TİHV raporu: 2022'de hak savunucularına bir müebbet, 221 yıl hapis

2022’nin ilk 4 ayında 23 insan hakları savunucusuna toplamda bir kez ağırlaştırılmış müebbet ve 211 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası verildi.

Abone ol

DUVAR - Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) bilgi notuna göre, 2022’nin ilk dört ayında insan hakları savunucularına ceza yağdı. 23 kişi insan hakları alanındaki faaliyetleri gerekçe gösterilerek hapis cezası ile cezalandırıldı.

Cezaların toplamı 1 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 211 yıl, 4 ay, 10 gün hapis cezası oldu. 23 kişi insan hakları savunuculuğu faaliyetleri sebebiyle tehdit, fiziksel şiddet, hedef gösterme ve misillemeye maruz bırakıldı. İnsan haklarının korunmasına ilişkin 74 barışçıl toplantı ve gösteri çeşitli şekillerde engellendi.

Türkiye’de İnsan Hakları Savunucularının Karşılaştığı Baskı, Engel ve Zorluklara İlişkin Bilgi Notu (1 Ocak 2022 - 30 Nisan 2022), “İnsan Hakları Savunucularının Desteklenmesi” projesi kapsamında oluşturulan Bölgesel Dayanışma ve İş Birliği Grupları’nın tespitlerine dayanıyor. Bilgi notuna göre, 2022’nin ilk dört ayında insan hakları alanında yürüttüğü çalışmalar nedeniyle toplamda bin 415 kişi yargısal taciz, idari taciz, tehdit ve misilleme müdahalelerinden en az biri veya birkaçına maruz bırakıldı.

SORUŞTURMALAR, GÖZALTILAR, TUTUKLAMALAR, CEZALAR

Söz konusu dönemde insan hakları savunucuları, temelsiz ceza soruşturma ve kovuşturmalarıyla karşı karşıya kaldı. Hukuka aykırı ve keyfi gözaltı ve tutuklamalar, sivil toplum kurumlarına yönelik baskın ve aramalar yaşandı. Toplamda 1.374 kişi insan hakları alanındaki faaliyetleri sebebiyle yargısal tacize maruz kalırken, bunlardan 998’i hakkında ceza kovuşturması yürütüldü. 23 kişi değişen sürelerde hapis cezaları ile cezalandırıldı, 82 kişi hakkında ise beraat kararı verildi. Haklarında mahkumiyet hükmü verilen insan hakları savunucularının cezalarının toplamı, 1 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve 211 yıl, 4 ay, 10 gün oldu.

Aynı dönemde 367 kişi hakkında insan hakları faaliyetleri gerekçe gösterilerek ceza soruşturması başlatılırken, daha önce hakkında soruşturma yürütülen 9 kişiye yönelik mevcut soruşturmalar devam etti. 4 kişi hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.

305 kişi insan hakları alanındaki çalışmaları nedeniyle gözaltına alınırken, 16 kişi tutuklandı.

DERNEKLERE KAPATMA DAVALARI

Ocak 2022 - Nisan 2022 döneminde toplam 18 kişiye karşı insan hakları alanındaki faaliyetleri sebebiyle idari taciz uygulandı. Bu kapsamda, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne açılan kapatma davası ve Tarlabaşı Toplum Merkezi hakkında süren kapatma davasına dikkat çekildi. Tespit edilen 4 idari taciz olayının ise mülteci statüsündeki insan hakları savunucuları hakkında, insan hakları faaliyetleri temelinde sınır dışı kararı verilmesine ilişkin olduğu belirtildi.

HEDEF GÖSTERİLDİLER

Bilgi notuna göre, 1 Ocak 2022 ila 30 Nisan 2022 tarihleri arasında 23 kişi insan hakları savunuculuğu faaliyetleri sebebiyle tehdit, fiziksel şiddet, hedef gösterme ve misillemeye maruz bırakıldı. Bilgi notunda hedef göstermelere örnek olarak, Emniyet Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’nın Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı ve TİHV Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu kurumsal sosyal medya hesabından açıklama yaparak duyurması verildi.

SOKAK YİNE ‘YASAK’

Bilgi notunda, ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile birlikte demokratik bir toplumun temelini oluşturan barışçıl toplanma ve gösteri yapma özgürlüğünün yasaklamalar ve polis müdahaleleriyle engellendiğine dikkat çekildi. 1 Ocak 2022 ila 30 Nisan 2022 tarihleri arasında, valilik ve kaymakamlıkların yasak kararları ya da kolluk kuvvetlerinin müdahale ve engellemeleri sonucu, insan haklarının korunmasına ilişkin 74 barışçıl toplantı ve gösteri yapılamadığı aktarıldı.

‘BASKI VE ENGELLEMELERE SON VERİLMELİ’

“Tüm baskı ve engellemeler insan hakları savunucularına karşı şiddetin, nefretin, ayrımcılığın ve düşmanlığın beslendiği bir iklimin yaratılmasına sebep olmakta, insan haklarının toplum nezdinde meşruiyetinin zayıflamasına ve kriminalize edilmesine sebep olmaktadır” tespiti yapılan bilgi notunda, insan hakları değerlerini ve prensiplerini korumak için insan hakları savunucularına yönelik baskı ve engellemelere derhal son verilmesi gerektiği vurgulandı. (HABER MERKEZİ)

BİLGİ NOTUNUN TAMAMI