Radikal arşivine ne olacak?

2014'te basılı yayına, 2016'da internet yayınına son veren Radikal'in dijital arşivindeki haberlere ancak başlıkları yazılırsa ulaşılabiliyor.

Abone ol

DUVAR - Doğan Grubu bünyesinde 1996 yılında yayın hayatına başlayan Radikal gazetesi, zarar ettiği gerekçesiyle 2014 yılında basılı hayatına veda etti. Yayına radikal.com.tr olarak sadece internetten devam eden gazetenin dijital yayını ise yine aynı gerekçelerle Mart 2016’da sonlandırıldı. Türkiye'nin yakın tarihi için önemli bir dijital arşiv olan Radikal haberlerine ulaşmak ise giderek daha da zorlaşıyor. Konuyu newslabturkey.org için araştıran Ilgaz Gökırmaklı'nın haberi şöyle:

Hemen şimdi Radikal’in internet sitesine girerseniz, önce gazetecilerin veda mesajlarıyla karşılaşacaksınız. Sitede biraz zaman geçirirseniz, -örneğin kültür sanat sekmesinde- Cannes Film Festivali’nin 2016 yılı afiş duyurusundan, “yeni” AKM görünümünün peşine düşen haberlere, 2016’da sonlanacak bir zaman yolculuğu yapabilirsiniz.

Fakat birkaç yıl sonra bunu yapabilecek miyiz, bilinmez. Zira gazetenin dijital yayınının da sona ermesiyle birlikte, Radikal gazetesinin internet arşivi de kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. İnternet sitesine haber girişini 2016 yılında sonlandıran Radikal daha önce kısa bir süreliğine kapatılmış, siteye girmek isteyenler hurriyet.com.tr’ye yönlendirilmişti. Gazetenin internet arşivi gelen tepkilerin ardından yeniden erişime açılmıştı.

90’ların sonu ve 2000’li yılların başında etkin olmak üzere, özellikle İstanbul ve Türkiye sanat dünyasına ilişkin haberlerle hafızamızda yer tutan Radikal gazetesinin arşivi parça parça kayboluyor. Radikal’in internet sitesi kapandığı için arşive ancak, Google’a haberin başlığı girilerek erişilebiliyor. İleride server’ların tamamen kapatılması da ihtimal dahilinde. Bu da gerçekleşirse Radikal’in internetteki son izleri de silinmiş olacak.

Bu durum “Radikal’in dijital arşivine ne olacak?” sorusunu da beraberinde getiriyor.

DİJİTAL HAFIZA KAYBI 

Pek çok şey gibi gazeteciliğin de dijital medya teknolojileriyle birlikte dönüşümü söz konusu. İnternet ve sosyal medya uygulamalarının hayatımıza girmesiyle, gazetecilerinin haber yapma pratikleri, kaynaklara ulaşma yöntemleri, haberi sunma, erişebilme ve arşivleme şekilleri de değişmeye başladı.

Medya kuramcısı Wolfgang Ernst, yeni medyanın kullanıcı katılımına olanak veren yapısıyla, interneti dijital bir arşiv merkezi hâline getirdiğini belirterek, geçmişten gelen metin, görsel ve ses dosyalarının yeni biçimlerine ulaşmanın hafıza oluşumuna katkı sağladığını söylüyor. Dijital medyanın hızlı, ucuz ve kolay erişilebilir olması toplumsal hafıza için önemli bir kaynak oluştursa da, bu olumlu katkıların yanı sıra dijitalleşmenin hafıza, hatırlama ve unutturma eylemlerinde madalyonun öteki yüzüne de bakmak gerekiyor.

André Donk, “The Digitization of Memory: Blessing or Curse?” başlıklı çalışmasında madalyonun öteki yüzüne bakarak, “dijital hafıza kaybına” dikkat çekiyor. Donk, arşiv oluşturma yönüyle medyanın hafıza oluşumuna katkılarını değerli bulmakla birlikte dijital medyanın toplumsal hafızayı tehdit eden yönlerine dikkat çekiyor ve bu konuda önlem alınması gerektiğini belirtiyor.

Donk, dijital çağda kolektif belleğe ve arşivlere yönelik, “dijital hafıza kaybının” üç şekilde gerçekleşebileceğini söylüyor. İlki CD, DVD veya hatta sabit sürücüler gibi dijital ortam depolarının bir süre sonra silinme ihtimali; ikincisi, yazılım ve donanım formatlarındaki değişimlerin gelecekte karşılaşabileceği teknolojik uyumsuzluklar ve üçüncüsü ise internet sitelerinde bilgi ve içeriklerin arşivlenmeden silinmesi.

Bir anlamda Radikal’in arşivini kaybetmesi Donk’un işaret ettiği dijital hafıza kaybının somut örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

'İZ BIRAKAN PEK ÇOK HABER ULAŞILAMAZ DURUMDA'

Radikal gazetesinde kültür sanat editörlüğü, ek yayınlar yönetmenliği ve genel yayın yönetmenliği gibi farklı görevler üstlenmiş Cem Erciyes, “Radikal arşivi yok olmakta olduğu için artık birçok şeye ulaşamıyoruz. Kâğıda basılanların sonsuza kadar yaşayacağını bildiğim için içim rahat fakat, dijitalde kalan her şey uçmakta. Arşiv şu an ulaşılamaz vaziyette, ancak haber başlığını Google’a yazınca bulabiliyorsunuz. Ama tahminimce birkaç ay içinde o da ulaşılamaz hâle gelecek. Bizler haberlerimizi indirip saklamıştık ama artık birçok insan onlara ulaşamayacak. Radikal’in kültür sanat dünyasında iz bırakan pek çok haberine artık ulaşılamayacak olması çok acı bir şey. Sanat tarihi yazımını bile etkileyecek bir şey bu. Radikalle birlikte bir sürü sanatçının eserleri, röportajları da yok olup gidecek” diyor.

Erciyes, arşivden belirli kategorilerdeki içeriklerin kaldırılıp kaldırılmamasıyla ilgili içeriklerin silindiğini düşünmediğini belirtiyor. Web sitesinin server’ının kapatılması durumunda hiçbir şeyin ulaşılamaz olmasından endişe duyduğunu da dile getiriyor. Demirören grubuyla bu konuyla ilgili bir görüşme gerçekleştirmediğini de ekliyor.

Bugün Radikal’in internet sitesinde yayınlanan haberlere erişilememesi, gazetecilerin emeklerinin “yok olması” ve toplumsal hafızada boşluk yaratmanın yanı sıra, günümüzde aynı alanda çalışmaya devam eden gazeteciler için de bir kaynağın eksilmesi anlamına geliyor. Radikal gazetesinde kültür sanat servisi muhabirliği, ardından editörlüğünü yapmış Erkan Aktuğ da Radikal’deki pek çok yazısına şu an ulaşamadığını belirtiyor.

'HAFIZANIN DİJİTALLEŞMESİ NE BİR LANET NE DE BİR LÜTUFTUR'

Bu noktada dijital hafıza kaybına yalnızca teknolojik gelişmelerin neden olabileceğini düşünmek konuyu eksik bir şekilde ele almak olur. Donk da, hafızanın dijitalleşmesi için “ne bir lanet ne de bir lütuftur” diyerek teknolojiyi günah keçisi belirlemek yerine medya ve hafızanın toplumdan bağımsız olmadığını, bu nedenle olaya toplumsal açıdan yaklaşılması gerektiğini; belirleyici ve önemli olanın toplumun neyi ve nasıl hatırlayacağı sorusu olduğunu vurguluyor.

Radikal’in ekip ruhunu ve yolu Radikal’den geçmiş pek çok gazetecinin orayı bir ev gibi tanımladığını bilen; biraz da Radikal’e yetişememenin üzüntüsünü yaşayan biri olarak Cem Erciyes’e, “Aynı ekip ve şartlarda Radikal tekrar bir araya gelecek olsa dijital mi yoksa basılı mı olmasını isterdiniz?” diye soruyorum. Erciyes, hafızayı korumanın önemine dikkat çekerek, Donk’un işaret ettiği hafızayı koruma biçimine karşılık gelen bir cevap veriyor:

“Benden bir önceki kuşağın gazete yapma biçimini gördüğüm için kâğıda basılı gazete olsun isterim ama onun artık bir karşılığı olmadığını da biliyorum tabii. Geçmiş güzel günler, geçmişte güzeldir. O koşulları tekrar sağlamayacağımızı biliyorum, onun için emek sarf etmenin bir anlamı yok. Keşke o haberleri ulaşılabilir kılıp bugünün bir parçası yapabilsek. Esas kıymetli olan bu hafızayı korumak.” 

Dijital medyanın hızlı, ucuz ve kolay erişilebilir olması toplumsal hafıza için önemli bir kaynak oluştursa da, bu olumlu katkıların yanı sıra dijitalleşmenin hafıza, hatırlama ve unutturma eylemlerinde madalyonun öteki yüzüne de…

HAFIZAYI KORUMAK

Siyasal iktidarın medya ile toplumsal hafızayı şekillendirmesi çeşitli şekillerde karşımıza çıkıyor. Bu kimi zaman bazı söylemleri sıklıkla tekrar ederek ya da bazı olayları sürekli olarak gündemde tutup gerektiğinde hatırlatarak yapılabildiği gibi; kimi zaman unutturarak ya da “istenilen” şekilde hatırlatılarak yapılıyor. 

Öte yandan internette içerikler, yalnızca teknolojik gerekçeler ve altyapı sorunları nedeniyle kaybolmuyor. İnternet siteleri ve internet gazeteleri de sansüre, ekran karartılmasına maruz kalıyor. Silinen her haber, söylenen her cümle bir anlamda toplum hafızasından “çalınıyor”. Erciyes de, “İnternetteki içerikleri kaldırmak, karartmak da mümkün. Yani kolektif hafızadan tamamen silebilirsin. Bu bir bilimkurgu fikriydi, George Orwell 1984 romanında bunu hayal etmişti. Şimdi bir devlet kurumunun kendiliğinden aldığı bir kararla, internet sitesini yapanların bile haberi olmadan, siteyi ya da haberleri karartabiliyorlar. Bundan daha özgürlük karşıtı bir durum hayal edilemez,” diyerek internette uygulanan sansür ve ekran karartma uygulamalarına değiniyor.

Sözü Radikal ile bitirelim. Türkiye basın tarihine önemli bir miras bırakan Radikal gazetesi, aktif olduğu yıllar boyunca yayımladığı haberlerle ve arşiviyle aynı zamanda büyük bir kaynak. Gazeteciliğin geleceğini sık sık konuştuğumuz, “Ne yapılmalı, nasıl olmalı?” diye sorduğumuz şu günlerde, “geçmiş güzel günleri” ve hafızayı korumak da üzerine konuşulması, düşünülmesi ve önlem alınması gerekilen konulardan biri olmalı. (Kaynak)