görülme riski bekârlara oranla 1,5 kat daha fazla.

'OBEZİTE EN ÇOK KADINLARI ETKİLEDİ'

"Her iki kişiden birinin obezite riski ile karşı karşıya’’ tespiti yapılan araştırmanın verileri Bilim Dergisi GLOBAL HEALTH’te yayınlandı.  ARGEV Obezite Araştırması’nın sonuçlarını II. Ulusal Aile Hekimleri Kongresi’nde açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre obezite görülme oranı yüzde 44. Obezite görülme riski kadınlarda erkeklere göre 1,9 kat daha fazla.  Türkiye Aile Hekimliği Araştırma Geliştirme Eğitim Vakfı (ARGEV), bu yıl ikinci kez Aile Hekimleri Kongresi’ni 700 aile hekiminin katılımıyla Antalya Titanic Deluxe Hotel’de geçekleştirdi. Bu yıl kongrenin ana teması ülkemizde görülme sıklığı her geçen gün artan obezite olarak belirlendi. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında; çarpıcı sonuçların çıktığı ‘ARGEV Obezite Araştırması’ ilk kez kamuoyu ile paylaşıldı.

ARGEV Obezite Araştırması’nın sonuçlarını ARGEV Başkanı Dr. Murat Girginer ile ARGEV Yönetim Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Olgun Göktaş, Dr. Tolunay Demirdamar ve Dr. Alp Oktay açıkladı. ARGEV’in obezite araştırmasının sonuçlarına göre; obezite en çok kadınları tehdit ediyor. Kadınlarda obezite görülme riski erkeklere kıyasla 1,9 kat daha yüksek. Araştırmanın ulaştığı bulgulardan bir diğeri ise; evli olanlarda obezite görülme riskinin bekârlara oranla 1,5 kat daha fazla olduğu.

Araştırmanın sonuçlarına göre tip II diyabet, hipertansiyon ve kolesterol hastaları obezite için risk taşıyor. Bunun yanı sıra sigara kullanan ve hipotiroidi değişkenlik gösteren bireylerde de obezite görülme sıklığı artıyor. Obezite görülme oranı hipertansiyon hastalarında 1,9, kolesterolü yüksek hastalarda 1,2 ve hipotiroidi olan hastalarda 1,2 kat daha fazladır. Sigara içen bireylerde obezite görülme sıklığı içmeyenlere göre 1,2 kat daha yüksek olurken, antidiyabetik ilaç kullananlarda 1,6 kat daha fazladır.

'SİNSİ BİR HASTALIK...'

Türkiye'de görülme sıklığı hızla artan obeziteyle ilgili ARGEV Başkanı Dr. Murat Girginer şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü’nün 2017 yılında açıkladığı rakamlara göre tüm dünyada obezite salgın bir hastalık gibi artıyor ve bu konu tüm dünyanın gündemini tehdit eden bir sağlık sorunu haline geldi. Obezite için ülkemizde şişmanlık denilip geçilebiliyor oysa obezite çok dikkat edilmesi gereken sinsi bir hastalık. İnsanların yaşam kalitesini ve yaşam süresini bile derinden etkiliyor.”

ARGEV olarak Türkiye’nin obezite tablosunu ortaya koymak üzere bir araştırma yaptıklarını belirten Dr. Girginer, bu kapsamda hem doğudan hem de batıdan yoğun göç aldığı için Türkiye’yi temsil yeteneği olan Bursa’yı örneklem aldıklarını belirtti. Girginer, toplam 17 bin 812 kişi üzerinde beden kitle indekslerini inceleyerek araştırmayı tamamladıklarını söyledi. Girginer, çalışma ile Dünya Sağlık Örgütü’nün bel çevresi kriterine göre obezite görülme oranının yüzde 44 olduğu sonucuna ulaştıklarını vurguladı. Girginer, neredeyse her iki kişiden birinin obeziteyle mücadele ettiğini ve bu durumun önüne geçilmesinin sağlıklı bir toplum için son derede kritik olduğunun altını çizdi.

Dr. Girginer, beden kitle indeksi kriterine göre obezite gelişimini etkileyen risk faktörleri arasında; yaş, cinsiyet, medeni durum, obezite öyküsü ve eğitim düzeyini sıraladı.

TAVSİYELER...

Peki obeziteden korunmak için nele yapılmalı? Dr. Girginer bu soruya ilk yapılması gerekenleri hareketsiz yaşamdan uzaklaşmak ve beslenmeye dikkat etmenin önemli olduğunu söyledi.  Girginer sözlerine şöyle devam etti: “Hareketsizlik yaşam tarzımız olmaya başladı, bunu değiştirmeli egzersizi hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz. Alışveriş merkezine arabamızı park ederken kapıya en yakın olan yeri tercih ediyoruz; oysa biraz daha geriye park edip yürüyebiliriz. Otobüsten evimizin bir durak öncesinde inip yürüyebiliriz. Bunun dışında öğünlerimizi seçerken çok dikkatli olmalıyız. Güne kahvaltı yaparak başlamak son derece önemli. Karbonhidratı öğle yemeğinde tüketmeliyiz ki gün içinde o enerjiyi yakmak için vücudumuza bir şans verelim. Akşam yemeklerinde karbonhidratlı gıdaları soframıza koymamalıyız bunun yerine protein ağırlıklı beslenmeliyiz. Raf ömrü uzun, paketli gıdalardan uzak durmalıyız. Su tüketimimize dikkat etmeli günde yaklaşık 8 bardak su içmeliyiz. Yemekleri tabağımıza yiyebileceğimiz kadar alıp, yavaş yavaş tüketmeliyiz. Besin çeşitliliğine dikkat etmeli ve her besin grubundan dengeli bir şekilde beslenmeliyiz.”