Seyda: Karikatürün mesajı net ve hızlıdır

İsveç’te yaşayan karikatürist Seyda, Diyarbakır’da sergi açtı. Seyda, sergide yer alan karikatürlerinde Ortadoğu’daki siyasal ve sosyal sorunları tartışıyor.

Abone ol

DİYARBAKIR - Karikatürist Seyda ile Zerzevan Konağı’nda açtığı serginin son günlerinde tanıştık. Tanışırken Seyda’nın ilk söylediği, Diyarbakır’da olmaktan duyduğu mutluluğu belirtmek ve burada sergi açma olanağı bulduğu için hissettiği heyecanı dile getirmek oldu. Seyda, “İlk defa burada sergi açıyorum ve şu an bunun heyecanını yaşıyorum” dedi.

Sergiyi daha önce gezmiştim ancak Mardin’de olduğu için Seyda ile karşılaşamamıştık. Mardin’den de mutlu dönmüştü Seyda, gezdiği tarihi yerleri yüzünde güller açarak anlatıyordu. Geziden duyduğu memnuniyeti, “Mardin de benim toprağım. Ülkemin kokusunu duydum, hasret giderdim” sözleriyle dile getirdi.

Karikatürist Seyda, Kuzey Doğu Suriye’nin Amudê kentinde dünyaya geldi. Amudê, Mardin sınırında, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış çok eski bir şehir. Yıllardır İsveç’te yaşayan Seyda’nın Mardin’i kendi memleketi gibi hissetmesi, esas olarak bu nedenle. Mardin’de olmak bir burukluğa da neden oluyor elbette. Bu kadar yakına gelmişken doğduğun şehre gidememek burukluğu.

İlk kez geldiği Diyarbakır’ı ve Mardin’i çok sevdiğini belirten Seyda, “Mardin’de Dara’ya da gidecektik ancak vakit kalmayınca Diyarbakır’a dönmek zorunda kaldım. Bir daha Diyarbakır’a geldiğimde, hem Dara’ya hem Amudê’ye de gidebilmeyi umuyorum” dedi.

Diyarbakır’da olduğu için ve burada sergi açma olanağı bulduğu için mutlu olduğunu vurgulayan Seyda; “İlk defa burada sergi açıyorum ve şu an bunun heyecanını yaşıyorum" ifadelerini kullandı.

SEVDA MÜLTECİSİ

Karikatürleri ve kendisi hakkında sohbet ettiğimiz Seyda, üniversite eğitimini Halep’te tamamladığını ve 2002 yılından bu yana İsveç’te yaşadığını söyledi. İsveç’e yerleştiği tarih Suriye’de başlayan ve halen devam eden savaştan önce, bu nedenle “Seni İsveç’e götüren ne oldu” soruma gülerek cevap verdi: “Ben siyasi mülteci değilim, sevda mültecisiyim.” Seyda’nın anlattığı İsveç’e yerleşme hikayesi, kısaca şöyle: Seyda, İsveç’te yaşayan Amudêli kadına aşık olup peşinden İsveç’e gidiyor. Aşkı karşılıksız olmadığı için evleniyorlar ve iki çocukları var şimdi. 2002 de başlayan hikaye güzel devam ediyor.

'BİR DİKTATÖRLE BAĞ KURMADIM'

Karikatüre çok genç yaşta başlamış Seyda. Halep’te üniversitede okurken profesyonel olarak karikatür çizmeye başladığını söylüyor Seyda. “Halep’te okurken Suriye’de yayımlanan en önemli dergilerden birinde çalıştım. Dergi Suriye hükümeti tarafından destekleniyordu. Bu yüzden biraz mesafeliydim. Zaten daha sonra beni hem partilerine hem de derginin kadrosuna almak istediklerinde bahaneler üreterek kabul etmedim. Bu kararı verdiğimde 19 yaşında bir geçtim. Şimdi çok mutluyum, vicdanım rahat, kişisel tarihimde bir diktatörle bir bağ kurmadığım için.”

Karikatürün yanı sıra resim sanatında da ürünleri bulunuyor Seyda’nın. Suriye’de yaşadığı yıllarda resim ve karikatürleriyle karma sergilere katıldığı gibi kişisel sergiler de açtı.

'KADROLU SANATÇI OLMAK İSTEMEM'

Seyda İsveç’te de resim yapmaya, karikatür çizmeye ve sergiler açmaya devam etti. Ancak bağımsızlığına düşkün olduğu için bir derginin ya da kurumun kadrolu sanatçısı olarak çalışmıyor. Seyda, “Eğer bir derginin çalışanı olursam onların istediği konuları çizmek zorunda kalırım. Ben çiziyorum, onlar bakıyorlar ve uygun gördüklerini yayımlıyorlar. Bu sayede karşılıklı olarak bir sorun yaşamamış oluyoruz” diyor.

Çizdiği karikatürlerden elbette para kazanıyor Seyda ama İsveç’te esas olarak resim ve karikatür dersleri vererek hayatını idame ediyor.

DİYARBAKIR İÇİN ÖZEL SEÇKİ

Diyarbakır’daki sergide yer alan karikatürlerde Seyda’nın diktatörlük ve savaş karşıtı fikirlerinin yanı sıra ekonomik ve sosyal sorunlara dair eleştirilerini görmek mümkün. Savaşlar, erkeklerin kadına bakışı, dini sömürenler, ekmek kavgası Diyarbakır’da sergilenen karikatürlerin konusunu belirlemiş.

Diyarbakır’daki sergi için karikatürlerinden özel bir seçki hazırladığına dikkat çeken Seyda, “Siyaset, din, ekonomi gibi konuları işliyorum. Bunlar önemli sorunlar ve bu konulardaki fikirlerimi paylaşmaya çalışıyorum. İsveç’te Avrupalıların bazı konulardaki düşünce tarzını eleştiren karikatürlerim yayınlanıyor. Son yayımlanan karikatürüm Ukrayna-Rusya savaşını eleştiriyor. Diyarbakır sergisi için seçtiğim karikatürler ise Ortadoğu’daki meseleleri ele alıyor ve Ortadoğu’daki sorunlara nasıl baktığımı gösteriyorlar” diyor.

'DİYARBAKIR’IN ZİHNİ AÇIK'

Diyarbakır’da açtığı serginin gördüğü ilgiden de oldukça memnun Seyda. “Diyarbakır’ın zihni açık” tespitini yaparak, şunları söyledi: Bazı toplumların zihni bir ırmak gibi akmadığı için bir süre sonra bataklığa dönüşüyor ve kötü kokmaya başlıyor. Mesela bu sergiyi Hewler’de açabilir miydim, bilmiyorum. Çünkü orada bazı konular hala tabu.”

Karikatürlerde konuşma balonu kullanmıyor Seyda. Bunun avantajını ve kendisine kattıkları için “Ben karikatürle bir durumu yorumluyorum ve izleyicisi ile paylaşıyorum. İzleyici, konuşma balonu olmadığı için, baktığı karikatüre başka anlamlar da yüklüyor. Bazı yorumlar benim benimkinden çok farklı ve benim yorumumdan daha doğru olabiliyor. Bu yorumların sanatımda büyük katkısı oluyor” dedi.

'KARİKATÜRÜN MESAJI DAHA NETTİR'

Yukarıda Seyda’nın resim yaptığını söylemiştik. Resimlerini göremediğimiz için değerlendirme yapmak ya da konuşmak için şansımız yok elbette. İki sanat arasındaki farkı ise Seyda, şöyle anlattı: “Karikatür mesaj vermeye odaklıdır. Mesajını doğrudan, net ve hızlı bir şekilde verir. İnsanlar bir karikatüre bakarken gülümseyebiliyor ama aynı zamanda verdiği mesaj üzerine düşünüyor. Karikatürün bu özelliği, toplumsal sorunları kendisine dert eden sanatçıları motive eden bir durum. Resim de yapıyorum, resim yapmayı da çok seviyorum. Ama karikatür vermek istediğim mesajı çok hızlı ve net bir şekilde topluma iletiyor. Resimden en büyük farkı da budur.”

Seyda’nın Zerzevan Konağı’nda açtığı ve bir hafta süren karikatür sergisi bitti. Ancak sanatçı, Diyarbakır’da gerçekleşecek yeni bir etkinlikte yer alabilmek için sabırsızlandığını söyledi.