Türk-İş: Açlık sınırı 2865 liraya yükseldi

Türk-İş'in araştırmasına göre mutfak enflasyonu haziranda yüzde 1,22, yıllık yüzde 18 arttı. Asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti arasındaki fark ise 650 TL’ye ulaştı.

Abone ol

DUVAR - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak amacıyla her ay yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın haziran ayı sonuçlarını yayınladı.

YOKSULLUK SINIRI 9 BİN 331 TL

TÜRK-İŞ Araştırmasının Haziran 2021 ayı sonucuna göre;

🔸Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2864 TL. Bu rakam mayıs ayında 2830 liraydı.

🔸Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9331 TL,

🔸Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3473 TL oldu. 

Türk-İş’in verileri temel alındığında 'mutfak enflasyonu'ndaki değişim Haziran 2021 Mayıs itibariyle şu şekilde gelişti:

🔸Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,22 oranında artış gösterdi.

🔸Yılın ilk altı ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 10,61 oranında gerçekleşti.

🔸Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 17,84 oldu.

🔸Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 18,08 olarak hesaplandı.

'YAŞAM EMEKÇİ KESİM İÇİN DAHA DA AĞIRLAŞIYOR'

Türk-İş raporunda, araştırma sonuçlarına ilişkin şu değerlendirme yapıldı:

Özellikle gıda fiyatlarında ve genel olarak temel mal ve hizmet ürünlerindeki fiyat artışı, çalışanların ve bir bütün olarak iktisaden dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim şartlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Gelir artışının sınırlı, elde edilen gelirin de temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olması sonucu yaşam şartları -emekçi kesim için- daha da ağırlaşıyor.

Pandemi tedbirleri çerçevesinde uygulanan ‘kısmi ve tam kapanma’ dönemleri sonrası gelen ‘kademeli normalleşme’ ile birlikte, aile bütçesinde önemli ağırlığı bulunan gıda fiyatlarındaki artış devam etti. Tarım sektörü uzmanları, gıda fiyatlarındaki artışın sadece tarladan sofraya gelme sürecindeki aracılardan kaynaklanmadığının altını çiziyor. Özellikle gıda dışı maliyetlerdeki yüksek artışın gıda fiyatlarını olumsuz etkilediğine işaret ediliyor. Üretici fiyatları ile tüketici fiyatları arasındaki yüksek oranlı fark da dikkate alındığında, özellikle gıda fiyatlarındaki artışın bir süre daha devam edeceği ortaya çıkmaktadır. 

ÇALIŞANLARIN YARIDAN FAZLA ASGARİ ÜCRET ALIYOR

Kuşkusuz bu tutarların çalışanlar açısından günlük hayatta bir 'karşılığı' bulunmamaktadır. Kayıtlı çalışanların yarısından fazlası asgari ücret düzeyinde bir gelir elde etmektedir. Ülkedeki ortalama gelir asgari ücretin biraz üzerindedir. İşveren ve hükümet tarafından oyçokluğuyla bekar bir çalışan işçi için belirlenen net günlük asgari ücret 94,20 TL’dir. Kayıtdışı çalışan, pandemi döneminde kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği alan milyonlarca çalışanın gelir bu tutarın bile altındadır.

'VERGİ POLİTİKASI YENİDEN DÜZENLENMELİ'

Mevcut ücret düzeyi ile temel ihtiyaçlar için yapılması gereken asgari harcama tutarı arasındaki fark, gelir dağılımındaki adaletsizliğin, eşitsizliğin önemli bir göstergesi olmaktadır. Çalışanların insan onuruna yakışır bir hayat sürdürmeleri için uygulanması gereken ekonomik ve sosyal politikalar bilinmez değildir. Ücret politikası gelir politikası kapsamında değerlendirilmeli, özellikle vergi politikasında ücretli çalışanlar lehine düzenleme yapılmalıdır.

Asgari ücret yine açlık sınırının altındadır. Asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti arasındaki fark 650 TL’ye ulaşmıştır. Dört kişilik bir ailenin günlük gıda harcaması (mutfak masrafı) 100 TL’ye dayanmıştır. Günlük yapılması gereken toplam harcama tutarı (aile bütçesi) ise 311 TL’dir."

GIDA FİYATLARINDAKİ DEĞİŞİM

Türk-İş hesaplamasına temel alınan gıda ürünlerinin, doğrudan piyasadan derlenen fiyatlarında Haziran 2021 itibariyle gözlenen değişim -harcama grupları itibariyle- şu şekilde oldu:

🔸Süt, yoğurt, peynir grubunda; bu ay yine önemli bir fiyat değişikliği tespit edilmedi. Sütte beklenen fiyat artışı -şimdilik- gerçekleşmedi. Kutuda satılan beyaz peynirde gramaj 700 grama kadar düştü. 

🔸Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; et yine zamlandı, Kurban Bayramı öncesi kuşbaşı kilogram fiyatı 3 ve kıyma kilogram fiyatı 2 lira artış gösterdi. Tavuk fiyatı genelde aynı kaldı. Balık sezonunun sona ermesiyle birçok balıkçı satış yapmazken, açık olanlarda kültür balıkları ağırlıklı oldu.  Sakatat (ciğer, yürek, böbrek) ürünlerinin fiyatı bu ay da değişmedi. Yumurta fiyatı artış gösterdi. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) bazı marketlerde farklı ürün markalarıyla raflarda yerini aldı ve ortalamada fiyat artışı görüldü.

🔸Mevsim şartlarının beklenen etkisi görülmedi ve yaş sebze-meyve fiyatlarında artış devam etti. Geçen ay kilogramı ortalama 7,74 TL olan taze sebze-meyve fiyatı bu ay 7,90 TL olarak hesaplandı. Ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay yine 7,21 TL’de kaldı. Ortalama kilogram meyve fiyatı ise bu ay 8,54 TL olarak hesaplandı (geçen ay 8,50 TL).  

🔸Bu ay, 12 sebze ve 13 meyve olmak üzere toplamda 25 üründeki fiyat değişimi izlendi ve hesaplamaya temel oldu. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alındı. Ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebzenin toplam miktarından hareket edildi.

🔸Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmek fiyatı -fırıncıların zam talebine rağmen- değişmedi. Un ve irmik fiyatında bir ‘ayarlama’ dikkati çekerken, diğerleri aynı kaldı, ancak bulgurun fiyatı arttı.

🔸Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı fiyatı aynı kaldı, zeytinyağı fiyatı ile bazı ürünlerde arttı ama ortalamada fazla etkisi olmadı. Ayçiçeği yağı fiyatı genelde artış gösterdi. Siyah ve yeşil zeytin ortalama fiyatı arttı. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünleri fiyatı ortalamada geriledi. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) ile çay ve ıhlamur fiyatı aynı kaldı. Bal, pekmez ve şeker fiyatı artarken, reçel, tuz ve salça fiyatında farklılık tespit edilmedi. (EKONOMİ SERVİSİ)