TTB'den Erdoğan'a 'Gidiyorlarsa gitsinler' yanıtı: 2023'te o gidecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yurtdışına gitmek zorunda kalan veya özel sektöre geçen hekimler için, "Gidiyorlarsa gitsinler" şeklindeki sözlerine TTB ve siyasetçiler tepki gösterdi.

Abone ol

ANKARA- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle yurt dışına giden veya özel sektöre geçen hekimler için, "gidiyorlarsa gitsinler" ifadelerini kullanmasına hekimler tepki gösterdi. Türk Tabipleri Birliği  (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, "2023’te onlar gidecek biz kalacağız. Milyarca doların üzerinde oturanlar doktorları para gözlülükle suçluyorlar" dedi.

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, "Kenan Evren de, kasaba siyaseti yapanlar da buna benzer cümleler kurdu. Hatta bir adım öteye gidip, ‘ağaca bağlayın gitmesinler’ diyenleri dahi gördük" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doktorları devletin yetiştirdiğine dair söylemlerine de değinen Bulut, "Bu gençler yüzde 1’lik dilimlerde olan insanlar. Zeka seviyeleri yüksek çocuklar. Bu çocukları aileleri yetiştiriyor. Eğitim masraflarını da aileleri karşılıyor. Cumhurbaşkanı kendisi servet yapmayı biliyor. Milyarlarca doların üzerinde oturuyor, doktorları paragözlükle suçluyor. Yeni başlayan bir hekim 5 bin 500 TL maaş alıyor. Eskiden öğrenciler aynı evde kalırdı. Şimdi ise 3 asistan aynı evde kalıyor. Emekli hekimlerden bahsetmiyorum bile. Bu açıklama bizleri yaralıyor. Ancak 2023 seçimlerinde onlar gidecek biz kalacağız" ifadelerini kullandı.

'HİÇBİR YERE ÇEKİP GİTMİYORUZ, BURADAYDIK, BURADAYIZ, BURADA KALACAĞIZ'

TTB Merkez Konseyi de, "Hiçbir Yere Çekip Gitmiyoruz! Buradaydık, Buradayız, Burada Kalacağız" açıklamasıyla Erdoğan'a tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini, "başından sonuna kadar yönetememe krizinin göstergesi" olduğunu belirten TTB, şunları kaydetti:

"Türk Tabipleri Birliği olarak ‘Karanlığa Karşı Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz’ diyerek başlattığımız mücadele programında yaşanan tüm sorunları, hak kayıplarını teşhir ettik. İktidar eliyle çökertilen sağlık sistemini, sağlıksızlık üreten hastaneleri, başa çıkamadığı kışkırttıkları sağlık talebine, beş dakika muayene dayatmasını, sağlığa da yansıttıkları şiddeti teşhir eden ve beyaz eylemler ile mücadeleyi büyüten hekimlere yönelik bu açıklama başarısızlığın itirafıdır. Sağlığa yönelik acil taleplerimizi görmezden gelen, insanca yaşanabilir ücret talebimizi hedefe koyan bu açıklama toplumu yanıltma, topluma hekimlerin tek istekleri paraymış gibi göstererek sağlıkta yaşanan krizin üstünü örtme çabasıdır."

'HEPSİ GİTTİ BİZ KALDIK'

Erdoğan'a bütün hekimler adına cevap verdiklerini belirten TTB, "Biz hekimiz. Tıbbın tarihinden bu yana burada, bu topraklardaydık. Bugün de buradayız" dedi ve şunları kaydetti:

"Biz, topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak emeğimizle, bilgimizle, uzun yıllar süren eğitim ve mesleki deneyimlerimize dayanan birikimimizle insanlara hizmet için çalışıyoruz.
Biz, yıllar içinde, 'Doktorları ağaca bağlayın da kaçmasınlar' diyen devlet başkanlarını da, ‘Doktorların gözü doymaz’ diyen kasaba siyasetçilerini de, ‘Paracı doktorlar gürültü yapıyor’ diyen sağlık yöneticilerini de gördük/görüyoruz. Hepsi gitti, biz kaldık; mesleğimiz ve meslek onurumuz kaldı. Bugün de hiçbir yere çekip gitmiyoruz. Güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmak, ölümle ve hastalıklarla mücadele etmek, sağlık ve şifa dağıtmak için, Dün, bugün olduğu gibi yarın da burada, bu topraklarda kalacağız. Ne ülkemizden ne mesleğimizden ne hakkımız olanı istemekten vazgeçeceğiz. Emeğimizi, mesleğimizi, geleceğimizi karartmaya çalışanlara karşı 14-15 Mart’ta bütün illerde, bütün sağlık kurumlarında G(Ö)REV’de olacağız. Bu sözlere gereken cevabı o gün bir kez daha hep birlikte vereceğiz." 

'POLEMİKTEN BESLENİYOR'

TTB Şiddet Çalışma Grubu üyesi Dr. Samet Mengüç ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinden beklenen ifadeleri kullandığını aktararak özetle şunları söyledi: "Cumhurbaşkanı kendisinin işine gelmeyen bir söylem içinde olan herkesi düşman görüyor ve öyle tavır takınıyor. Bir Cumhurbaşkanı böyle konuşmamalı. Hekimlerin sorunu varsa bu sorunları halletmeye çalışmalı. Bu açıklamalar bizi üzüyor. Bilim insanını, hekimlik anlayışını önemsemeyen bir davranış şekli. Bir Cumhurbaşkanının özellikle pandemi sürecinde hekimlere yönelik bir dili asla tasvip edilemez. Cumhurbaşkanı bunu bilerek yapıyor. Polemikten, ötekileştirmeden beslenen bir insan. Hekimler adına çok üzücü bir durum."

CHP’DEN ERDOĞAN’A: DEVLET YÖNETİM CİDDİYETİNE YAKIŞMIYOR

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurtdışında çalışmak için başvuran ve mesleklerini yurtdışında sürdürmeye devam eden doktorlar ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. CHP olarak, uzun süredir sağlık sistemindeki stratejik planlama eksikliğine, yapısal sorunlara, mesleki memnuniyetsizlik yüzünden sağlıkçılarımız arasında yaygınlaşan istifalara ve yurtdışına beyin göçü eğilimindeki artışa dikkat çektiklerini belirten Açıkel, sağlıkta beyin göçünün hekimlerin ardından hemşirelerde de yaşandığını vurguladı.

Beyin göçünün nedeninin sadece maddi beklenti olmadığını ifade eden Açıkel, şunları kaydetti: "Saray zihniyeti, bilimi ve liyakati itibarsızlaştırdıkça, yönetici kadrolara ehliyetsiz ve duyarsız atamalar yaptıkça, tüm sağlıkçılara şiddet salgın gibi yaygınlaştı. AKP döneminde hekimlerimiz ve özellikle genç sağlıkçılarımız hak ettiği ve fazlasıyla layık olduğu değeri göremiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sağlıkta şiddet, itibar kaybı ve çalışma hayatındaki sorunlar yokmuş gibi, doktorlarımızı adeta hedef göstererek itham etmesi, devlet yönetim ciddiyetine yakışmamaktadır. Ayrıca bu açıklamalar, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren büyük atılımlarla belirli bir noktaya getirilen sağlık sistemimizde, Sarayın rant anlayışı yüzünden oluşan ve derinleşen sorunların neden çözümsüz kaldığının da birinci ağızdan göstergesi olmuştur."

KARAMOLLAOĞLU: ERDOĞAN İSTER ANLASIN İSTER ANLAMASIN BİR HEKİM KOLAY YETİŞMİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hekimler için söylenmemesi gereken cümleler sarf ettiğini belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Erdoğan’a tepki gösterdi. "Aslında; bugünkü şartlarda bir hekimin bir aylık maaşıyla, orta sınıf bir aracın yakıt deposunun en fazla altı kez dolacağını bilmiyor numarası yapmaya çalışıyorlar" diyen Karamollaoğlu sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

"Bütçeden sonra Meclis’te görüşüleceği sözü verdikleri sağlık emekçilerinin maaş, ek ödeme ve emekli maaşlarında artış yapılmasını kapsayan düzenlemeyi Meclis’e getirmeyeceklerini ikrar etmek yerine; hekimlere yönelik itibar suikastı yapıyorlar adeta! Ayrıca madem yurt dışına gidenlerin dönmesini sağlayacak imkanlar verilecekse; şu anda yurtta bulunanlardan bu imkanlar neden saklanıyor? Hatta bu imkanlar var idiyse; neden daha öncekilerin yurtdışına gitmesine neden olundu ve seyirci kalındı? Ayrıca madem yurtdışına gidenlerin dönmesini sağlayacak imkanlar verilecekse; şu anda yurtta bulunanlardan bu imkanlar neden saklanıyor? Hatta bu imkanlar var idiyse; neden daha öncekilerin yurtdışına gitmesine neden olundu ve seyirci kalındı? Hiç kimse kusura bakmasın! Güven vermek yerine tehdit eden devlet, vatandaşına nasıl nitelikli sağlık hizmeti sunacak? Erdoğan ve Hükümeti ise ister anlasın ister anlamasın; bir hekim kolay yetişmiyor! Hekimlerimiz ve diğer bütün sağlık emekçilerine ahde vefa gösterilmelidir. Gösterdikleri emek ve aldıkları ücret arasındaki mağduriyet oluşturan fark giderilmelidir. Sağlığımızı koruyanları korumak yerine korkutmaya tevessül eden tavırlara da kesinlikle son verilmelidir!"

DEVA PARTİLİ ŞAHİN: ERDOĞAN’IN SÖZLERİ HEPİMİZİ DEHŞETE DÜŞÜRDÜ

DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık çalışanlarına yönelik “Gidiyorlarsa gitsinler” sözlerine tepki gösteren isimler arasında yer aldı. "Adalet sarayı inşa ederken hukuk devletini yıktınız, yetmedi. Havaalanı inşa edip dış hatlarını gençlerin umut kapısı yaptınız, yetmedi. Şimdi de hastane inşaatıyla sağlık sistemini yıkıyorsunuz" diyen Şahin şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanının sağlık çalışanlarımıza yönelik ‘Gidiyorlarsa gitsinler’ sözleri hepimizi dehşete düşürdü. Pandeminin ortasında bile insana değil, betona değer veriyor. 2019 yılında Sağlık Bakanlığı bütçesinin yaklaşık yüzde 45’i personel giderlerine aktarılırken, bu oran 2020’de yüzde 42’ye, 2021’de ise yüzde 34’e kadar geriledi. Bu kaynak buharlaşmadı. İnşaat projelerine, mal ve hizmet bedellerine, kira ve gayrimenkul giderlerine aktarıldı. İnsana değil, betona yatırım yapıldı. Şehir Hastanelerine ayrılan kaynak, kamu sağlığına ve sağlık personeline ayrılmadı. Sayın Cumhurbaşkanı hâlâ betonla övünmeye devam ediyor. Biz, kendisine sesleniyoruz: Adalet sarayı inşa ederken hukuk devletini yıktınız, yetmedi. Havaalanı inşa edip, dış hatlarını gençlerin umut kapısı yaptınız, yetmedi. Şimdi de hastane inşaatıyla sağlık sistemini yıkıyorsunuz." 

UYSAL: BU ÜLKE BU KADAR KÖTÜLÜĞÜ HAK ETMİYOR

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da Erdoğan'a tepki gösterdi. Uysal sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Bu ülke bu kadar kötülüğü haketmiyor!!! Zannedersiniz ki Akp Parti Programı ‘amaç’ bölümünde 'KÖTÜLÜK' yazıyor" ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)