'TTB’nin mücadelesi kadınların mücadelesidir'

TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, TTB Merkez Konseyi’nin görevden alınması kararı ile ilgili yaptığı açıklamada, "Bu karar hukuki değil, yargı eliyle meslek örgütümüze müdahaledir" dedi.

Abone ol

DUVAR - Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, TTB Merkez Konseyi’nin görevden alınması kararı ile ilgili olarak TTB’de bir basın açıklaması düzenledi.

Ankara Kadın Platformu, KESK Kadın Meclisi, Devrimci Sağlık İş’li Kadınlar, Eğitim Sen’li Kadınlar, İHD’li Kadınlar, Devrimci 78’liler Federasyonu’ndan Kadınlar, İlmek Kadın Derneği, Halkevci Kadınlar, Üniversiteli Feminist Kolektif, TİP’li Kadınlar ve DEM Parti Kadın Meclisi’nin de destek verdiği basın açıklamasında “TTB susmadı, susmayacak”, “TTB biziz, buradayız”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı.

TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu üyesi Dr. Derya Bulgur tarafından okunan açıklama şöyle:

"TTB Biziz, Buradayız

TTB’nin Mücadelesi Kadınların Mücadelesidir

Bilindiği üzere Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi’nin “amaç dışı faaliyet” gösterdiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.10.2022 tarihli davanamesi ile açılan davanın 30 Kasım 2023 tarihli duruşmasında Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Merkez Konseyi’nin görevine son verilmesi yönünde karar çıkmıştır. Bu karar hukuki değil, yargı eliyle meslek örgütümüze müdahaledir. Bu karar Anayasa’nın hiçe sayıldığı, kumpas davaların oluşturulduğu, mahkeme salonlarının tiyatroya çevrildiği dönemden bağımsız düşünülemez.

TTB’ye yönelik bu müdahale girişimi ilk değildir. TTB tarihi boyunca iktidarlar tarafından hedef alınmıştır. Çünkü TTB ölüm cezalarına, savaşlara, eşitsizliğe, mesleğimizin onursuzlaştırılmasına, haklarımızın gasp edilmesine karşı durmuş; yaşamdan yana, halktan yana, emekten yana, mesleki değerlerden yana tutumundan bir gün bile geri adım atmamıştır. Bugün de TTB’nin değerleri AKP ve koalisyonlarının iktidarını rahatsız etmektedir. Peki nedir iktidarı rahatsız eden bu değerler?

Kadın katillerine karşı kadın cinayetlerini durdurma mücadelesi vermektir.
Neoliberal patriyarkal sağlık anlayışına karşı kadın sağlığını koruma/geliştirme amacıdır.
Kadınların kazanımlarına sahip çıkma İstanbul Sözleşmesi’nden ve 6284 sayılı kanundan vazgeçmeme ısrarıdır.
Eve sığdırılmaya karşı sokakları terk etmeyen kadınların yanı başında olmaktır.
Nefret politikalarını körükleyenlere karşı LGBTİ+’lar vardır demektir.
Tarikatlarda çocuk istismarlarına karşı sessiz kalmamaktır.
Cinsiyetçi tıp eğitimini değiştirme hedefidir.
Ücretsiz HPV aşısı talebidir.
Kadınların nitelikli üreme sağlığına ücretsiz erişim mücadelesidir.
Her kadının sağlıklı koşullarda, güvenli ve ücretsiz kürtaj hakkını savunmaktır.
 
TTB’nin sağlıklı toplum mücadelesi için yürüttüğü tüm bu mücadeleler kadın düşmanlarını, sağlığı ticarete dökenleri, kadın sağlığına kör olanları rahatsız etmektedir. Özellikle pandemi döneminde halktan gizlenenleri, söylenen yalanları açığa çıkaran TTB’den adeta intikam alınmak istenmektedir.

Ancak TTB; Dr. Aynur Dağdemir’i öldüren sistemin karşısında hastanede, intörn doktor Nidanur Nergiz’in adalet arayışı için mahkeme salonunda, Akbelenli kadınların yanında ormanda, Feminist Gece Yürüyüşlerinde sokaklarda, Hatay’da, Adıyaman’da çadırlarda yaşamın olduğu her yerde yaşamdan yana tutum almıştır, almaya devam edecektir.

Biz kadın hekimler ve bugün burada olan tüm kadınlar “TTB’nin mücadelesi kadınların mücadelesidir” diyor, kadınlar olarak bu mücadeleyi büyüteceğimizi bir kere daha deklare ediyoruz.

Hatırlatalım; karanlık mücadeleyi doğurur. Biz de bu karanlığa inat buradayız. TTB biziz, TTB susturulamaz diyoruz. Sel gider, kum kalır!"