TBMM'de 23 Nisan oturumu: Kılıçdaroğlu'nun konuşmasına iktidardan tepki

TBMM'de 23 Nisan oturumu İYİ Parti'nin 'grup' olarak katıldığı ilk Genel Kurul oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması sırasında AK Parti sıralarından tepkiler geldi. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın konuşması sonrasında da 'Kürt illeri' tartışması yaşandı.

Abone ol

ANKARA - Meclis Genel Kurulu 23 Nisan gündemi ile toplandı. MHP'nin itirazı üzerine vekil sayısına göre sağdan sola AK Parti, CHP, HDP, MHP, İYİ Parti olması gereken oturma düzeni AK Parti, CHP, HDP, İYİ Parti, MHP şeklinde gerçekleşti. MHP, İYİ Parti'nin en sağa yerleştirildiği oturma düzenine, "İYİ Parti'ye yerini vermemek" için itiraz edince parti isimleri yerleştirildiği yerden alınarak yer değiştirildi. İYİ Parti için ayrılan sıralara milletvekilleri Yusuf Halaçoğlu ve İsmail Ok oturdu. İYİ Parti'ye katılan CHP milletvekilleri ise yine CHP sıralarında oturmayı tercih etti.

KAHRAMAN: DARBEYE KARŞI DÖRT PARTİ ORTAK HAREKET ETTİK

Oturumda sözü ilk olarak TBMM Başkanı İsmail Kahraman aldı. Meclis'in açılışının 98'inci yıl dönümü dolayısıyla bir konuşma yapan Kahraman, "demokrasiyi özümsemiş bir ülke olarak geçmişte alınan ders ve aklın gösterdiği yol doğrultusunda demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini "belirtti. "Bizler ruh kökümüze bağlıyız, cumhuriyetçiyiz"diyen Kahraman, şunları kaydetti: "Milli iradeyi temsil eden meclisimiz ne yazık ki zaman zaman saldırılara maruz kalmış, vesayet  altına alınmak istenmiştir. Millet 15 Temmuz 2016'da bombalandı, kurşun yağmuruna tutuldu. İhanet şebekeleri kahraman ordumuza ait üniformalar giyen vatan ve millet düşmanları bertaraf edildi. Hesap soruluyor, sorulmaya devam edilecek. Muhterem Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine milletimiz sokaklarda demokrasi nöbeti tuttu. O gece gazi meclisimizi de açtık. Saldırılar altında 3 parti mensubu arkadaşlarımızla bir bütünlük içinde toplandık. Ertesi günkü olağanüstü toplantıya dört parti de katıldı ve ortak bir bildiri yayımladık. Mecliste sabahlayan değerli arkadaşlarımı, meydanları dolduran demokrasi nöbeti tutanları, 7 Ağustos'ta Yenikapı'daki necip milletimizi, tüm illerdeki insanlarımızı tebrik ediyorum."

YILMAZ: HAYALLERİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ

İsmail Kahraman'ın ardından Başbakan Binali Yıldırım'ın yerine söz alan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 24 Haziran 2018'de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve genel milletvekilliği seçimlerini "demokrasi bayramı" olarak niteledi. "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi"nin 24 Haziran'dan sonra tam anlamıyla hayata geçeceğini hatırlatarak "Hızlı karar alma, etkin biçimde uygulama kabiliyeti kazanacağız" ifadesini kullanan Yılmaz, şunları söyledi, "Cumhurbaşkanlığımızın önderliğinde milletimizin hayallerini birer birer gerçekleştiriyoruz. Muhalefet partilerine de eleştirileri nedeniyle teşekkür ediyorum. Türkiye’nin bugün dünden daha güçlü olduğunu, çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkma hedefine her gün daha fazla yaklaştığına dikkat çekmek istiyorum. Türkiye son 200 yıllık devlet tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor."

KILIÇDAROĞLU: 20 TEMMUZ DARBESİNİ REDDEDİYORUZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sonrası ilan edilen ve yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden olağanüstü hâl (OHAL) uygulamasına eleştiriler yöneltti. OHAL'i "20 Temmuz darbesi" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, "Bunu şiddetle reddediyorum" dedi. Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları sırasında AKP ve MHP sıralarından "Yuh" ve alkış sesleri yükseldi. TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın araya girmesiyle sona eren tepkilerin ardından Kılıçdaroğlu, "Beni dinleyeceksiniz", "Beni dinlemek zorundasınız" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"24 Haziran'da yapacağımız seçimleri bağlamında çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras 15 Temmuz 2016'da FETÖ'cü darbeye karşı durmaktır. 15 Temmuz gecesi şehit olmuş tüm vatandaşlarımızı ve güvenlik güçlerimizi rahmetle anıyorum. O gece burada bulunan milletvekili arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Bir cuma günü açılan gazi meclisimizin yine bir cuma günü yapılan darbe girişimine direnme gücü veren söz arkadadır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. 15 Temmuz 2016'da darbecilerin başarısız kalması nedeniyle kahraman sıfatını hakkeden 26. dönem milletvekillerimizin bir kısmı 20 Temmuz OHAL darbesiyle milletin verdiği yetkiyi devretmiştir. Biz bu tek adam mirasının parçası olmadık, olmayacağız. Sizler yetkilerinizi başkalarına devredebilirsiniz, ama gazi meclisin yetkilerini hiçbir kişiye devredemezsiniz."

"Hiçbir surette hiçbir kişiye egemenliğin bir kişiye, bir zümreye devredilmemesi için kuvvetler ayrılığı getirilmiştir. Yasama, yürütme ve bağımsız yargı demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Demokrasilerin gücü ve varlığı güçlü bir kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlıdır. Sandıktan çıkarım, istediğimi yaparım anlayışını kabul etmiyoruz. Bu anlayış hakimse milli irade bir kişinin iki dudağı arasında demektir. Demokrasilerin özünde seçilmişlerin halka hesap vermesi temel kuraldır. Bugün hükümet edenler bırakın millete hesap vermeyi, milletvekillerinin soru önergelerine dahi cevap vermemektedirler. Bu yürütme organının yasama organını tanımaması demektir. Açıkça söylüyorum, böyle bir tablo bu meclisin saygınlığına gölge düşürür.​

"Bırakın 15 günü, 15 ay içinde cevap verilmiyor. Siz milletin hakkını sormayacak mısınız? Değerli milletvekilleri, yasama, yürütme ve yargı gücünü bir kişiye teslim edildiğin hukukun üstünlüğü yok olur, üstünlüğün hukuku gelir. Bugün bu tabloyu yaşıyoruz ve bütün dünya bu tablonun tanığıdır. Bu bayram gününde bu gerçekleri dile getirmek benim görevim ve sorumluluğudur. Bugün yetkileri büyük ölçüde elinden alınmış bir meclistir. "

CHP lideri, konuşması sırasında kendisine laf atılan AK Parti sıralarına dönerek milletvekiline, “Hanımefendi özel bir sorununuz mu var?” diye sordu. Kısa bir süre karşılıklı atışmaya dönüşen bu durum karşısında Kılıçdaroğlu, “Burası evimiz değil, kahvehane değil. Dedikodu yapacaksanız, dışarıda yapabilirsiniz” dedi ve konuşmasına kaldığı yerden devam etti.

YILDIRIM: BEN VURUN TALİMATI VERDİM

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından, tartışma CHP'li Özgür Özel ve Başbakan Binali Yıldırım arasında sürdü. Başbakan Binali Yıldırım, CHP’li Özgür Özel’in “Binali Yıldırım 15 Temmuz gecesini Ilgaz Tüneli’nde geçirdi” şeklindeki sözlerine verdiği cevapta, "Tanklar genel başkanına yol verirken ben uçaklara alçakları vurun talimatı verdim" dedi.

ELİTAŞ: HUZURSUZLUĞUNU BURAYA YANSITTI

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, Kılıçdaroğlu'nun ardından söz aldı. Kılıçdaroğlu'nun OHAL'e ilişkin açıklamalarına tepki gösteren Elitaş, CHP'li 15 milletvekilinin İYİ Parti'ye katılmasına atıfta bulunarak "Milletvekillerinin kiraya vermenin huzursuzluğunu buraya yansıtmıştır" dedi.

Elitaş, şöyle konuştu; "Genel Başkan anlaşılan o ki, 15 Temmuz günü kahramanca direnen direnci gösteremeyip, kahvesini içerken, sonuç ne olacak diye beklemekte ve aldığı talimatla efelik yapmaya kalkıyor. Bugün 20 Temmuz tarihine geldiğimiz süreçte bütün grup başkanvekilleri, olağanüstü hal ilan edileceğiyle ilgili bilgisi vardı."

BULDAN: BİZİ YOK SAYMAYA KİMSENİN HAKKI YOKTUR

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP'nin 8 milletvekilinin tutuklu olduğunu belirtti. Buldan, OHAL'e ilişkin eleştiriler yöneltti. Şüpheli bir referandum sonrası yapılan ilk seçime olağanüstü hukuksuz bir ortamda baskın seçimle gidiyoruz" ifadesini kullanan Buldan, "İrademizi yok saymaya kimsenin hakkı yoktur. Kürtlerin yaşadığı coğrafyalar 1925-1950 arasında OHAL'le yönetildi. 1987'den 2002'ye kadar da OHAL uygulanmıştır. Son 2 yılı da sayarsak 50 yıldan fazla süre bu coğrafya OHAL'le yönetilmiştir" diye devam etti.

BULDAN'A TEPKİ

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Pervin Buldan'ın konuşmasına tepki gösterdi. Bostancı, "AK Parti grubuna baksanız, Kürt kökenli vekiller olduğunu görürsünüz. Yaşanan Kürt meselesine ilişkin bir mesele değil, yaşanan terörle ilgili yargının verdiği kararlar. Bunları değerlendirirken ayrı bir etnik çatışma çıkaran dili çok yanlış,  doğrudan genel başkanı olduğunuz partinin söylemiyle uyumsuz görüyorum" ifadelerini kullandı.

MERAL DANIŞ'IN 'KÜRT İLLERİ' SÖZLERİNE TEPKİ

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş da, Bostancı'nın ardından söz alarak, "Biz Kürdüz, Kürt kökenli değiliz. Bizde Ermeniler, Süryaniler, feministler ve Türkler de var. Biz Türkiye partisiyiz" dedi.

Söz sırası HDP'ye geldiğinde CNN Türk, NTV ve Habertürk gibi televizyon kanallarının canlı yayından çıktığını belirten Beştaş açıklamalarına, "İşte ayrımcılık böyle yapılır. Milletvekillerimizi tutuklayarak HDP'yi bitiremezsiniz. HDP 24 Haziran'a gümbür gümbür geliyor ve biz kazanacağız" diye konuştu.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise, Beştaş ve Buldan'ın açıklamalarına tepki gösterdi. Kahraman, "Kürt illeri diye bir şey olmadığını" söyleyerek şunları kaydetti; "Türk coğrafyasında yalnızca Türkiye Cumhuriyeti hükümeti var. Anayasaya üst düzeyde aykırıdır beyanlarınız. Türk illeri, Kürt illerini beyan edeni dışarı almak lazım. Gelin meramınızın böyle olmadığını söyleyin, yoksa sizi TBMM'den çıkaracağım. Kürt illeri nedir hanımefendi? Türkiye'yi böldürmeyiz."

Meral Danış Beştaş ve İsmail Kahraman arasındaki diyalog şöyle:

Beştaş: Yok deyince Kürtler de yok mu olacak?

Kahraman: Böldürmeyiz. Açın mikrofonu.

Beştaş: Sayın Başkan öncelikle ben geri alacağım hiçbir cümle sarf etmedim. Biz burada konuşurken realiteleri olduğu gibi ifade ediyoruz. Hakikat bizim Türkiye'yi bölmemiz değil, 80 milyonun demokratik bir ülkede yaşamamızdır. Kürt illeri derken Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı iller. Trakya ili gibi. Diyarbakır'ın yüzde 80'i Kürtse buna Kürt ili demenin ne mahsuru var? Kürt olmak gibi, Kürt illeri de bir realitedir.

Kahraman: Bu açıklamanızla, Kürdistan olarak ifade etmediğinizi, nüfus yoğunluğu olduğunu ifade ettiniz. Kürt illeri diye bir şey yok. Sayın Buldan, sizle mesai yaptık. Türkiye herhangi bir Ermeni katliamı yapmamıştır. Soykırım kabulü gibi bir mesele oldu, o Türkiye'de de gündeme geldi gibi bir şey olabilir. Ölen kişilere saygı duymak başkadır, katliam ya da soykırım gibi bir şey olmamıştır.