Suriye'nin Grek (Yunan) Müslümanları

Musa Özuğurlu yazar@gazeteduvar.com.tr

Yunan denizcilerin 1897’de ünlü savaş gemisi Hydra eşliğindeki gemiler ile Girit’e açılması Müslaman Grekler (Yunanlar)’ın Suriye’ye göçmesi ile sonuçlanacaktı.

Yunanlar 25 Ocak 1897’de, 1821 (Osmanlıdan) bağımsızlık savaşının kahramanı  Vasos Mavrovouniotis’in oğlu Albay Timoleon Vassos komutasında Girit’e asker çıkardı.

Dönemin büyük devletleri Girit’in Osmanlı İmparatorluğu’na ait olduğu garantisini verdiler ancak Vassos tek taraflı olarak bu garantiyi tanımadı ve Girit’i Yunanistan’a bağladığını ilan etti. Yaşanan savaşta Osmanlı ordusu yenildi ve adadaki Müslüman Yunanlar Libya ve Suriye’ye göçmeye zorlandılar. Suriye’ye göçenler dönemin padişahı 2. Abdülhamit’in emri ile bugünkü yerlerine yerleştirildiler.

Abdülhamit savaşın sonucu belli olunca 1897’de Suriye’de bir yerleşim yeri (sığınma yeri) oluşturulmasını emretmişti. Bu bölgeye daha sonra Hamidiye adı verildi.

Suriye ile Lübnan’ın birbirinden ayrılması ile bugün iki ülkeye yayılan bir toprak parçası olan Hamidiye’nin Suriye’deki kısmı Tartus iline bağlı bir yerleşim merkezi.

Lübnan sınırına yaklaşık 3 km uzaklıktaki Hamidiye’de yaklaşık 8 bin Grek (Yunan) Müslüman yaşıyor.

2010 yılında Hamidiye’yi ziyaret ettiğimizde ilk dikkatimizi çeken şey insanların ketum olmasıydı.

Muhtemelen çok sayıda kişi bu insanlara geçmişleri ile ilgili soru soruyordu ve bu durumdan rahatsızdılar.

Bazıları kendisini Girit Türk’ü olarak tanımlıyordu, ancak halkın çoğu kendisini “Müslüman Yunan” olarak görüyordu.

Bir aileden konuşmak üzere izin aldık. Ancak daha sonra yerel yöneticilerden resmi izin çıkmayınca röportajlarımızı yarıda kestik.

Konuşabildiğimiz kısa süre içinde yaklaşık 100 yıl önce Girit’ten geldiklerini, geçmişleri hakkında çok şey bilmediklerini ve bu konuda konuşmak istemediklerini anlattılar.

Sokaklarda çocuklar Yunanca konuşuyor balkonlarda kadınlar birbirlerine Yunanca hitap ediyordu.

Bizimle Arapça konuşuyorlardı ancak bazı sorulara cevap vermeden önce kendi aralarında Yunanca konuşup nasıl cevap vereceklerini tartışıyorlardı.

Muhtemelen daha sonra soruşturma konusu olacak sözler sarfetmekten çekiniyorlardı. Çünkü Müslüman Yunanlar konusu Suriye ile Türkiye arasında adı konulmamış ve su yüzüne çıkmamış problemlerden birisiydi.

Türkiye bu insanların Türk olduğunu iddia ediyordu ancak Suriye tarafına göre bu insanlar Yunan’dı ve Türklük ile alakaları yoktu. Görüştüğümüz insanlar bu tartışma ile ilgili sorularımıza net yanıt vermekten kaçındı. Muhtemelen bu siyasi tartışmanın içinde yer almaktan rahatsızdılar.

Savaş sırasında Hamidiye’nin bulunduğu yerde herhangi bir olay meydana gelmedi. Bulundukları yere yakın (Lübnan ile) bir gümrük kapısı halen çalışıyor ve bölge Suriye devletinin denetiminde.

Tüm yazılarını göster