Seçim sonrası piyasaların cevabını arayacağı sorular

Ekonomist Serhat Gürleyen, döviz kurları üzerindeki baskıya dikkat çekti "Seçim sonuçlarından bağımsız kur üzerinde biriken yüzde 10- yüzde 15’lik baskının alınması gerekiyor." diye yazdı.

Abone ol

DUVAR- Ekonomim yazarı Serhat Gürleyen, seçim sonrası para piyasalarında beklenen dalgalanmaları değerlendirdiği yazısında, seçim sonuçlarından bağımsız olarak ekonomi politikalarında bir U dönüşü beklendiğini yazdı. Gürleyen'in "Seçim sonrası piyasaların cevabını arayacağı sorular" başlıklı yazısında yeni döneme ilişkin değerlendirmeleri şöyle: 

"Piyasa olası bir politika değişikliğinde ne olacağını tam bilemiyor. Bizim öngörümüz ekonomi politikaların normalleşmesi ile tahvil faizlerinin yeniden yüzde 20’nün üzerine çıkacağı yönünde. 

(...)

BORSADA DEĞERLEMELER MAKUL MÜ? 

Yaşanan sert yükselişe rağmen, MSCI Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre yüzde 45 iskonto ile işlem görüyor. Fiyat kazanç oranımız Avrupa’nın dörtte biri, Amerika’nın beşte biri düzeyinde. 

MSCI Türkiye son 10 yılda ortalama senelik yüzde 10 kayıpla en çok değer kaybeden gelişmekte olan ülke endeksleri arasında yer alıyor. Kolombiya, Pakistan, Sri Lanka, Ukrayna, Yunanistan bizden daha çok değer kaybeden borsalar. 

MEVCUT EKONOMİ POLİTİKALARLA DEVAM EDİLEBİLİR Mİ? 

Seçim sonuçlarından bağımsız olarak Türkiye’nin ekonomi politikalarında U dönüşü bekliyoruz. Enflasyon, ödemeler dengesi, rezervler gibi kilit göstergeler alarm sinyalleri veriyor. 

Mevcut yönetim ile devam edilirse gerçeği kabullenme biraz daha uzun sürebilir. Ama kaçınılmaz olarak ekonomi politikaların normalleştirilmesi gerekiyor. 

ORTODOKS POLİTİKALAR UYGULANMASI GERÇEKÇİ Mİ?

Bir yıldan daha kısa sürede yapılacak yerel seçimler ve finansal istikrarsızlık riski Türkiye’nin tam anlamıyla ortodoks politikalara geçmesini engelliyor. 

Ancak gelişmekte olan ülke tecrübeleri enflasyondaki artışın gerisinde kalan para politikası uygulamalarının başarılı olmadığını gösteriyor. 

SEÇİMLER SONRASI KUR ÜZERİNDE BASKI DEVAM EDER Mİ? 

Kapalı Çarşı ile Merkez Bankası kuru arasında yüzde 8’e ulaşan makas kur üzerinde ciddi baskı oluştuğunu gösteriyor. Haziran ayında yüksek dış borç servisi nedeniyle kur üzerinde baskı devam edecek. Seçim sonuçlarından bağımsız kur üzerinde biriken yüzde 10- yüzde 15’lik baskının alınması gerekiyor.

POLİTİKA FAİZİ NEREYE KADAR YÜKSELEBİLİR?

Kademeli normalleşme ile ortodoks arasında bir politika seti uygulanmasını bekliyoruz. Önden yüklemeli faiz artışıyla politika faizinin yüzde 35 civarına yükseldiği bir senaryoda finansal istikrarsızlık riski artırılmadan enflasyon kontrol altına alınabilir.

EKONOMİ YÜKSEK FAİZ ARTIŞINA DAYANIR MI? 

Borsada işlem gören şirket verileriyle yaptığımız bir çalışma faizlerin yüzde 30’a çıktığı ve kurun yüzde 25 civarında yükseldiği bir senaryoda, şirketlerin borcunun faizini ödeyebildiği ancak ana parayı ödemek için yeterli nakit akışı sağlayamadığını gösteriyor. Arzu edilmeyen ama zorunlu olması durumunda katlanılabilir bir durum. 

BANKALAR FAİZ ARTIŞINA HAZIRLIKLI MI?

Özel bankaların kamu aydınlatma platformuna yaptığı açıklamalardan yaptığımız bir derleme faizlerin 25 puan artırıldığı bir senaryoda bankaların özkaynaklarında yüzde 15- yüzde 20 aralığında bir kayba yol açıyor. Gerçek tahribat daha sınırlı olur. Bankaların mevduat faizleri zaten yükselmiş durumda. Kredi faizleri getirilen sınırlamalarla baskılanıyor. Olası faiz artışının, mevcut sermaye yeterliliği oranlarıyla yönetileceğini düşünüyoruz." (HABER MERKEZİ)