Türk Edebiyatı yeniden keşfedilecek

Türk edebiyat tarihini yeniden keşfediliyor. Çalışma, harf devriminden öncesini ele alacak.

Abone ol

DUVAR- Özyeğin Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Serdar tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi” araştırması edebiyat alanında bilinmeyen romanları okurlara ve araştırmacılara sunuyor.

Türk edebiyatında 1831 ile 1928 yılları arasında Arap alfabesiyle basılan gazete ve dergilerde yayınlanmış roman tefrikalarını tespit ederek bir tefrika roman tarihi yazılmasını hedefleyen araştırma elde edilen verileri okuyuculara sunuyor. Özellikle harf devrimi öncesinde süreli yayınlarda parça parça yayınlanmış romanların tek tek tespit edilerek derlenmesi amaçlanan çalışma yeni araştırma yapacaklara büyük kolaylık vadediyor.

ARAŞTIRMACILAR ÜCRETSİZ ERİŞEBİLİYOR

Araştırma kapsamında 290 süreli yayın tarandı ve 528 telif ve 702 çeviri tefrika roman tespit edildi.Bulunan tefrika romanların dijital kopyalarına Özyeğin Üniversitesi Kütüphanesi’nin eResearch@ozyegin platformunda bulunan “Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi” başlıklı veri tabanından tüm araştırmacılar ücretsiz olarak ulaşabiliyor.

BİLİNMEYEN ESERLER GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Edebiyat tarihlerinde yer almayan, gazete sayfalarında unutulmuş roman ve romancıların gün yüzüne çıkarılması amaçlanan çalışmada elde edilen taramalar sonucu birçok roman ve romancı keşfedildi.Ahmet Mithat’ın çevirdiği Alayın Kraliçesi ve bizzat kendisinin çeviriye devam olarak yazdığı Alayın Kraliçesi’ne Zeyl günümüz Türkçesine aktarılarak Homer Kitabevi tarafından basıldı.

DERLENEN TEFRİKALAR BASILACAK

Dönem koşullarında sansürden dolayı tamamlanamamış, yayınlanan gazetenin kapatılması gibi sebeplerle yarıda kalmış tefrikalar tespit edildi. Daha önce kitap olarak yayımlanmamış ya da Latin alfabesine aktarılmamış romanların bir kısmı Koç Üniversitesi Yayınları tarafından “tefrika dizisi” olarak yeniden yayınlanacak. Hazırlanacak ilk tefrika dizisi ise Halide Edip Adıvar'ın kız kardeşi olan ve çevirileriyle tanınan Belkıs Sami Boyar'ın “Aşkımı Öldürdüm” adlı romanı. Dizinin ikinci kitabı olarak basılması planlanan eser ise Cumhuriyet döneminin sivri dilli yazarları arasında yer alan ve eleştirel yazılar kaleme alan Selahattin Enis'in “Orta Malı” adlı romanı olacak. Edebiyatın unutulan ve keşfedilmeyi bekleyen romanları nisan ayı sonunda okurlarla buluşacak.

'BİR SÜRÜ ROMAN BULDUK'

1 Mayıs 2014 yılında başlayan ve 1 Mayıs 2017'de tamamlanacak çalışmanın sonraki aşamasında araştırmanın raporları yazılacak. Çalışmanın yürütücülerinden Yrd. Doç. Dr. Ali Serdar tefrika romanla ilgili kapsamlı bir çalışmanın olmamasından dolayı hayata geçirmeyi amaçladıklarını belirtiyor. Serdar araştırmanın amacını şu şekilde özetliyor:

“1928 yılında alfabe değişimini düşündüğümüzde günümüz okurlarının 1928 öncesini okuması oldukça zor. Böyle bir boşluktan önceki gazete ve dergileri tarayarak hangi yıl kaç tane tefrika ortaya çıktığını, bunların tarihini ortaya koyarak ve veri tabanı oluşturarak araştırmacılara sunmak gayesindeydik. Aynı zamanda gazete sayfalarında kalmış unutulup gitmiş romanlar var mıdır diye yola çıktık. Bir sürü de roman bulduk. Hem edebiyat araştırmacıları ve okurlar tarafından bilinmeyen romanları yeniden edebiyata kazandırdık.”

BİRÇOK KADIN YAZAR KEŞFEDİLDİ

Dönem koşullarında Halide Edip Adıvar dışında hakim yayınlarda kadınların yer bulamadığını belirten Serdar, kadınların kendi süreli yayınlarındaki tefrikalarına ulaştıklarını belirtiyor.

“Gözardı edilmiş, unutulmuş romanları keşfetme yoluna gittik. O dönemdeki edebiyatta kamuya giriş anlamında romancılar kendilerini bu tefrikalar yoluyla kanıtlıyordu. Kadınlar açısından kendi çıkardıkları hanımlara mahsus dergilerle sınırlıydı.O dönemde gözardı edilmiş, kendini dar bir paydada ifade etmiş kadın yazarların tefrikalarına da ulaştık ve araştırmada yer verdik.”

'KÜLTÜR DÜNYAMIZA DA KATKI SAĞLAR'

Araştırma kapsamında ortaya çıkan ve telif sorunu olan bazı bilinen eserlerin ilk ve son nüshalarının da okuyuculara veri tabanı aracılığıyla sunulduğunu belirten Serdar “Tefrikaların yıllara göre dağılımına baktığınızda bile Türk edebiyatının gelişimini farklı bir şekilde yorumluyorsunuz” dedi. Araştırma ilgili hislerini paylaşan akademisyen “bu konuda baştan beri çok heyecanlıyım. Sonuçları açısından da umuyorum yalnızca edebiyat alanı için değil, umarım kültür dünyamıza da atkı sağlar” açıklamasını yaptı.