'Romanların düşünce devrimine ihtiyacı var'

'8 Mart Dünya Romanlar Günü'nün Türkiye'yle bağlantısının olmadığını savunan Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, "8 Nisan Türkiye'de, sosyal sorunların konuşulmadığı, çözüm odaklı fikirlerin geliştirilmediği bir gün olarak kutlanmaktadır" dedi.

Abone ol

ANKARA - Londra'da, 8 Nisan 1971'de Çingenelerin sorunlarını tartışmak üzere ilk 'Uluslararası Roman Kongresi' düzenlendi. Bu tarih, 1990 yılından bu yana "Dünya Romanlar Günü" olarak kutlanıyor.

"Göçebe topluluk" olarak adlandırılan, İkinci dünya savaşında Nazi Almanyası'nın hedefi olan Romanlar, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı taleplerini bugün de dillendirmeye devam ediyor.

Romanların sorunlarını ve taleplerini konuştuğumuz Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, "Dünya Romanlar günün aslında Türkiye'yle hiçbir bağlantısı, ilgisi yok. Buna Türkiye'de bir şekilde dahil edildi" yorumunu yaptı.

'TÜRKİYE'DE TABLO TAM TERSİ'

Londra'da 1971 yılında yapılan toplantıya Türkiye'nin resmi olarak temsilci gönderip göndermediğinin belli olmadığını belirten Şallı, "8 Nisan Avrupa'da Roman toplumunun sorunlarının tartışıldığı, kültürlerinin korunmasına yönelik görüşlerin ortaya atıldığı bir günken Türkiye'de tablo tam tersidir. 8 Nisan Türkiye'de, sosyal sorunların konuşulmadığı çözüm odaklı fikirlerin geliştirilmediği bir gün olarak kutlanmaktadır. Bugün Romanların sorunlarının tartışıldığı, konuşulduğu ve çözüm önerilerinin geliştirildiği bir gün olmalıdır" diye konuştu.

YOKSULLUK VE EĞLENCE KÜLTÜRÜ

Türkiye'de yaşayan Romanların temel sorunlarını "sosyal sorunlar" olarak adlandıran Şallı, eğitim, sağlık, barınma, istihdam ve entegrasyon alanlarında yaşanan sorunların bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. Şallı, eğitim ve istihdam alanındaki sorunların birincil olarak çözüm beklediğini ifade ederek şöyle konuştu: "Romanlar bu ikisi olmadığı için yoksulluk döngüsü içerisinde kalıyorlar. Bugüne kadar Romanlar yoksulluk ve eğlence kültürüyle ön plana çıktı. Ama bizler daha fazla mücadele etmek zorundayız. Şartlar ne kadar zor olsa da, çocuklarımızı eğitim sürecinin içerisine dahil etmenin gayreti içerisinde olmalıyız. Çocuklarımızı günün mesleklerine yönlendirmemiz gerekir. Aksi takdirde bu sosyal döngü yıllarca devam edecektir. Sosyal sorunlar devletin kararlılığı ve Romanların gayretiyle aşılır. Bakıldığında biz Romanların düşünce devrimine ihtiyacı var."

'AÇILIM SİYASİ POPÜLİZM İÇİN Mİ YAPILDI'

Avrupa Birliği'nin (AB) sağladığı serbest dolaşım hakkından üye devletlerde yaşayan Romanların yararlanmasının farklı gerekçelerle engellendiğini belirten Şallı, Türkiye'deki 'Roman Açılımı' sürecine dair ise şöyle dedi: "AB'nin talepleri doğrultusunda Türkiye'de "Roman Stratejik Eylem Planı" gerçekleşti ve bu 2016 yılında Resmi Gazete'de yayınlandı. Bu Romanlar adına sorunlarının resmi bir belgede görünür olması elbette kıymetliydi. Ancak bugün 2019 yılındayız ve hiçbir ilerleme göremiyoruz. Sonuç bu halde olunca birçok kesimin kafasında, 'Roman açılımı siyasi popülizm için mi yapıldı' sorusu gündeme geliyor. Yazılı metin yazıda güzeldir ama uygulamada yerini bulamıyorsa hiçbir kıymeti yoktur."

'SEÇİM ZAMANI GÜNDEME GELİYORUZ'

Yerel seçimlerin tamamlanmasıyla göreve başlayacak yerel yöneticilerden Romanların taleplerinin ne olduğunu sorduğumuz Şallı, "Roman toplulukları sosyal yaşamın içerisinde olmanın mücadelesini veriyor. Romanlar yoksul kesimin parçası olduğu için siyasetin de kurbanı oldu. Romanlar istihdamda, sosyal yaşamda yer almak istiyor. Bugün yerel yönetimlerde olsun, siyasi iktidarda, muhalefette olsun Romanlara yönelik çözüm noktasında ifade göremedik. Biz, AB'nin Romanlar için verdiği fonlar kullanılırken ve seçim zamanı gündeme geliyoruz. Sadece bizim oyumuzu istiyorlar ama talep noktasında tek söz edilmiyor" dedi.

'BİZ LAF İSTEMİYORUZ'

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, Romanları Meclis çatısı altında temsil eden, AK Parti'den Cemle Bekle ve CHP'den Özcan Purçu'nun olduğunu hatırlattı ve şu eleştirileri yöneltti: "Romanları Meclis'te temsil eden milletvekillerinin olmadığından dolayı yakınıyorduk. Özcan Purçu Meclis'te Romanların sorunlarını dillendiriyor. Cemal Bekle'nin Romanların sorunlarını dillendirdiğini biz bugüne kadar duyamadık. Yapılan, şu Roman mahallesine gitmek, insanları görmek. Bizim derdimiz vekili görmek değil, çözüm noktasında buluşmak. Elbette ki vekiller bizim yanımıza gelecek, moral verecek ama biz laf istemiyoruz. Çözüm odaklı politikalarla aş ve iş bekliyoruz. Bizim önümüzü böyle açsınlar. Bizi kimse yoksulluk kültürü içerisinde bırakmasınlar."