Sofranın vazgeçilmezi enflasyona yenildi

DİSK Birleşik Metal İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi'nin hazırladığı Enflasyon ve Hayat Pahalılığı raporunun sonuçlarına göre, haziran ayında da enflasyon en çok, yüzde 20'lik en alt gelir grubunu etkiledi.

Abone ol

DUVAR - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Haziran ayında genel tüketici fiyatlarının yüzde 0.47 arttığına işaret edilerek, "Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki artış, kendi hesabına çalışanlar için yüzde 0.60, düzenli işlerde çalışan ücretliler için yüzde 0.55 olarak gerçekleşti. Mesleğe göre aylık enflasyondan en çok etkilenenler yine yüzde 0.6 ile “Nitelikli Tarım, Ormancılık ve Su Ürünleri Çalışanları” olurken, en yoksul yüzde 20’lik kesim için bu oran yüzde 0.63 oldu" denildi ve şu bilgiler verildi:

"1) Haziran 2003-Hazirn 2016 dönemleri arasında genel TÜFE yüzde 179 olarak gerçekleşirken bu oran düzenli ücretlilerde yüzde 199,

2) Nitelik Gerektirmeyen İşlerde Çalışanlar için yüzde 208,

3) Temel gelir kaynağı ücret ve yevmiye olanlar için yüzde 199

4) Nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesimi için yüzde 207 oldu. En zengin yüzde 20’lik dilim için ise enflasyon yüzde 195 oldu. Buna göre enflasyon yoksulu daha fazla vurdu."

ALIM GÜCÜ KAYIPLARI

BİSAM hesaplamalarına göre, enflasyon oranında ücret artışı alan ücretliler ekmek karşısında yıllık yüzde 3, koyun etinde yüzde 6.1, tavuk etinde yüzde 8.4, zeytinyağında yüzde 14.1, kirada yüzde 2.2 alım gücü kaybı yaşadı. Toplu ulaşım araçlarından vapur ücretinde yüzde 2.1, belediye otobüslerinde yüzde 1.4, metro ücretinde yüzde 2.4 seviyesinde kayıp gerçekleşti. Ulaşım fiyatlarındaki kayıplar geçtiğimiz yılın aralık ayından bu yana yüzde 9’u bulan fiyat artışlarından kaynaklandı.

Ulaşım alanında en yüksek alım gücü kaybı banliyö trenlerinde yüzde 8.73 ile gerçekleşti. BİSAM tarafından Haziran 2003-Haziran 2016 dönemlerine göre gizli yoksullaşma oranları da hesaplandı. Hesaplama TÜFE verilerinin farklı gelir ve tüketim gruplarının harcamalarını temsil etmemesinden kaynaklanan gizli yoksullaşmayı ortaya koydu.

Buna göre son 13 yıllık dönemde gizli yoksulaşmayı en yoğun olarak yaşayanlar işteki duruma göre yüzde 15.2 oranla yevmiyeliler, mesleğe göre yüzde 13.8 ile Nitelik Gerektirmeyen İşlerde Çalışanlar, temel gelir kaynağına göre yüzde 15.4 ile ağırlığını sosyal yardımlarla geçinenlerin oluşturduğu diğer transferlerle geçinenler, gelir gruplarına göre yüzde 13.5 en yoksul yüzde 20’lik gelir grubu oluşturdu.

İSTATİSTİKLERE YANSIMAYAN YOKSULLUK

Kişinin kendi yaptığı harcama kalemlerindeki fiyat artışları ile resmi Tüketici Fiyat Endeksi arasındaki farkın istatistiklere yansımayan bir yoksulluğa neden olduğu vurgulanan raporda şu önerilere yer verildi.

1) Ücret artışlarında dikkate alınacak ayrı bir endeks oluşturulmalıdır

2) Fiyatı sistematik olarak gerileyen teknolojik ürünler mal sepetinden çıkartılmalıdır.

3) Toplum tarafından yaygın olarak kullanılmadığı halde, yüksek değer taşıdığı için ciddi bir biçimde

enflasyonu etkileyen ürünler mal sepetinde yer almamalıdır.

4) Her türlü subjektif müdahaleye açık olan yıllık sepet değişimi konusunda, sendikalarında onayının alınması sağlamalıdır.

5) İstatistik konseyinin kapsamı genişletilerek emek örgütlerinin katılımı ve denetimi sağlanmalıdır.

6) Hükümet mensuplarının TÜİK’e müdahalesi anlamına gelecek yaklaşımlardan uzak durmaları sağlanmalıdır.

7) Enflasyon hesaplamasında yukarıda belirtilen unsurlardan kaynaklı yaşanan gelir kayıpları

giderilmelidir.