SES Diyarbakır Şube Başkanı: ‘Tükendik’ demekten tükendik

SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Yıldız Ok Orat, korona virüsü vaka sayılarına ilişkin aralık ayında bekledikleri artışın gerçekleşmeye başladığını söyledi. Orat, pandemi hastanesi olarak belirlenen hastanelerin yoğun bakımlarında yer olmadığını vurguladı. Bugüne kadar Diyarbakır’da 16 sağlık çalışanının virüs nedeniyle vefat ettiğin hatırlatan Orat, 2 bin civarında sağlık çalışanının da enfekte olduğunu belirtti.

Abone ol

DİYARBAKIR - Haziran ayından sonra Diyarbakır’da korona virüsü vakalarında görülen artış, endişe verici boyuttaydı. Yeni normal olarak nitelendirilen sürecin ardından sadece Diyarbakır’da değil, bölgenin diğer illerinde de artış gözlenmiş, yoğun bakımlarda hastalar için yer bulmak kimi zaman mümkün olmamıştı.

Vaka sayılarında görülen hızlı artış, yoğun bakım servislerinde yer bulunamaması, hastalığa bağlı ölümlerdeki artış, belki insanları daha dikkatli olmaya sevk etti ve bir süre sonra vaka sayısında bir düşüş gözlemlenmeye başladı.

Ancak kış aylarına girdiğimiz şu günlerde, vaka sayısında yeniden bir artış söz konusu. Diyarbakır’da bazı köyler karantinaya alınmaya başlandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 4 Aralık’ta yaptığı açıklamada Diyarbakır için “Sabit artış var; yoğun bakım doluluk oranı yüzde 70.” dedi. “Sabit artış”tan ne anlamalıydık? Yoğun bakım servislerinde doluluk oranı sahiden yüzde 70 oranında mıydı? Çünkü Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, konuyla ilgili, “Yoğun bakımda doluluk oranı yüzde 76. Ekim ayının başında bu oranı yüzde 35’e kadar düşürmüştük” dedi.

BU HAFTA YENİDEN ARTIŞ BAŞLADI

Bu sorunları sağlık çalışanı ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Yıldız Ok Orat’la konuştuk.

Yıldız Ok Orat

Sağlık Bakanı’nın geçen hafta Diyarbakır’da vaka sayısı için “Sabit artış var” dediğini hatırlattığımız Orat, “Bu geçen hafta için doğruydu çünkü geçen haftaya kadar da sayı henüz Temmuz-Ağustos ayındaki sayıları geçmemişti. Ama bu hafta itibarı ile hatta hafta sonundan beri sayı yükselmeye başladı” dedi.

İSTANBUL'DAKİ ARTIŞLA BAĞLANTILI

Aralık ayının ortalarından itibaren vaka sayısında bir artış beklediklerini belirten Orat, bunun gerçekleşmeye başladığını söyledi. Orat, vaka sayısındaki artışın nedenlerinden birinin İstanbul’da görülen artışLa ilgili olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Geçen mart ayında Diyarbakır için edindiğimiz tecrübeye göre, Diyarbakır hatta bölge illerinin hepsinde, İstanbul’un pik yapmasından yaklaşık iki hafta sonra bölgede de sayıların en yüksek seviyeye ulaştığı idi. İstanbul ülkenin kalbi ve oradaki sayılar arttıktan sonra şehirlerarası gidiş gelişle vakalar tüm ülkeye yayılıyor. Mayıs ayında İstanbul’da yükselişle şehirlerarası gidiş gelişlerden sonra haziran ayında bölgede yükseliş başladı ve geçen haftalarda yine İstanbul’daki yükselişten sonra Aralık ayının ortalarında beklediğimiz yükselme yine gerçekleşmeye başladı. İki hafta önce günlük vaka sayısı 1000 civarı iken şu anda yüzde elli artışla 1500 civarına ulaşmış durumda. 200 civarı hasta yoğun bakımda ve bunların çoğunun durumu çok ağır. 800 civarında kişi de kliniklerde tedavi ediliyor. Pozitif olup eve gönderilenlerle birlikte vaka sayısı 1500’ü buluyor.”

YOĞUN BAKIMLARDA YER YOK

Yoğun bakım servislerindeki doluluk oranını da sorduğumuz Orat, “Şu anda bir hastanız olsa yoğun bakımda yer bulmak konusunda sıkıntı yaşama durumunuz olabilir” şeklinde karşılık verdi.

Orat, “Bütün yoğun bakımları hesap edecek olursak, buna diğer hastalıklar için ayrılanlar ve özel hastaneler dahil, doluluk yüzde 70. Ama özellikle belirtmek gerekir, pandemi için ayrılmış hastanelerin yoğun bakımları tamamen dolu. Hatta pandemi için ayrılmış ve normal hasta bakmayan Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nin ameliyathanesi bile yoğun bakıma dönüştürülmüş durumda. Yani şu an yoğun bakıma yatırılması gereken bir hastanız olsa yer ayarlama konusunda sıkıntı yaşama durumunuz söz konusu olabilir” şeklinde konuştu.

BÖLGENİN DİĞER İLLERİNDEKİ DURUM KRİTİK

Yaz aylarında Diyarbakır’la birlikte bölgenin diğer illeri de salgın nedeniyle zor bir süreç yaşamıştı. Ağır hastalar için hastanelerde yer bulmak zorlaşmıştı. Bölgenin diğer illerinde de birçok yerleşim yeri karantinaya alınmıştı. Bölgenin diğer illeriyle ilgili de bilgi veren Orat, “Bölgede diğer iller bizimle hemen hemen aynı durumda” ifadesini kullandı.

Orat, şunları söyledi: “Hasta sayısında yükseliş bölgenin diğer illerinde de başlamış durumda. Diyarbakır’dan farklı olarak Mardin, Batman gibi illerde hastane sayısı az olduğu için yer konusunda daha farklı sıkıntılar yaşanıyor. Yoğun bakım doluluk oranı onlarda daha yüksek. Kış dönemi geçen ilkbahar döneminden hastalığın seyri açısından daha kötü geçiyor. Hastaların yoğun bakım ihtiyacı daha fazla ve bununla ilgili bölge illerinde olası bir yer krizine karşı önlemler alınması gerekiyor.”

2 BİN SAĞLIK ÇALIŞANI ENFEKTE OLDU

Diyarbakır’daki sağlık çalışanlarının durumunu da konuştuğumuz Orat, “Sağlıkçılar maalesef kötü durumda, ölen sayısı gün geçtikçe artıyor” cevabını verdi. Diyarbakır’da ölen sağlıkçı sayısının 16 olduğunu hatırlatan Onat, sayının her geçen gün arttığına dikkat çekti.

Orat, Diyarbakır’daki sağlık çalışanlarının koşullarıyla ilgili şu bilgileri verdi:

“Enfekte olmuş sağlıkçı sayısı elimize geçen bilgilere göre 1500 civarı ama bu sayıların eksik olduğunu, resmi bilgiye ulaşamadığımızı düşünürsek, bu sayının 2000 civarı olduğunu düşünüyoruz. 14 bin sağlık çalışanının 7’de 1’i enfekte olmuş durumda ve ikinci kez hastalık geçiren sayısı da artıyor. Uygulanan sağlık sistemi ile bunun önüne geçilmesi mümkün değil aslında. Kendimden örnek verecek olursam, çalıştığım bölümde son 4 gün çerisinde 3 arkadaşım hastalık tanısı aldı ve ben hepsi ile temaslıydım. Başka bir kurumda çalışıyor olsam temaslı olduğum için 14 gün izolasyonda olmam gerekiyordu ama mevcut sağlık çalışanı sayısı ile bu mümkün olmuyor. Çünkü temaslıları izolasyona alırsak yerine çalışacak sağlık çalışanı yok. Bu sorunun tek çözümü sağlık çalışanı sayısını arttırmak. Bunun için güvenlik soruşturması bekleyen, görevinden ihraç edilip 4 yıldır karar verilmesini bekleyen sağlık çalışanlarının bir an önce görevlerine başlaması gerekiyor. Biz artık ‘tükendik’ demekten yorulduk. Tükendik ama asıl önemlisi, tükenmiş olmak bizim hastaya bakım kalitemizi de etkiliyor. Her gün yaşadığımız travma, hastalık kaygısı, üstelik yapılanların karşılığını maddi manevi olarak alamamak, bunlarla oluşan değersizlik, köşeye sıkışmışlık hissi hepimizi tüketmiş durumda. Yükümüz her geçen gün artıyor ve çözüm bulunacağına dair hiçbir umut ışığı yok. Bakanlığın yapacağı 12 bin sağlık çalışanı alımı maalesef İstanbul için bile yeterli değil. Ekonomik kaygıları bırakıp herkesin temel ihtiyaçlarını karşılayacak yardımlar yaparak, herkesi tam izolasyona almadan bu hastalığın yayılmasını engellemek mümkün değil.”

‘İNSANCA YAŞAM KOŞULLARI SAĞLANMALI’

SES Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Yıldız Ok Orat, sağlık emekçilerinin taleplerini ise şöyle sıraladı: “İllerde ve ülke genelinde kurulan pandemi kurullarına sivil toplum kurumlarının ve sendikaların dahil olması, daha şeffaf, net bilgiler verilmesi, geçici ödemeler ki onu da vermiyorlar, alkışlar, güzel sözler yerine pandemiden önce de talep ettiğimiz temel ücrette artış, 3600 ek göstergenin kabulü, tüm emekçileri kapsayacak insanca yaşam koşullarının sağlanmasıdır.”