Pazarcı da halk da dertli: Mutfakta yangın var

Gıda enflasyonu cep yakmaya devam ediyor. Pazarda halk da pazarcı da dertli. Kiloyla alınan ürünler 250 grama düşmüş, birçok insan 'dolduramadığı için' pazar arabası kullanmadığını söylüyor.

Abone ol

Özlem Kara

İZMİR- Buca Şirinyer Pazarı'na girdiğimizde, gözümüze çarpan ilk şey tezgahlardaki etiketler oluyor. Pazarcılar umutsuz ve yorgun bir şekilde satacağı 1 kilo domatesi düşünürken, alışverişe gelen Bucalılar ise o 1 kilo domatesi nasıl alacağını düşünüyor. Domatesten örnek vermek gerekirse, her tezgahta domatesin fiyatı değişiyor. Kiminde üç kilosu 20 TL’ye kiminde bir kilosu 15 TL’ye satılıyor.

Yeşilliğin tanesi 2 TL’ye satılırken, meyvelerin kilosu 15 TL’den başlıyor, kurutmalık sebzeler ise (Patlıcan, biber…) en az 10 TL’den tezgahta yerini alıyor.

PAZAR ARABASI DOLMUYOR

Halka durumu sorduğumuzda aldığımız yanıt “mutfakta yangın var” oluyor. Çoğu insan artık pazar arabası kullanmıyor, çünkü onu dolduracak alışverişi yapamıyor. Konuştuğumuz herkesin söylediği tek şey “Yeter artık” oluyor. Bucalıların birçoğu “Durum ortada, görmüyor musunuz? Neyi konuşalım, bu saatten sonra biz konuşsak ne değişecek” diyor.

'KİLODAN 250 GRAMA DÜŞTÜK'

İsmini vermek istemeyen bir müşteri, “Bu yıl bütün etiketler değişti. Kiloyla alıyorduk, 250 grama düştük. Şu an pazara geldim mesela fiyatların pahalı olmasından kaynaklı sadece etiketlere bakıp evime geri dönüyorum” diyor.

Zamların cep yaktığını belirten bir başka Bucalı ise eskisi gibi torba dolduramadığından yakınarak “Şu an yeter ki benim cebim dolsun, fakir ne olursa olsun derdindeler. Senin cebin dolsun diye, bu millet aç kalmak zorunda değil. Önceden domatesi 3-4 kilo alıyorduk. Şu an 1 kilo alırken 2 kere düşünüyoruz."

'HER ŞEYİ YEMEMİZ GEREKMİYOR'

Yurtdışından gelen bir başka müşteri ise pazar alışverişindeki çoğu şeyin eksildiğini belirtirken, bu durumun 'Türkiye özelinde olmadığını' söylüyor. Dünya piyasasında da aynı sorunların olduğunu ileri süren müşteri “Yurtdışı Türkiye'den daha beter. Her üründen almamız, her şeyi yememiz gerekmiyor. Tatmak için alacaksın veya geçip karşıdan bakacaksın” ifadelerini kullanıyor.

'250 GRAMI DAHA ÇOK TARTAR OLDUK'

Zamlardan pazarcılar da yakınıyor. 20 yıldır pazarcılık yapan Necdet Karaca, ürünlerini satmakta sorun yaşadıklarını belirtiyor: "Önceki yıllarda nadiren yarım kiloluk ürün tartardık. Son zamlardan sonra 250 gramı daha çok tartıyoruz.

Sanki zamları biz yapıyoruz gibi insanlar bize fiyatlar hakkında tepki gösteriyor. Onlar da haklı, alım güçleri düştü. ‘Neden bu kadar yükselttiniz, neden’ diye soruyorlar.”

'SATIŞLAR YARI YARIYA DÜŞTÜ'

Geçen seneki fiyatların bu seneden daha uygun olduğu vurgusunu yapan Karaca, “Bu sene maaşlı kesim çok zorlanıyor, alım güçleri çok düştü. Bizim aldığımız ürünler de azaldı. Geçen sene 500 kilo ürün alabilirken bu sene 250 kilo alabiliyorum. Yarı yarıya düştü. Geçen sene 500 kiloyu satarken bu sene 250 kiloyu zor satıyorum. Zararımı karışılmak için daha fazla çalışmaya başladım. Geçen sene 16 saat çalışıyorken bu sene 20 saat çalışıyorum ki, satışım zararımı karşılasın” diyor.

'ZAM VAR, KÂR SABİT'

İsmini vermek istemeyen bir başka pazarcı ise gelirin, giderini karşılamadığından yakınıyor: "Birçok alanda, birçok ürüne zam yapıldı. Bizim kâr oranlarımız sabit kalıyor. Asgari ücrete yapılan zamlar vs bizim BAĞ-KUR ve sigorta ödemlerimizin de artmasına neden oluyor. Bu masraflarımızı denklenebilmek için tabii biz de kâr oranlarımızı yüksek tutmaya çalışıyoruz. Bu da halka olumsuz yansıyor. (bir kişi çilek fiyatını soruyor) Şu an çilek 15 TL. Bu ürünün bana maliyeti 17 TL. Ben 15 TL diyorum yine halk almadan gidiyor. Burada halk, biz, çiftçi, üretici haklı. Haksız kim biz bilemiyoruz. Bu zam furyasının bir an önce bitmesi normal yaşam standartlarına dönülmesi gerekiyor.”