Cumhurbaşkanı’nın “darbeler” üzerine samimiyetinin
zirveye vardığı yer Fatsa oldu!
Bilerek bilmeyerek.
Benim ve kendisinin yaşındakiler başta, 12 Eylül’ü de biraz
bilen herkes “1980 darbesinin hemen öncesinde, Fatsa’da
halkın oyları ile seçilmiş bir sosyalist belediye başkanı”
olduğunu da bilir.
Siyasi pozisyonunuza göre oy vermiş, vermemiş; heyecan
duymuş, hayal kurmuş ya da nefret etmiş olabilirsiniz.
Bunu anlarım.
Ama o belediye başkanı, 12 Eylül askeri darbesinin provası
olan bir yerel askeri müdahaleyle, halkın oyuna rağmen alaşağı
edilmiş, tutuklanmış, cezaevine atılmış ve orada ölüme itilmişse,
bu konudaki düşünceniz ciddi bir ayrımdır.
Hele hele…
1.Siyasi tırmanışınız seçilmiş belediye başkanı olarak
başlamışsa;
2.Oradan halkın oyuyla değil, siyasi-askeri-hukuki
müdahaleyle alınmışsanız;
3.Ve yıllarca yıllarca, binlerce insanın ömrünün
tüketildiği bir mapusluktan size de “bir şiir yüzünden” 4 ay
düşünce, bunu siyasi hayatınızın levyesi
yapmışsanız;
4.Siz bizzat kendiniz; “seçilmiş siyasi hayatınız”da 28
Şubat Müdahalesi, 27 Nisan Muhtırası ve “15 Temmuz Darbe
Girişimi”ne maruz kalmışsanız…
5.Halka durmadan “darbecilere, darbelere karşı”
nutuklar atıyorsanız…
6.Siyasi yasağınız bugün durmadan aşağıladığınız ana
muhalefet partisinin oylarıyla kaldırılmış, seçilme ve başbakan
olma yolunuz öyle açılmışsa…
“Bu Ordu (ordu) Terzi Fikri’yi de iyi bilir”
diyemezsiniz.
Ama dediniz!
Halkın seçtiği mütevazı bir halk çocuğunun değil,
darbeci paşanın yanında saf tuttunuz.
Çok çarpıcı!
Evren komutasındaki cuntasıyla bu ülkenin gırtlağını sıkmış
bir 12 Eylül Darbeci Ordusu’nun yanında; kim olursa olsun,
seçilmiş, indirilmiş ve ölümüne hapse atılmış bir belediye
başkanına bunları diyebiliyorsanız…
Vallahi ben daha ne diyeyim!
O zaman bir de ihbarda bulunayım:
Hani 15 Temmuz darbesine direnirken hayatını kaybedenler
hayırla anılıyor ya hep… Elbet anılsınlar…
Ama sizi Kenan Budak ile de tanıştırayım:
12 Eylül darbesine karşı Kazlıçeşme işçilerini örgütlemeye
çalışırken, yani direnirken, darbeci kuvvetler tarafından öldürülen
sendikacı.
Dilerseniz hayırla anın, bizim gibi…
Dilerseniz “Bu ordu, bu polis Kenan Budak’ı da iyi bilir”
deyin, Terzi Fikri’ye dediğiniz gibi!
Aşağıdaki eski yazımı, Cumhurbaşkanı’nın hukuktaki “sağ”
kolu, eski solcu ve insan hakları mücadelecisi Mehmet Bey’in de
dikkatine sunuyorum.
Seçilmiş Başkan Terzi Fikri ile Yürekli Sendikacı Kenan
Budak’ın da selamlarıyla!
***
Birinin emrinde, esasta halkın çocuklarından müteşekkil
bir ordu ve halka ait kaynaklarla alınmış silahlar, arkasında onu
seven ABD, NATO... Yanında da “ordusunu seven” halk vardı
tabii.
O yüzden devlete, millete, ülkeye, tarihe, darbeye, işkenceye
hükmetti; ABD, IMF buyruklarına amade oldu.
Öteki, “halktan biri”ydi, ilkokul mezunu, çıraklıktan
terziydi.
Çok can vermiş, çok işkenceden geçmiş ama can da almış,
bölünerek birbirine girmiş, esası unutup ayrıntıda boğulmuş
“devrimci hayaller”in Karadeniz kıyısında, Fatsa’da “yerel” hakikat
diye doğdu…
Ülke çapında bir hayal oldu.
O günlerde, üniversite öğrencisi, “Marmara Belediyeler Birliği”
çalışanıydım.
“Belediye” benim için halk adı olan “Komün”dü.
Liderin tayin edeceği “yerel güçlü, zengin, popüler,
şöhretli, bürokrat, işadamı, genel merkeze yakın, emre amade”
birilerinden ziyade, “halkın halk için halk arasından seçeceği”
birileriydi.
Tabii birileri gerçek, birileri daha ziyade hayaldi.
Daha önce Türkiye İşçi Partili olan, Dev-Genç’le buluşan,
12 Mart’ta cezaevinde yatan Terzi Fikri Sönmez, işte fiili
gerçekle hayali umut arasında belirdi.
Kimileri gibi “askeri darbe yandaşı” olmayan solların,
sosyalistlerin ortak adayıydı; 1979’da Fatsa Belediye Başkanı
seçildi.
Kim bilir Fatsa’da ne çok yanlış da olmuştur; belki zorbalıklar
da.
Lakin “ötekiler” temiz, dürüst ve insani miydi hep?
Fatsa bir süre “kendini” yönetebildi. Halktan üyelerin
komiteleri belediye görevlilerini denetledi. İnsani sorunlar ele
alındı.
Çamura ve sineğe gömülmüş, onlarca kişiyi koleraya, salgına
kurban vermiş Fatsa’da ahali, imece ile yurdunu yeni baştan
yarattı. Her tür sinek; kaçakçılık, tefecilik araziden
kovuldu.
“Evren’in askerleri” ilk darbeyi 11 Temmuz 1980’de
Fatsa’da yaptılar. ABD’nin “bizim çocuk” dediği General Evren
bizzat komuta etti Fatsa harekâtına.
İktidardaki “Demokrat” Demirel ile MC ortakları Erbakan ve
Türkeş, sonra darbeyle pekişecek 24 Ocak ekonomik harekâtı
başındaki “liberal” Özal da onların yanındaydı. (Bunları unutmayın
olur mu!)
Bugünün liberal, muhafazakâr demokratlığın nice ünlü
siması, gazetecisi, yazarı da, mütevazı Terzi karşısında, koskoca
darbeci General’in safındaydı.
İhbarcı ve kışkırtıcıydılar; Evren ordusunun halktan
terziyi ezmesine iştahlıydılar.
Oysa Fatsa parti örgütleri, sadece muhalefetteki CHP
değil, iktidardaki Milliyetçi Cephe’nin AP ve MSP örgütleri de
ortak bildiriye imza atmıştı:
“Fatsa’da komünist işgal yok. Ateş ile barut yok. Ülkede
her yerde kan var ama biz burada huzurluyuz.”
“Darbeci General” dinlemedi.
Ülkedeki topyekûn darbenin, halkı topyekûn esir almanın, insanların
haklarını, haysiyetlerini ve hatta bedenleri ile hayatlarını gasp
etmenin ciddi provasını Fatsa’da yaptı.
Fatsa, Evren’in askerleri tarafından halktan geri
alındı.
Terzi Fikri içeri alındı. İşkenceden işkenceye.
12 Eylül darbesiyle işkence daha da azdı ve 4 Mayıs
1985’te, 46 yaşındaki Terzi Fikri, “tarihi komün” şahsiyeti,
işkenceye son nefesini teslim etti.
General ilk büyük zaferini Fatsa’da
kazanmıştı.
Bir ilçede halkın seçimini bizzat ezebilen kişi, darbenin
ardından tüm halkın yüzde 90’dan fazla oyuyla kendini cumhurbaşkanı
seçtirdi!
(Sene 2009’du): CHP meclis üyelerinin teklifine AKP’li başkan
Anlayan da anlayışla yaklaşmıştı.
Evren adı verilmiş caddenin adı yeniden Terzi Fikri Sönmez
olmalıydı.
Çünkü o cadde, 1979’da, halkın seçtiği halktan başkan ile bizzat
halkın birlikte yaptığı caddeydi.
Fikri Sönmez adını onu seçen halk vermişti ama Evren
tabelayı da zapt etmişti!
Silahla, darbeyle tarih yaparsınız; ama her halk
tarihinin hakikatini geri alıp kendi tarihini, bir köşede bile
olsa, yeniden yazabilir!
Her halk, kendi utancının da karıştığı tarihin vicdanını
temizlemek için, kendi ortak vicdanını yeniden inşa
edebilir.