Selin Sayek Böke: Borçlanma ihtiyacın 1.5 katı

CHP Milletvekili Selin Sayek Böke: Neden nakit fazlası Merkez Bankası'nda bekletiliyor?

Abone ol

DUVAR - CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Doç. Dr. Selin Sayek Böke hükümetin borçlanma için ihtiyaç duyulan tutarın neredeyse 1.5 katından fazla borçlandığını söyledi. Nakit fazlasını Hazine hesabında beklettiğini ve aynı anda Merkez Bankası rezervlerinde ani bir kararla döviz yerine 'altına' döndüğüne dikkat çekti.

Böke, bunun yasal olmayan bir tedbir ihtiyacı olduğuna dönük endişesini dile getirdi. Böke, “Kimsenin bilmediği olağanüstü bir olumsuz gelişmeye dair bir beklentiniz ve endişeniz mi var? Kimsenin bilmediği neyi biliyorsunuz? diye sordu.

'BORÇLANMA NAKİT AÇIĞININ 1,5 KATI'

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Böke, “OVP’ye göre bu yılki bütçe açığının 61 milyar TL’ye ulaşacağı öngörülüyor. Bu açığı karşılayacak olan Hazine borçlanma tutarının, yukarıda ifade edilen bu makroekonomik öngörülerle uyum olması beklenirken, Hazine nakit gerçekleşme rakamları, ilginç ve pek sık rastlanmayan bir durumu ortaya çıkarıyor. Hazine’nin 9 aylık nakit açığı 40 milyar TL olmasına rağmen, yaptığı net borçlanma bunun çok üzerine çıkarak, 67 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Bu borçlanma miktarı nakit açığın 1.5 katından fazla. Özetle Hazine, ekonomide, faiz yükü başta olmak üzere yaratılacak bir çok maliyeti göze alarak, ihtiyaç olmamasına rağmen, fazladan borçlanmayla nakit fazlası oluşturup, Merkez Bankası’nda hesabında bekletmektedir” dedi.

'ALTIN PAYI YÜZDE 20'YE ÇIKTI'

Aynı süreçte Merkez Bankası’nın da uzun yıllardır sürdürdüğü rezerv politikasını Mayıs 2017 tarihinden itibaren aniden ve sessiz sedasız değiştirdiğine dikkat çeken Böke, “TCMB rezervleri içindeki altın rezervlerinin payını birden bire artırmaya başlamıştır. Mayıs ayından bu yana, büyük bölümü dolar olan döviz cinsi rezervlerini altına çevirmiştir. Son rakamlara göre TCMB net döviz varlıkları içinde altının payı yüzde 14’ten yüzde 20’ye çıkmış durumdadır” dedi.

Böke, “Hazine Müsteşarlığı, neden ekonomik gereklilikler açısından ihtiyaç duyulanın çok üstünde bir borçlanma yapmaya gerek duymuş ve fazladan borçlanmanın maliyetlerini de üstlenerek, nakit fazlası oluşturmuştur?” diye sordu. TCMB rezervlerinin de bir yandan, “MB mülkiyetindeki altına” çevrilmesinin gerekçesini de soran Böke, “Uzun yıllardır süren rezerv politikasının ani bir kararla ve sessiz sedasız değiştirilmesine ve altın rezervlerinin Mayıs ayından itibaren birden bire artırılmaya başlamasına neden gerek duyulmuştur?” dedi.

Böke’nin yanıtlanmasını istediği sorular şöyle:

1-    Hazine Müsteşarlığı, neden ekonomik gereklilikler açısından ihtiyaç duyulanın çok üstünde bir borçlanma yapmaya gerek duymuş ve fazladan borçlanmanın maliyetlerini de üstlenerek, nakit fazlası oluşturmuştur? Neden fazladan borçlanılmış bu tutar, ihtiyaç dışı şekilde, TCMB Mevduat hesabında bekletilmektedir?

2-    Birkaç hafta önce açıkladığınız Orta Vadeli Programa göre enflasyon ve faizlerin kademeli olarak düşeceği öngörünüzü açıkladığınız bir ortamda Hazine Müsteşarlığı neden açığı çok aşacak bir borçlanmaya gitmiştir? Yakın vadede, enflasyonun, Türkiye ülke risk priminin veya faizlerin ani ve çok yüksek bir oranla artmasını mı bekliyorsunuz? Eğer öyleyse Orta Vadeli Programda niçin tersini açıkladınız?

3-    Hazine Müsteşarlığı’nın nakit fazlası biriktirdiği süreçte, TCMB rezervlerinin de bir yandan, “MB mülkiyetindeki altına” çevrilmesinin gerekçesi nedir? Uzun yıllardır süren rezerv politikasının ani bir kararla ve sessiz sedasız değiştirilmesine ve altın rezervlerinin Mayıs ayından itibaren birden bire artırılmaya başlamasına neden gerek duyulmuştur?

4-    İki gelişme bir arada izlendiğinde, Hükümet olarak, kimsenin bilmediği olağanüstü bir olumsuz gelişmeye dair bir beklentiniz ve endişeniz mi var? Kimsenin bilmediği neyi biliyorsunuz? Türkiye ekonomisinin başına geleceğini öngördüğünüz bir soruna karşı hazırlık mı yapıyorsunuz?