Tekirdağ Cezaevi'nde 'kapıya sert vurdun' cezası

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde 'domuz bağı' ile işkence gördüğü öne süren Hıdır Bakır'ın avukatı suç duyurusunda bulundu. Avukat Ümit Sisligün, “Hıdır'ı cezevindeki memurlar, 'Sen kapılara daha sert vuruyorsun' diye süngerli odaya almışlar'” dedi.

Abone ol

DUVAR - Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde yaklaşık bir senedir kalan siyasi hükümlü Hıdır Bakır'ın geçen hafta 'domuz bağı' ile işkence gördüğünü öne sürmesi üzerine avukatı kendisiyle cezaeviyle görüştü. Avukat Ümit Sisligün, müvekkili Bakır'ın cezaevindeki uygulamalara tepki göstermek için birçok mahpus gibi kapılara yumrukla vurduğu için cezalandırıldığını söyledi. Sisligün infaz kuruma memurlarının Bakır'ı "Sen diğerlerine göre kapılara daha sert vuruyorsun" diyerek süngerli odada 4 saat bekletiğini anlattı.

Sisligün, konuyla ilgili suç duyurusunda bulundu. Bakır'ı dün kapalı görüşte ziyaret eden ailesi ise Bakır'ın, iki gün önce yine ceza infaz kurumları memurları tarafından darp edildiğini söylediğini aktardı.

'HIDIR'A ÖN CEZA VERİLİYOR'

Sisligün, müvekilinin hala tek kişilik hücrede tutulduğunu söyleyerek, şöyle dedi: “Normalde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenler tek kişilik odada tutulur. Böyle bir karar olmadığı halde Hıdır'a bir ön ceza veriliyor. Müvekilim cezaevindeki uygulamalara tepki olarak diğer tutuklu ve hükümlüler gibi kapılara yumrukla vurmuş. Fakat içerideki memurlar tarafından 'Sen diğerlerine göre kapılara daha sert vuruyorsun' denilerek süngerli odaya alınıyor. Hıdır, bana üstünün soyulduğunu, elleri ve ayakları kelepçeli biçimde 3, 4 saat boyunca süngerli odada bekletildiğini söyledi. Kendisi hala tek kişilik hücrede tutuluyor.”

'CAN GÜVENLİĞİNDEN ENDİŞELİYİZ...'

Konuyla ilgili olarak Sisligün, savcılıkta suç duyurusunda bulundu. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen suç duyurusu dilekçesinde Sisligün, şunları ifade etti:

“İnfaz koruma memurlarının müvekkil Hıdır Bakır'a yönelik olarak darp ve benzeri eylemlerde bulunmaları işkence ve kötü muameleyi oluşturmaktadır. Bu eylemlerin Ceza İnfaz Kurumu Savcısı ve Ceza İnfaz Kurumu 1. Müdürü olayın gerçekleştiği yerde bulunduğu esnada gerçekleşmiş olması nedeniyle ve amir konumundaki bu görevlilerin işkence olayına müdahale etmemiş olmaları nedeniyle sorumlulukları bulunmaktadır. Bu nedenle ailesi ve vekili olarak şahsım tarafından müvekkilin can güvenliğinden endişe duymaktayız. İleride telafisi imkansız bir mağduriyetin oluşmaması için tarafınızdan gerekli araştırma ve incelemenin yapılması gerekmektedir.”

Ayrıca Sisligün, konuyla ilgili olarak BİMER'e (Başbakanlık İletişim Merkezi)  ve CİMER'e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) de başvuruda bulundu.