Rahip Brunson: Travolta filmlerini seven evanjelik misyoner!

Hakkındaki dava, ABD ve Türkiye arasında krize neden olan rahip Brunson, 1993 yılında Türkiye'ye geldi. İzmir'de Diriliş Kilisesi'ni kuran Brunson'ın 2 çocuğu Türkiye'de dünyaya geldi. Habertürk'ten Nalan Koçak, Brunson'ın yaşam öyküsünü yazdı.

Abone ol

DUVAR - Rahip Andrew Brunson, yargılanması Türkiye ve ABD arasında krize neden oldu. Yaşamı merak edilen Brunson'ı, kız kardeşi “Pek çok anlamda çok basmakalıp bir abidir. Okumayı, tüplü dalışı ve John Travolta filmleri izlemeyi sever" sözleriyle anlatıyor.

Habertürk'ten Nalan Koçak, Diriliş Kilisesi Pastörü Andrew Craig Brunson'ın, hayat öyküsünü kaleme aldı. Koçak'ın yazısı şöyle:

Kimilerine göre bir etki ajanı... Ailesine göre misyoner ve iyi huylu bir aile babası.... Rahip Anrew Brunson'dan bahsediyoruz. FETÖ ve PKK'ya yardım suçundan tutuklanan Brunson kısa süre önce cezaevinden tahliye oldu ancak ev hapsine alındı. Bu gelişmeye rağmen Amerika, Türkiye ile arasındaki müttefikliğe gölge düşüren bir adım attı ve Türkiye'ye yaptırım kararı aldı.

'ÖLÜMCÜL HASTALIĞINDAN SONRA TANRI'YA EMANET ETTİM'

"Andrew küçükken ölümcül bir hastalık geçirdi. Bu olaydan sonra onu Tanrı'ya emanet ettim, kendi amaçlarına hizmet ettirmesi için." Rahip Andrew Brunson'ın annesi, oğlunu bu sözlerle anlatıyor.

Bir gün oğlunun yaşadığı ülkeyle vatandaşı olduğu ülke arasında büyük bir krize neden olabileceğini tahmin eder miydi, bilinmez. Ama kesin bir şey var: Türkiye'de tüm gözler ABD'nin doğusundan gelen ve Türkiye'ye yerleşen Brunson ailesi üzerinde. Peki Washington'ın bu kadar istediği Brunson kim?

7 ÇOCUKLU AİLENİN EN BÜYÜĞÜ

Brunson 50 yaşında. Kuzey Karolina doğumlu. 7 çocuklu evanjelik misyoner bir ailenin en büyüğü... Ailesindeki ilk rahip değil, akrabalarının çoğu misyoner. Bir Hristiyan üniversitesi olan Wheaton Koleji'nden mezun. Doktorası var. Eşi Norine de 50 yaşında. O da misyoner bir aileden geliyor. Üniversitede tanıştılar. Ağustos 1987'de evlendiler. Biri kız üç çocukları var.

1993'TE TÜRKİYE'YE MİSYONERLİK İÇİN GÖNDERİLDİ

Türkiye'ye de 1993'te, ilk çocukları dünyaya geldikten hemen sonra taşındılar. Evanjelik Kilisesi'nin “World Witness” yani “Dünyanın Tanığı” misyonerlik kuruluşu onlara Türkiye’de görev verdi. World Witness’in 100 yılı aşkın süredir, özellikle Müslüman ülkelerde misyonerlik faaliyeti yürütüyor. Bu amaçla kiliseler kurdukları ülkelerden biri de Türkiye… Rahip Brunson’ın tutuklanmasından sonra şu açıklamayı yaptılar: "Brunson kendisine verilen görevi yerine getirdi.”

Brunson kendisine verilen görev kapsamında 2010'da İzmir'deki Diriliş Kilisesi'ni kurdu. Evanjelizm mezhebine bağlı kilisenin yaklaşık 25 üyesi var.

KIZI DÜĞÜN İÇİN BABASINI BEKLİYOR

Az evvel “Brunson çiftinin üç çocuğu var” demiştik. İsimleri Jordan, Blasie ve Jacqueline. Jordan ve Blasie Türkiye doğumlu. Hepsi Türk okullarında eğitim aldı. En büyükleri Jacqueline, geçen sene Kuzey Karolina Üniversitesi'nden mezun oldu. Aynı sene, babası hapisteyken Amerikalı bir askerle evlendi, Furnari soyadını aldı. Düğün için babasının ABD’ye dönmesini bekliyor. Texas'ta yaşıyor. Jordan'sa Cornell Üniversitesi'nde okuyor. En küçükleri Blaise lise öğrencisi.

'KARAKOLA GİTTİ, SINIR DIŞI KARARINI ÖĞRENDİ'

Peki Brunson'ın tutuklanma sürecini ailesi nasıl anlatıyor? Eşi Norine Amerika'da evanjelik bir sivil toplum kuruluşunun toplantısında şu ifadeleri kullandı: “Ekim'in 7'sinde (2016) eve geldi. En yakın karakola pasaportuyla birlikte gitmesini söyleyen evrakları buldu. Evrakların oturma izninin yenilenmesiyle ilgili olduğunu zannetti. Aynı gün karakola gitti. Orada sınır dışı edileceğine dair bir karar olduğunu öğrendi.”

'DALIŞ YAPMAYI VE JOHN TRAVOLTA FİLMLERİNİ SEVİYOR'

Brunson'ın kız kardeşi ise geçen yıl yaptığı bir açıklamada, abisini şu sözlerle anlatıyor: “Pek çok anlamda çok basmakalıp bir abidir. Okumayı, tüplü dalışı ve John Travolta filmleri izlemeyi sever. Vişneli cheesecake'ten nefret eder. Ailesine bağlıdır. Her çocuğu 13 yaşına bastığında, her biri için ayrı ayrı geziler düzenledi. Jordan ve Blaise ile dalışa gitti. Jackie'yi Paris'e götürdü. Çocuklarıyla birlikte hep pikniğe, yüzmeye, sinemaya giderdi.”