Temiz Hava Hakkı Platformu: Çevre yatırımlarını yapmayan santraller acilen durdurulmalı

Temiz Hava Hakkı Platformu, baca gazı arıtımı ve kül depolama sahalarının mevzuata uygun hale getirilmesi için gerekli altyapı yatırımlarını tamamlamayan kömürlü termik santrallerin çalışmasına izin verilmemesi çağrısında bulundu.

Abone ol

DUVAR - Kül depolama sahasının yol açtığı kirliliğin suya ve toprağa karışmasını önleyemediği halde birçok termik santral çalışmaya devam ediyor. 16 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle 2015 Haziran ayında çalışmalarına başlayan Temiz Hava Hakkı Platformu, bu konuda açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararı verildiğini hatırlattı ve çevre yatırımlarını tamamlamamış tüm santrallerin faaliyetlerinin acilen durdurulmasını talep etti.

'HALK SAĞLIĞI ÖNCELİKLERİYLE DE BAĞDAŞMIYOR’

Platform temsilcileri, muafiyet süresi dolan santrallerin çevre izni alabilmek için gerekli yatırımları yapıp yapmadığının kamuoyuyla paylaşılmadığını ve geçici izinlerle çalıştırıldıkları sürede ortaya çıkan emisyon verilerine de aynı şekilde ulaşmanın mümkün olmadığını kaydetti. Gerekli yatırımlar tamamlanmadan santrallerin çalışmaya devam etmesinin, temiz havanın hayati değerinin daha iyi anlaşıldığı COVID-19 salgını sürecinde halk sağlığı öncelikleriyle bağdaşmadığının altı çizildi.

‘ÇEVRE İÇİN GEREKLİ YATIRIMLAR HÂLÂ YAPILMADI’

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı "Tanınan altı yıl boyunca çevre yatırımlarını tamamlamamış olan kömürlü termik santrallere iki yıl daha ek muafiyet verecek yasa teklifi 2019 yılında, toplanan yüz bin imza ve STK’ların tepkileri sonucu veto edilmişti. Ancak, Ocak 2020’de kapatılan santraller, çevre ve halk sağlığı için yapmaları gereken yatırımlar tamamlanmadığı halde tekrar açıldı. Gerekli yatırımlarını tamamlamamış santrallere geçici izinler ve ek süreler verilerek havamızı kirletmelerine göz yumuluyor” dedi.

‘BAZI SANTRALLERİN DERHAL DURMASI GEREKİYOR’

Atlı, kül depolama alanlarını mevzuata uygun hale getirmeyen santrallere de değinerek; “Mevcut kömürlü termik santrallerin küllerin geçirimsiz zeminli sahalarda depolanması konusunda da altyapı yatırımlarını yapması gerekiyordu. Fakat, santrallere tanınan altı yıllık muafiyetin bitmesine beş gün kala yapılan ani bir yönetmelik değişikliğiyle kül depolama alanlarında gerekli çevre yatırımlarını sağlamayan santrallerin çalışabilmesinin önü açılmıştı. 2020 yılında STK’lar ve meslek örgütleri tarafından açılan davalarda söz konusu yönetmelik değişikliğinin; çevreye telafisi mümkün olmayacak zararlar verecek olması gerekçesiyle madde hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir” dedi. Kül depolama sahası yatırımları yapılmadığı halde yönetmelik değişikliği kapsamında çevre izni alabilmiş santrallerin izinlerinin artık geçerli olmadığını ve derhal faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini ifade etti.

‘GEÇİCİ ÇÖZÜMLER DE YETERLİ DEĞİL’

Makine Mühendisleri Odası Enerji Grubu Üyesi Orhan Aytaç, “2019 yılından beri çevre izni veya geçici faaliyet belgesi alan santrallerin hangi yatırımları yaptığını ve ulusal limitlere uyup uymadığını bilmiyoruz. Sahadan, yerel basından ve sektör dergilerinden aldığımız bilgilere göre, yılbaşında kapatılan ancak Haziran 2020’de tüm veya bazı ünitelerine geçici faaliyet belgesi verilen Afşin-Elbistan A, Seyitömer, Tunçbilek, Çatalağzı, Soma B ve Kangal santrallerine yalnızca kükürt giderimi için geçici “kuru soğurucu püskürtme” sistemi monte edilmiştir. Başka bir iyileştirme yapılmamıştır. Santrallere buldukları bu ‘geçici’ çözüm, ülkemizdeki kömürün kükürt oranı ve yandıktan sonra oluşan kül miktarı çok fazla olduğu için yeterli değildir” dedi.

Aytaç, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde artık kronik hale gelen hava kirliliğine de değindi: "Afşin’de Greenpeace Akdeniz tarafından 5 Ekim - 11 Kasım 2020 arasında dört farklı yerde yapılan 24 saatlik hava kirliliği ölçüm sonuçları, bazı günler kanserojen olan kirleticilerin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği limitlerinin (PM10) tam 16 katına kadar aşıldığını gösteriyor."

‘KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLER ADİL GEÇİŞ PLANI İLE EMEKLİ EDİLMELİ’

Temiz Hava Hakkı Platformu, 30 yılı aşkın süredir çalışan ve ekonomik ömrünü doldurmuş kömürlü termik santrallerin; yıllarca tanınan muafiyetler nedeniyle Çanakkale, Kütahya, Manisa, Muğla, Zonguldak, Kahramanmaraş, Sivas ve Muğla illeri başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde hava, toprak ve suyu kirletmeye devam ettiğini vurguladı. Bu illerdeki çevre örgütleri tarafından muafiyetlerin uzatılmaması için 2019 yılında başlatılan ve 105 bin kişiye ulaşan imza kampanyasının devam ettiği belirtildi. Şubat ayında duyurulan bir araştırmaya göre, her gün 13 kişinin yaşamını kaybetmesine sebep olan Türkiye’deki kömürlü termik santrallerin; kimsenin istihdam sorunu yaşamayacağı adil bir geçiş planı ile emekli edilmesi çağrısı yapıldı.